HDP sokağa çıkma yasakları ile ilgili olarak AYM'ye başvurdu

HDP sokağa çıkma yasakları ile ilgili olarak AYM'ye başvurdu
HDP sokağa çıkma yasakları ile ilgili olarak AYM'ye başvurdu
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, sokağa çıkma yasaklarının Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, Anayasa Mahkemesi nezdinde tedbir ve öncelikli değerlendirme talebi ile bireysel başvuru yaptı.

HDP sokağa çıkma yasakları ile ilgili olarak AYM'ye başvurdu. Başvuruyu HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş yaptı.

Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yapılan başvuruda sokağa çıkma yasaklarının 7 ilde uygulandığına dikkat çekildi. Dilekçede şunlara vurgu yapıldı: "Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde 16 Ağustos tarihi itibariyle birçok merkezde il valilikleri tarafından alınan kararlar uyarınca "sokağa çıkma yasakları" uygulamaya konulmuştur. Valilikler tarafından alınan karar "…artan terör olayları nedeniyle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması, bozulan huzur ve asayiş ortamının yeniden tesis edilebilmesi için 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunun 11/C maddesi gereğince belirtilen bölgelerde (…..) sivil vatandaşların zarar görmemesi amacıyla …..günü saat …. İtibari ile ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir" şeklinde olup bahse konu karar 16 Ağustos 2015 tarihinden 11 Aralık 2015 tarihine kadar 7 ilde, 2014 nüfus sayımına göre toplam 1 milyon 299 bin 061 kişinin yaşadığı 17 ilçede toplam 52 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasakları ilan edilmiş ve bunlardan en uzunu 14 gün boyunca sürmüştür."

'63 SİVİL ÖLDÜ'

Sokağa çıkma yasaklarının temel hak ve özgürlükleri tamamıyla ihlal ettiğinin ifade edildiği başvuruda, "Uygulanan sokağa çıkma yasakları nedeniyle 63 sivil yurttaş yaşamını yitirmiştir. Silvan, Cizre, Nusaybin, Derik örnekleri başta olmak üzere uygulanan sokağa çıkma yasakları ile yurttaşların yaşam, sağlık, eğitim ve seyahat hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlükleri tamamıyla ihlal edilmiştir. Sağlık hizmetlerine ulaşmaya çalışan yurttaşların yanı sıra sağlık emekçilerinin kendileri de dayatılan özel savaş politikalarının birebir mağduru olmuşlardır. Devlet Hastaneleri, Aile Sağlık ve Toplum Sağlık Merkezlerinde sağlık hizmetleri çoğunlukla durma aşamasına gelmiş; bu kurumların bazıları yasaklı bölgelerde olmamasına rağmen hastalar ve sağlık çalışanlarının bir kısmının korku ve tedirginlikten sokağa çıkamamaları nedeniyle abluka günleri boyunca oldukça az sayıda hasta kabul etmişlerdir. Sokağa çıkma yasakları esnasında ilköğretim ve lise düzeyindeki eğitim de sekteye uğramış olup okul çağındaki çocuklar ile gençlerin eğitim ve öğretim görme hakkı tamamıyla ihlal edilmiştir. Yasağın uygulanmadığı mahallelerde dahi vatandaşlar sokağa çıkmayı, çocuklarını okula göndermeyi güvenliklerinin sağlanmadığı gerekçesiyle çoğu kez tercih etmemişlerdir. Bir diğer yaygın uygulama da  'Özel Güvenlik Bölgesi' ilan edilen bölgelerde yerleşim birimlerinin özel hareket timlerince siviller rastgele taranmakta, evlerin ateşe verilmekte, köyler boşaltılmakta olduğudur" açıklamasına yer verildi.  

 ANKARA-DHA