HDP'liler açlık grevine başladı

HDP'liler açlık grevine başladı
HDP'liler açlık grevine başladı

HDP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ile Eşbaşkan Yardımcıları Levent Tüzel ve Sırrı Süreyya Önder, KCK davasından tutuklu BDP ’li 4 milletvekili ile Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş’ın serbest bırakılmamasını protesto etmek amacıyla TBMM ’de açlık grevine başladı. Öğle saatlerinde açlık grevine ilan eden milletvekilleri daha sonra TBMM Genel Kurulu’na geçerek çalışmalara katıldı.

‘Kuliste koşacak değiliz’

HDP Eşbaşkanı Kürkçü, Anayasa Mahkemesi’nin kararının son derece açık olmasına rağmen BDP’li milletvekilleri hakkında tahliye kararı verilmediğini belirterek, “Balbay için mahkemeler bu karara uyarken, BDP’li vekiller için buna uymadılar. BDP’li vekillere yönelik mahkemelerin verdiği kararı, ileri hukuk sistemine yönelik darbe olarak görüyoruz. Bu kararın küstahça olduğunu düşünüyoruz. Kürtler ve Kürt vekiller için ayrı hukuk, Türkler ve Türk vekiller için ayrı hukuk. Bu kararlardan doğan sonuçların geri çevrilmesi için harekete geçiyoruz” dedi.
Kürkçü, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in “Meclis eylem yeri değildir” açıklamasının anımsatılması üzerine, “Bu görüşü biz yerinde bulmuyoruz çünkü eylem var, eylem var. Meclis kulislerinde koşacak değiliz ama itirazımızı ifade etmenin başka bir yeri var mı? Meclis Başkanımız odasından bu sözleri söylerken eylem olmuyor da bizimki mi eylem? Milletvekilinin eylemi budur, itiraz etmektir” diye karşılık verdi. Açlık grevini bütçe çalışmalarının sona ereceği 20 Aralık tarihine kadar sürdüreceklerini ifade eden Kürkçü, ardından eylemin başka bir yerde sürdürülüp sürdürülmeyeceğine dair karar vereceklerini anlattı.
Çiçek’in sözüne tepki gösteren HDP’li Önder de “Meclis Başkanı vekillerin itirazını eylem olarak niteleyeceğine kendi vekillerini dışarı çıkarmayı akıl etse makamına yakışır bir tutum almış olur. Yapılan, seçilmiş iradeye meydan okumadır. Çıksınlar 10 dakikada Özel Yetkili Mahkemeleri kaldıralım” dedi.
Meclis Başkanı Çiçek ise HDP’lilerin eylemi için “Meclisler konuşulan, müzakere yapılan yerlerdir, eylem yerleri değildir. Meclis eylem mekânı haline gelirse, korkarım hepimizin ileride sıkıntı ile karşılaşacağı durumlar olur” dedi.