@ismailsaymaz

HDP'yi taşla, kitabevini yak, tatlıcıyı yağmala!

HDP'yi taşla, kitabevini yak, tatlıcıyı yağmala!
HDP'yi taşla, kitabevini yak, tatlıcıyı yağmala!
Kırşehir'de, HDP, Gül Kitabevi ve Diyarbakır Tatlı Salonu saldırılarında ortak isimler dikkat çekiyor. Bu kişiler olaylar sırasında adeta 'suç makinesi' gibi davranmış. Hatta bu durum olaydan 2 sonra bile devam etmiş...
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Kırşehir’de, 8 Eylül’de HDP il binası ve Gül Kitabevi’nin de aralarında olduğu Kürtlere ve HDP’lilere ait işyerlerinin yağmalanıp yakılmasına ilişkin iki dava daha açıldı. HDP il binasını yakıp taşladıkları gerekçesiyle üçü tutuklu 14, Diyarbakır Tatlı Salonu’nu ateşe verdikleri için de beşi tutuklu 28 sanık yargılanıyor. Üç iddianameden faillerin de aynı kişiler olduğu anlaşılıyor. Buna göre HDP’yi yakanlardan sekizi Gül Kitabevi’ne, üçü de tatlı salonuna zarar vermekle suçlanıyor. İki sanık ise hem HDP, hem kitabevi, hem de tatlı salonu davalarında yargılanıyor. Bu arada, tatlı salonuna saldıranlardan birinin buradan çaldığı kolonyayla, 'Çöl Pazarı' adlı Kürtlere ait bir başka işyerini yaktığı anlaşıldı. Öte yandan, salonu ateşe verenlerden bir kişinin olaylardan iki ay sonra yeniden işyerine giderek, içeridekileri bıçakla tehdit ettiği halde tutuklanmadığı anlaşıldı.

HDP il binası ve alt katındaki Eşbaşkan Saim Özdemir’e ait avukatlık bürosuna yönelik saldırıya ilişkin iddianamede 14 sanığın ismi yer alıyor. Sanıklardan Yunus Sağır, Burak Irmak ve Muhammed Eker tutuklu bulunuyor. Sağır’ın yanı sıra sanık Öner Aslan, Gökhan Hergül, Tuncay Eroğlu, Mehmet Şimşek, Ramazan Doğan, Ramazan Çukuryer ve Tuncay Yalçın; Gül Kitabevi’nin yakılıp yağmalanmasından da yargılanıyor. Aslan, Hergül, Şimşek ve Doğan, ayrıca Gül Kitabevi Davası'nda dün tahliye edilmişti. 

HDP’Yİ YAKIP EVRAKLARI SOKAĞA ATMIŞLAR

İddianamede, Sağır’ın yardımıyla Irmak ve Eker’in üçüncü kata tırmandığı belirtiliyor. Irmak’ın partinin tabelasına zarar verdiği, masa ve sandalyeleri kırıp devirdiği, bir kısım evrakı yaktığı, bir kısmını da aşağıya attığı ifade ediliyor. Sağır ifadesinde, ilkin binaya taş attığını, sonra tırmandığını fakat çıkmayı beceremediğini söyledi. Sağır, “Binanın önünde yaklaşık 500 kişi vardı. Yağmur gibi taş atılıyordu. TV kanallarında izlediğim haberlerden etkilendim. HDP’liler terörist cenazelerini sahipleniyordu. Bunun etkisiyle binaya saldırdım” dedi. Eker o dönem şehit cenazelerinin gelmesinden etkilendiğini ve HDP’nin de bu olayları desteklediği düşüncesiyle binaya tırmandığını söyledi. Eker, “Büroya çıktıktan sonra tabelayı söküp aşağıya attım. Sandalyeye tekme atmış olabilirim” dedi. Irmak ise binanın içerisinde Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları ve PKK’ya ait simgelerin bulunduğunu, bunların bir kısmını camdan aşağıya attığını, bir kısmını yaktığını kabul etti. Metin Abdiş binaya bayrak astığını, diğer sanıklar ise taş attıklarını kabul etti. Davanın sonraki duruşması bugün görülecek.

YAKTIKLARI DÜKKANDAN KOLONYA ÇALIP BAŞKA DÜKKANI YAKMIŞ!

Bugün Diyarbakır Tatlı Salonu’nun yakılmasına ilişkin davanın ilk duruşması da yapılacak. Davada beşi tutuklu 25 sanık yargılanıyor. Sanıklardan Ramazan Doğan ve Ramazan Çukuryer hem HDP, hem de Gül Kitabevi’nin yakılıp taşlanması davalarında yargılanıyor. Metin Abdiş ve Şenol Kömcü HDP, İsmail Kılıç ise Gül Kitabevi davasında yargılanıyor.

İddianamede, sanıklardan Fikret Sönmez’in ön planda olduğu, kalabalığı etkilediği ve taş atarak camı kırdığı, Sağır’ın ışıklı tabelaya zarar verdiği belirtiliyor. Çağlar Arslan’ın camları kırıp içeriye girdiği, buradan üç kolonya çaldığı ve bunlardan birini yine Kürt yurttaşlara ait Çöl Pazarı adlı giyim mağazasını yakarken kullandığı anlatılıyor. Yasin Güler’in buzdolabını ateşe verdiği, Metin Abdiş’in vitrini parçaladığı, Ramazan Doğan, Turgay Aytemir ve Birol Yıldız’ın ateşe yanıcı madde döktüğü, İlyas Çetin’in brandayı yaktığı, diğer sanıkların ise taş ve tekmelerle iş yerine zarar verdikleri kaydediliyor. Sanıklar hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan bir yıldan üç yıla, “mala zarar verme” suçundan dört aydan üç yıla ve “yasadışı gösteri” suçundan da altı aydan üç yıla kadar hapis cezası isteniyor. Aynı saldırıdan ötürü A.T., B.G. ve S.C.K. adlı üç çocuk hakkında Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bu davanın ilk duruşması ise 12 Ocak 2016’da görülecek.

BIÇAKLA YAKALANDI, TUTUKLANMADI

Bu arada, iddianamede, tatlı salonuna yönelik saldırıda ön planda olduğu belirtilen Fikret Sönmez adlı saldırganın 10 Kasım’da işyerine geldiği ve bıçağını çıkarıp çalışan ve müşterileri, “Sizin ananızı avradınızı sinkaf edeceğim” diye tehdit ettiği ortaya çıktı. Sönmez’in aracında yapılan aramada bıçak bulundu. Hakkında, “hakaret” suçundan iki yıl, “silahla tehdit” suçundan beş yıl, “alkollü araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçundan iki yıl, “yasak nitelikte bıçak bulundurmak” suçundan da bir yıl olmak üzere, toplamda on yıla kadar hapis cezası istemiyle ikinci bir dava daha açıldı. Buna rağmen Sönmez tutuklanmadı.

NE CEZA İSTENİYOR?

Sanıklardan Irmak, Sağır ve Eker hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 116 ve 119. maddelerine göre “birden fazla kişiyle siyasal faaliyetin engellenmesi” suçunu iki kez işledikleri için iki yıldan sekiz yıla, TCK’nın 152/2-a maddesine göre “mala yakarak zarar verme” suçundan iki yıldan 12 yıla, TCK’nın 216. maddesine göre “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan bir yıldan üç yıla, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 28/1. maddesi gereğince “yasadışı gösteri” suçundan bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası istendi. Diğer sanıklar açısından da TCK’nın 152/1-f maddesine göre “siyasi partilerin mallarına zarar vermek” suçundan bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası talep edildi.