Hepsinden hesap soracağız

Hepsinden hesap soracağız
Hepsinden hesap soracağız
İstanbul mitinginde konuşan Başbakan Erdoğan, Gezi eylemcilerine destek olan otellerden, öğrencileri yürüyen okul müdürleri ve gazetecilere kadar tek tek hesap soracaklarını söyledi.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi
İSMAİL SAĞIROĞLU - ismail.sagiroglu@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Ankara’nın ardından dün de İstanbul Kazlıçeşme’deki AKP mitinginde partililerle buluştu. Erdoğan lise müdürlerinden sanatçılara baskı yapanlara kadar geniş bir kesimi anarak, olayların hesabının sorulacağını söyledi.
Başbakan sözlerine “Dünyanın her yerinde meydanlara çıkan, bize dualarını esirgemeyen kardeşlerimi İstanbul’dan selamlıyorum” diyerek başladı ve şu mesajları verdi:
BBC VE CNN BUNU DA GİZLE: Eğer Türkiye fotoğrafı görmek isteyen varsa, uluslararası medyaya rağmen görmek isteyen varsa, fotoğraf burada. Uluslararası medya bunu da gizleyin olur mu. Hadi bakalım BBC bunu da gizle, CNN bunu da gizle, Reuters bunu da gizle. Günlerdir yalan haberler ürettiniz. Türkiye’yi dünyaya farklı gösterdiniz. Siz yalanlarınızla baş başa kaldınız.
SINAVA GİRENLERİ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ: Bugün üniversite giriş imtihanları var değil mi? Sabah saat 4’e, 5’e kadar tencere tava çalanlar bu milletin çocuklarını düşündü mü? Bunlar çevreci değil. Dürüst değil. Buradaki yüz binlerce insan yakıp yıkan değil. Kırıp döken değil. Eline çelik bilyalarla sapan taşlarını kalkıp da insanımın üzerine atan hainler değildir. Eline molotof alıp polise fırlatan, yıkan yağmalayan burada değildir. Asla hukuku zorlamayız. Miting alanı neredeyse biz orada söyleyeceklerimizi söyleriz.
YEŞİLSE DERT, YARGI SÜRECİNDE: Milletim adına bunlarla görüşme yaptım. Eğer yeşili korumak içinse şu anda yargı sürecinde. Yargı sürecini bekleyelim. Diyelim ki yargı kararı verdi. Diyelim ki lehimizde verdi. O zaman da diyorum ki ‘plebisit’ yapalım. Halkoylaması yapalım. Halkımız ne diyorsa onu yapalım. Büyük bir çoğunluğu evet dedi. Çok enteresan dışarıya çıktılar, bir bayan ne derse beğenirsiniz. Üzüldüm. Önce saygı duydum. Sonra saygımı kaybettim. Çünkü dürüst davranmadı. Dedi ki içeride bize böyle bir teklif yapılmadı. Televizyondan bizzat duydum.
GERÇEK ÇEVRECİLER İŞBAŞINDA: Şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Gezi Parkı’nın içini temizledi. Şimdi çiçeklendirmesini yapıyor, yeşillendirmesini yapıyor. Gerçek çevreciler şu anda iş başında. Atatürk Anıtı’nın ki Cumhuriyet Anıtı’dır adı aynı zamanda. Oranın da çevresindeki çiçeklendirmeler yapıldı.
GEZİ’Yİ YAKIP YIKMAYACAĞIZ: Halk diyorsa ki; biz Taksim’e şehir müzesi istemiyoruz. Şehir müzesini de yaparken Gezi Parkı’nı yakıp yıkmayacağız, ağaçları kesmeyeceğiz. Oradaki 600 ağacın yaklaşık 500’ünü yine orada kullanacağız. Kalan 100’ünü ise oradan söküp müzenin çevresine ve yayalaştırma alanının içine kullanacağız. Ne deseler beğenirsiniz. Çoğu dedi ki: ‘Güzel’... Güzelse o zaman hemen dedim bu akşam, gider gitmez, söyleyin Gezi Parkı’nı boşaltsınlar. Çünkü Gezi Parkı belli bir grubun parkı değildir. Gezi Parkı tüm istanbul halkının parkıdır. Benim sabrım buraya geldi. Bedeli ne olursa olsun, Kılıçdaroğlu’na, terör örgütlerine rağmen boşaltacağız dedim.
TÜRKİYE KASIMPAŞA’DA: Dost da düşman da artık şunu anlasın. Türkiye sadece Taksim Meydanı’ndan ibaret değildir. Türkiye sadece Kuğulu Park’tan ibaret değildir. Türkiye sadece Alsancak’tan ibaret değildir. Türkiye Kasımpaşa’dır. Türkiye Fatih’tir. Türkiye Üsküdar’dır. 39 ilçemizin hepsini söylüyorum.
AB HADDİNİ BİL: Avrupa Birliği Parlamentosu bizimle ilgili bir karar almış. Haddini bil ya, haddini bil. Sen Türkiye ile ilgili karar almaya yetkili misin ya? Daha ilk gün ‘Sizin aldığınız kararı tanımıyoruz’ dedim. Ve aldıkları kararı kendilerine iade ettim. Tabii bunlar bugüne kadar güdülen iktidarlara alışmışlardır. İstediklerini indiriyorlardı, istediklerini getiriyorlardı. İşte bazı medya kuruluşları aynı oyunun içindeler, aynı numarayı yapıyorlar ama hepsi turnusol kâğıdı gibi ortaya çıktı. Faiz lobisi ortaya çıktı.
TERÖRİST BAŞIYLA ATATÜRK’Ü YAN YANA KOYDULAR: Ey ulusalcılar, ey CHP ve yandaşları, terörist başıyla Atatürk’ü ve Türk bayrağını nasıl yan yana getirdiniz? Atatürk Kültür Merkezi bir kamu kuruluşudur. İşgal edildi. Teröristlerin resimleri vardı orada, bu illegal örgütlerin pankartları vardı. Paçavraları vardı ama bu arada Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanına da hakaretler vardı. Bunlara sorarsan, bana gelenlere, ‘Biz de bunlardan çok üzüldük ama...’ Onları oradan indirmeyecektik de ne yapacaktık. Dedim ki ‘Bu Gezi Parkı’nı da temizleyeceksiniz. Artık burada da sona geldik’ dedim. İşte dün de biliyorsunuz o operasyon yapıldı ve temizlendi.
POLİSİMİZ SINAVI BAŞARIYLA ATLATTI: Polisimiz, yargımız, demokrasimiz çok zorlu bir sınava tabi tutuldu. Ama hamdolsun biz bu sınavı başarıyla aştık. Bu ülkeyi, demokrasiyi, hukuku, raydan çıkarmak isteyenlere rağmen biz demokrasiyi, hukuku, temel insan hak ve özgürlüklerini öne çıkardık. Kardeşlerim, hatalar yapılmış olabilir, yanlışlar olabilir, istenmeyen manzaralar ortaya çıkmış olabilir. Fakat Ankara’da dün akşam baktım ki yürüyen bir grubun önünde CHP’li milletvekilleri yere çökmüş, şov yapıyorlar. Ne bu? Sen milletvekilisin. Milletvekili, teröre fırsat vermez. İstanbul’da Divan Oteli’ne giren CHP’li milletvekillerinden bir tanesi, benim valime hakaret ediyor. Bunların meşrebi bu. Cibiliyeti bu.
ÖRTÜLÜ KARDEŞLERİME EL UZATANLARA HESAP SORULACAK: Medyaya şiddet uygulayanları milletim görsün. Türkiye ekonomisine zarar vermek için açıklama yapanları, tavır belirleyenleri, kendi ülkesine kastedenleri milletim anlasın. Şunu açık açık söylüyorum; 18 gün boyunca sokak sokak terör estirenlere, benim başı örtülü kardeşlerime el uzatanlara, yanında bebeği olduğu halde hem anneye hem bebeğe şiddet uygulayan alçaklara, ahlaksızlara, Bezmi Alem Valide Sultan Camii’ne ayakkabılarıyla giren, üç gün orayı işgal edenlere, orada alkol kullanan saygısızlara, hukuk dairesi içinde gereken hesabı mutlaka soracağız.
SANATÇILARA, LİSELİLERE MAHALLE BASKISI: Sanatçılara mahalle baskısı uygulayanları milletin bilmesini istiyorum. Lise talebelerine baskı uygulayanları milletim bilsin. Bazı okulların müdürlerine, öğretmenlerine sesleniyorum. Araştırmalar devam ediyor. Ben bu tür okul müdürlerini okullarımızın başında görmeyi asla kabul edemem. Yavrularımızı size anarşist olsunlar diye teslim etmedik. Birilerinin mitinglerine bunları derslerden çıkararak gönderin diye değil.

Gezi’nin rövanşına dönüştü

Ak Parti’nin Kazlıçeşme Meydanı’nda gerçekleştirdiği mitinge katılım oldukça yüksekti. Atılan sloganlarla Kazlıçeşme Gezi Parkı’nın rövanşına dönüştü... Mitinge çıkan bütün yollar saatler öncesinden kapatıldığı için insanlar miting alanına yürüdü. Meydana girişlerde oluşturulan güvenlik noktalarında uzun kuyruklar oluştu. Meydandaki genel hava, “Tayyip Erdoğan’ı yedirmeyiz” şeklinde özetlenebilir. Hatta bu yönde hazırlanan pankartlara karşı anonslar yapılarak kaldırılması istendi. Gerekçesi ise “Bu çapulcular kim ki Başbakanımızı yiyecek” şeklinde oldu. Gezi Parkı’nda kullanılan argümanların tam karşı mesajlarını miting meydanında bir çok kişide görmek mümkündü. “CNN sen hiç böyle kalabalık gördün mü?”, “Burası hukuk devleti, sen anladın onu arkadaş”, “Tencere tava ile ancak mide devrimi yapılır” sloganları büyük alkış aldı. Mitinge gelenler ise “Türkiye tam güçlenirken ayağına çelme takılmak isteniyor” şeklinde yorumlar yapıyordu. Meydanda çok sayıda AK Partili alandaki cami restorasyonda olduğu için pet şişelerdeki su ile abtes alarak namaz kıldı. Miting alanında çok sayıda bayrağın ve dağıtılan kumanyaların yerlerde sürüklendiği görüldü. Anonslardan ise sürekli “Taksim’de bayrak yakanlar burayı görüyor mu” ifadelerinin kullanılması dikkat çekti. Mitinge parti genel başkan yardımcıları, 30’a yakın milletvekili, İBB Başkanı Kadir Topbaş da katıldı. 

Partililer ne dedi?
Meydanda bulunanlardan Nevzat Şahin, “Gezi Parkı’ndaki iyi niyetli eylemcilere saygı duyuyorum fakat zarar verenleri kınıyorum” derken; Pendik’ten eyleme gelen öğrenci Beyza Erdoğdu ise “Bu mitinglerin zamanlaması çok güzel. Olayların olduğu zamanda birlik ve beraberlik mesajı verilmiş oldu. Gezi’de polisin sert müdahalesi de olayları tetikliyor. Ama polis de olay olmasa karşılık vermez” yorumunda bulundu.
Meydanda Hilary Cilinton’ın makam aracının önüne atılarak, “Müslümanları öldürme, milletimi tehdit etme” pankartı açan eski TRT muhabiri Abdurrahman Keskin de vardı. Keskin’in elinde bu kez başörtüsüne ilişkin bir pankart vardı. Keskin de şunları söyledi: “Küresel güçler ortak çalışıyor. Hükümetin de bu konu da çok eksikleri var. Başbakan’ı danışmanları yanlış yönlendiriyor.”