Her seye rağmen tren

39 kişinin yaşamını yitirdiği hızlandırılmış tren faciasından 16 gün sonra Pamukova-Mekece'den yolcu dolu trenler yeniden geçmeye başladı.
Haber: ULAŞ YILDIZ / Arşivi

İSTANBUL/ANKARA - 39 kişinin yaşamını yitirdiği hızlandırılmış tren faciasından 16 gün sonra Pamukova-Mekece'den yolcu dolu trenler yeniden geçmeye başladı. Haydarpaşa Garı'ndan kalkarak Kars'a giden Doğu Anadolu Ekspresi, Ankara yönünde kaza yerinden geçen ilk tren oldu.
Talep üzerine iki vagon eklendi
Yedi vagon kapasitesi talebe yetmeyince iki vagon daha eklenen Doğu Anadolu Ekspresi, 484 biletli yolcuyla raylarda yola koyuldu. Kalkış öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan TCDD 1. Bölge Müdürü Üzeyir Ülker, vatandaşların ilk günden trene hücum etmesinden mutluluk duyduğunu belirterek, "En az kaza demiryollarında oluyor. İçimde tedirginlik yok" dedi. Makinist İbrahim Karaçıray da iki hafta aradan sonra göreve başlamaktan mutluydu.
Eskişehir yolcusu İsmail Kızılsu'ya göre, kazanın nedeni eğitimsizlik. Trenlerde çalışanların alkollü olduğunu duyduğunu belirten Kızılsu, yine de treni otobüsten daha güvenli bulduğunu söyledi. Kızılsu'ya yol arkadaşı Ahmet Kayalı müdahale etti: "Kaza yüzünden her şeyden vazgeçilmemeli."
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası üyeleri de Geyve Cezaevi'nde tutuklu bulunan makinistleri ziyaret için trendeydi. Genel Başkan Fehmi Kütan, rayların hızlı trene uygun olmadığının anlaşıldığını ve altyapının düzeltilmesi gerektiğini anlattı.
Kaza yerinde hız 20 km.
Saat 11.47'yi gösterirken ekspres Mekece'ye ulaştı. 183. kilometrenin 250. metresinde saatte 90 kilometre olan hızını azaltmaya başlayan makinist, kaza yerinde hızını 20 km.'nin altına düşürdü. Yolculuk öncesi makiniste kaza yerindeki traverslerin henüz oturmamış olması nedeniyle hızını 20 km.'ye düşürmesi talimatı verilmişti.
Tren hızını iyice azaltınca yolcular kaza yerini belirlemeye çalıştı. Vagondan yükselen "İşte burası" sesi tüm yolcuları koltuklarından kaldırarak, dikkatlerini kaza yerine çekti. Yolcular sessizliğe bürünürken, 'kem gözler'den korunmak için dualar okudu.
Eşi ve iki çocuğuyla Bilecik'e giden Ahmet Böcek, ayda iki defa trene bindiğini söyledi: "Otobüs pahalı ve daha riskli. Bu kazadan sonra herkes dersini almıştır."
Hızlandırılmış trene üç defa bindiğini anlatan İsmail İçerek ise facianın çok önceden geliyorum dediğini belirtti: "Oğlum bana, 'Baba ne olur bir daha hızlı trene binmeyelim. Raydan çıkar' dedi. Ben de 'Yazın çıkmasa da kışın kardan dolayı kesin çıkar' dedim. Ayakta duramıyorduk. Ama yine de trene otobüsten daha çok güvenirim."
'Tüm çalışanlar korkuyordu'
Bir tren çalışanı, hızlandırılmış tren seferleri sırasında iki defa kaza tehlikesi geçirdiğini anlattı: "Hepimiz korkuyorduk. Sonunda trende çalışmak istemediğimi, ısrar ederlerse istifa edeceğimi söyledim. Beni hızlandırılmış trenden aldılar. Ama iş arkadaşlarım hızlandırılmış trende can verdi."