Herkesi büyüten efsane program 'Stüdyo FM' bitti

Herkesi büyüten efsane program 'Stüdyo FM' bitti
Herkesi büyüten efsane program 'Stüdyo FM' bitti

Yavuz Aydar ve Şebnem Savaşçı nın sunduğu Stüdyo FM , 3804 üncü programda sona erdi.

TRT Radyo 3'ün 34 yıldır aralıksız devam eden efsane müzik programı 'Stüdyo FM', dün son kez yayımlandı.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Dünya müziği klasmanının en kıyıda köşede kalmış şarkısından pop listelerini sallayan bir hite kadar istenen her türlü şarkıya kolayca ulaşılan MP3 çağı, müzikal hayatımızda birçok şeyi değiştirmiş olabilir. Ama çok değil daha iki kuşak öncesinin zihninde ‘radyodan kasete çekme’ eyleminin bellekteki yeri hâlâ taptaze yerini koruyor. Tabii bu eyleme ‘yataklık eden’ ‘Stüdyo FM’in yeri de...
Halen dinleyici kitlesinin yoğun bir ilgiyle takip ettiği, Yavuz Aydar’ın 34 yıl 4 aydır hazırlayıp Şebnem Savaşçı’yla beraber sunduğu TRT klasiği ‘Stüdyo FM’ dün 18.00’de son programını yayımladı. Yıllardır Bob James’in ‘Farandole’ yorumuyla açılan program, 3804’üncü kez dinleyicinin karşısına çıktı ve ABD’li caz/rock topluluğu Oregon’un yeni albümü ‘Family Tree’yle veda etti. Neredeyse 35 yıldır canlı yayımlanan ve bu özelliğiyle Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday programın son yayınının banttan olması ise TRT’nin bir başka şaşırtıcı kararı olarak hafızalardaki yerini aldı. 

Dylan kadar alkış almıştı

Stüdyo FM, 3 Eylül 1978’de TRT’nin canlı yayımlanan ilk programı olarak yayın hayatına başlamıştı. Plaklarla beraber canlı yayın yapmanın teknik zorluklarına rağmen dönemin TRT yönetiminin kabul ettiği program yıllar boyu Emerson, Lake&Palmer, Yes, Sypro Gyra, The Who, Barbra Streisand gibi isimlerin yeni albümlerini dinleyiciyle buluşturmuş, birçok kuşağı caz, rock ve pop türlerinin önemli isimleriyle tanıştırma işlevini üstlenmişti. Stüdyo FM, rock gündemini de yakından takip eden bir yayın politikasına sahipti. Şebnem Savaşçı ve Yavuz Aydar, titiz sunumlarıyla yıllardır müzik dinleyicisinin en yakından tanıdığı radyo seslerindendi. Hatta, Bob Dylan’ın Açıkhava konserinde anons yapan Yavuz Aydar, ismini söylemese dahi neredeyse Dylan kadar alkış almıştı. 

Yavuz Aydar: Öneri gelirse düşünürüm

Stüdyo FM’in yayına son verileceği bilgisi size nasıl ulaştı?
TRT’nin radyo ve TV programları yıllık olarak klase ediliyor. Ankara, İzmir ve İstanbul’daki çoksesli müzik yöneticileri ve radyo yöneticileriyle yapılan toplantılarda oluşturuldu 2013’ün programı. Bu düzenlemede Stüdyo FM’in yayından kaldırıldığı bildirildi. Hepsi bu kadar, herhangi bir neden veya sebep gösterilmedi. Ben de sormadım. Onlar öyle uygun görmüşler.
Sizin için şaşırtıcı bir karar olmadı mı?
Pek çok dinleyicimizden hem benim hem de Stüdyo FM’in e-mail adresine çok hoş mesajlar geliyor. Çünkü iki hafta önce duyurmaya başlamıştım. Bir arkadaşımın benim için hazırladığı www.studyofm.com diye bir adres var. Orada duyurulduktan sonra niye bitiyor, nasıl bitiyor diye soran, programın özelliklerinden bahseden çok hoş mesajlar geldi. Ben fazla konuşmak istemiyorum o konuda. (Gülüyor).
İlk Stüdyo FM yayınından bahsedebilir miyiz biraz?
1978’de başlattık bu canlı programı. Türkiye radyolarının ilk canlı pop müzik programı niteliği taşır. Türkiye radyolarında henüz canlı yayımlanan bir pop müziği programı yokken ben askerlik görevim sonrası bu teklifi getirdim radyo idaresine. Ve arkadaşım Şebnem Savaşçı’yla başlattık programı. O zaman plak çalıyorduk, o plakların iğnelerinin atlaması, cızırtıları da doğal olarak bu canlı yayına yansıyordu. Ama biz yine de aksatmadan 34 yıl 4 ay boyunca bu canlı yayını gerçekleştirdik. Böyle de olması gerekiyordu. Şebnem Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli spikerlerdendir. Onun çok büyük yardımlarını her zaman hatırlıyor ve ona teşekkür ediyorum.
Stüdyo FM’i başka bir mecrada, özel radyolarda ya da internet radyolarında devam ettirme düşünceniz var mı?
Öyle bir öneri alırsam düşünürüm, değerlendiririm. Bu program bütün Türkiye’de yayımlanan bir programdı biliyorsunuz. Özel radyoların pek çoğu bölgesel yayın yapıyorlar. İnternetten radyo dinleme alışkanlığı da pek yaygın değil ülkemizde. İnsanların iş ortamlarında zaman ayırıp da bir programı yarım saat, 40 dakika dinleyebileceklerini pek sanmıyorum. Ama bir yandan internetten yayın yapan pek çok radyo istasyonunun da başarılı olduğunu biliyorum. Tekrar ediyorum, öneri gelirse bir çaresine bakarız.

Kaçırmamak için her şeyi yapardık

Tuğrul Eryılmaz (gazetecİ): Yavuz Aydar’ın kendisini görüp görmediğimi bile hatırlamıyorum şu anda. Ama Yavuz Aydar, Türkiye müzik programcılığı diyince, kaliteli rock müziği diyince İzzet Öz’le birlikte akla gelen tek adamdır. Bugün nasıl ki insanlar dizileri kaçırmamak için evlerine koşuyorlar, biz de Yavuz Aydar’ın programını kaçırmamak için her şeyi yapardık. Şu güne kadar da böyle devam etti, daha geçen hafta dinlemiştim programını. TRT madem ‘Stüdyo FM’i kaldırıyor, hiç değilse eski programları arşivlerden çıkarıp ‘TRT Klasik Konserleri’ gibi tekrar yayımlasın. Bu kadar kolay çıkmamalı hayatımızdan. Belki azınlık sayılırız ama bizler için, rock müzikle büyüyen kuşak için Yavuz Aydar çok önemli bir müzik insanı. Bütün kalbim ve kulaklarım adına kendisine teşekkür ediyorum.


Müzik öğretmenim ‘Stüdyo FM’

Eray Aytİmur (müzİk yazarı): Aslında herkesi bağlar ama bilhassa Türkiyeli bir radyomanın alabileceği en kötü haberler zincirine eklenen yeni bir halkadır ‘Stüdyo FM’in sona ermesi… Gerçi Hülya Tunçağ’ın ‘Günümüzde Caz’ını sürdürecek bir radyonun bulunmadığı bir ülkede artık beni hiçbir şey şaşırtamaz ama eksilmenin ve hayal kırıklığının sonu yok. Bugüne kadar pek çok iş yaptım, kendime hiçbir mesleki unvan bulamadım ama dönem dönem sekteye uğrasa da radyocu unvanımdan asla vazgeçmedim. Müzikle birlikte pozitif ciddiyeti öğretenlerimdendir ‘Stüdyo FM’, aynı yaşta olduğumuz halde. Daha doğrusu benden sadece iki gün büyüktür Stüdyo FM. Ama hep daha fazla şey katmıştır yaşamıma. O cingıl biliyorum ki hiçbirimizin kulağından silinmeyecek ve şu aralık bir gün bile bana iyi haber getirmeyecek.