Herkesin dileği: Barış

Başbakan Erdoğan, 1 Eylül Dünya Barış Günü mesajında çatışma kültürlerine karşı ortak duruş istedi. Aydınların Ankara'daki konferansında Türkiye Barış Meclisi'nin kuruluşu ilan edildi.

ANKARA - 'Türkiye Barışını Arıyor Konferansı'nda kurulması hedeflenen Türkiye Barış Meclisi (TBM) dün, Dünya Barış Günü'nde kuruluşunu ilan etti. 375 delegeyle toplanan Barış Meclisi, kuruluş toplantısını İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Salonu'nda gerçekleştirdi. Açılışı Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen yaptı.
Önen konuşmasında Türkiye'nin her bölgesinden katılımla başlattıkları çabayı, dünya ve ülke çapında bir dayanışma ağı kurarak başarılı kılacaklarını söyledi.
Dink ve Doğan'a saygı
Önen'in konuşmasından sonra Barış Konferansı'nın çağrıcıları arasında yer alan ancak uğradığı suikast sonucu yaşamını yitiren gazeteci Hrant Dink ile kalp kriziyle yaşamını yitiren eski DEP milletvekili Orhan Doğan'ın anısına sinevizyon gösterimi yapıldı.
Hrant Dink'in, "Sadece Ermeniler için değil, hepimiz için iyi şeyler istiyoruz, bekliyoruz", Orhan Doğan'ın da "Türkiye demokratik devlet olmak istiyorsa, kendisi ile yüzleşmelidir" sözlerinin yer aldığı gösterim, duygulu anlar yaşattı .
İlk divan, ilk komisyon
Ardından Barış Meclisi'ni yönetmek üzere Yüksel Mutlu, Nazan Üstündağ, Ayhan Bilgen, Metin Bakkalcı ve Seydi Fırat'tan oluşan bir divan oluşturuldu.
Divan başkanlığını Bakkalcı'nın üstlendiği meclis kuruluş bildirgesini hazırlamak üzere Melek Göregenli, Aydın Çubukçu, Handan Çağlayan, Kamil Ateşoğulları ve Coşkun Üsterci'den oluşan bir komisyon oluşturuldu.
Meclisin açılış konuşmasını Prof. Dr. Cengiz Güleç yaptı:
"Barışın tesisi için yeni bir anlayışa ihtiyaç var. Farklılıklarla birlikte yaşama geleneğini yeniden egemen kılmak üzere, yeni bir 'değerler manzumesi' yaratmak gerekir. Bunun kilit sözcükleri de empati, tolerans, diyalogdur. Güvenlik ve istikrar adına yurttaşlarımızın bir bölümüyle yürütülen düşük yoğunluklu savaş halinin acilen sonlandırılması gerekiyor. Çatışma ve şiddetin giderek yükseldiği, etnik milliyetçiliğin azgınlaştığı, farklılıklara toleransın iyiden iyiye solduğu, militarist resmi politikaların sivil yaşamı darattığı bir ülkede yaşamayı insanlık onurumuzla bağdaştıramıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin 'kendi yurttaşlarıyla savaşan bir devlet haline gelmesini' yazgı olarak kabul edemeyiz, şiddet ve nefretin kalmasını asla içlerine sindiremeyiz. Türkiye, Kürt sorununda çözümsüzlüğün anayurdu olarak anılmayı da hak etmemektedir. Barış, siyasi ahlaktan nasibini almamış politikacıların, süper güçlerin 'stratejik ortağı' haline gelmiş ve ulusal karakterini yitirmiş askerlerin silah tüccarlarının insafına bırakılamayacak kadar hayati bir konudur."
Güleç, başta demokratik-sivil anayasa oluşturulması olmak üzere hükümetlerin her türlü azınlık hakları ve demokratik açılımlar konusunda adım atabilmelerinin Barış Meclisi'nin baskı ve etkili yönlendirmeleriyle mümkün olabileceğini söyledi.
DTP'nin Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'sa konuşmasında "Barış için, insan hakları savunucusu olarak mücadeleyi yükselten bir arkadaşınız olarak düne kadar bu iyimser havayı hissediyordum, ama dün hükümet programını dinlediğim zaman hâlâ Kürt sorununu bir güvenlik ve terör sorunu olarak gören hükümetin şimdiden şiddet, çatışma ve barıştan uzak arayışlar içinde olduğunu hayal kırıklığıyla gördüm" dedi. Birdal, bunun 'işlerinin daha zor' olacağı anlamına geldiğini söyledi.
'MİT' öğüdü
Meclise katılan eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş'se "Siyasi iktidarın çözüm üretebilmesi için gerekli desteğin verilmesi Barış Meclisi'nin görevi olmalıdır" diye konuştu. Öneş, DTP'li milletvekillerinin Genelkurmay Başkanlığı'yla polemiğe girmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'de 'bölücülük' konusunda travmatik bir yapı yaratıldığına işaret eden Öneş, "Türkiye'de demokrasinin derinleştirilmesi için önemli adımlar atılması zorunlu hale geldi. Temel sorun bu adımların doğru zamanda ve etkili atılmasıyla çözülebilir" diye kounştu.
Eski ÖDP yöneticisi Yıldırım Kaya ateşkes süreçlerinde barış mücadelesinin daha verimli yürütülebileceğini, ancak geçmişte bu süreçlerden yeterince yararlanılmadığını belirterek "kalıcı barış için savaşa yol açan nedenler ortadan kaldırılmalı" dedi.

* * * * *
Barış için 1 dolar, savaş için 2 bin dolar
2. Dünya Savaşı'nın başladığı günün yıldönümüne denk gelen 1 Eylül Dünya Barış Günü, Türkiye'nin çeşitli illerinde etkinliklerle kutlandı. Liderler 1 Eylül için mesajlar yayımladı.
TBMM Başkanı Köksal Toptan mesajında, "Barış ve adaletin tesisi için gereken gayreti göstermek, hem insani, hem de ahlaki bir sorumluluktur. Savaşların yol açtığı acıyı, yoksulluğu, mahrumiyeti, tamamen onarmak hiçbir zaman mümkün olmamıştır" dedi
Başbakan Erdoğan'sa "Şiddet ve çatışma kültürünün barış ideallerimizi her zamankinden daha çok tehdit ettiği küreselleşen dünyamızda, insanların barış ve refah içinde yaşamasının temel şartlarından biri de, bütün ülkelerin terör ve şiddete karşı işbirliği ve dayanışma içerisinde olmasıdır. Terör, şiddet ve çatışma kültürüne karşı ortak bir duruş sergilemek, gerek ulusal, gerek bölgesel, gerekse küresel ölçekte barış çağrılarının önşartı haline gelmiştir" mesajını iletti. İHD'nin açıklamasında dünyada barış için günde sadece 1 dolar, silahlanma için ise 2 bin dolar harcandığını vurgulandı. Barış Meclisi'nin çalışmalarının desteklendiği belirtildi.

* * * * *
'Kürt sorunu için komisyon kurulsun'
Kasım ayında yeniden toplanmaya karar veren Barış Meclisi'nde oybirliğiyle kabul edilen kuruluş bildirgesinde; barışın en önemli ihtiyaç olduğu vurgulanarak barış savunucularının bir program etrafında buluşmasının kaçınılmaz hale geldiği kaydedildi. Bildirgede; özetle şu önerilere yer verildi:
"Kürtlerin kendi kimlikleriyle siyasal temsillerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bunun için; bugünkü yüksek seçim barajı, adil temsil önünde engel olmaktan çıkarılmalıdır. TBMM'de Kürt Sorununu Araştırma ve Çözüm Komisyonu kurulmalı. Kürtlerin siyasal temsilcileri, partileri ve Barış Meclisi barışın tesisi sürecinde her düzeyde muhatap olarak kabul görmelidir.
Bölgede pozitif ayrımcılığı esas alan kalkınma planları gerçekleştirilmelidir. Bölgenin doğal kaynaklarından, enerji işletmelerinden (su, elektrik, petrol vb.) sağlanan üretim değerlerinin bir bölümü bölge kalkınması için tahsis edilmelidir.
Kamusal alanda Kürtçenin serbestçe kullanılabilmesi için yasal ve hukuki düzenlemeler yapılmalı, 'çok dilli resmi hizmet ve siyasi faaliyet' serbestliği sağlanmalıdır."

Barış eylemleri: Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu'nun Galatasaray Meydanı'ndaki eylemine katılan ÖDP Milletvekili Ufuk Uras 'NATO barış örgütüyse, Irak işgaline karşı çıksın' dedi. Beyoğlu'nda da 'Barış İçin İnsan Zinciri' eylemi düzenlendi.