@ismailsaymaz

Heykeltıraşa 'PKK üyeliği' davası: "Heykelinde mekap tarzı ayakkabı var"

Heykeltıraşa 'PKK üyeliği' davası: "Heykelinde mekap tarzı ayakkabı var"
Heykeltıraşa 'PKK üyeliği' davası: "Heykelinde mekap tarzı ayakkabı var"
Tuncelili heykeltıraş İsmail Doğan'ın atölyesi 5 ay önce 'ihbar üzerine' basıldı. Baskında "bir kadın heykeli ile heykel yapımında kullanılan malzemeler ele geçiren" savcıya göre bu bir PKK'lının heykeliydi, çünkü "üzerinde mekap tarzı ayakkabı" vardı!
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Heykeltıraş İsmail Doğan, 1996 yılında Tunceli’deki intihar eyleminde ölen Zeynep Kınacı adlı PKK ’lının heykelini yaptığı iddiasıyla “silahlı örgüt üyeliği”nden yargılanıyor. Sanatçı Doğan, Tunceli’yi simgeleyen “semah dönen kadın ” heykeli tasarladığını söylese de, hakkında hazırlanan iddianamede, “heykelin üzerinde çok cepli yelek, mekap tarzı ayakkabı ve katlamalı kollu gömlek bulunduğu” belirtilerek, bunun PKK üyelerini çağrıştırdığı savunuluyor. Beş aydır tutuklu bulunan Doğan, 25 Şubat’ta adli kontrol uygulamasıyla tahliye edildi. Mahkeme, heykele ilişkin bilirkişi raporu hazırlamaları için iki heykeltıraş ve bir fotoğrafçı atadı.

Tunceli Emniyeti Terörle Mücadele Şubesi, iddiaya göre Alacık Köyü Doğancık Mezrası’nda, öldürülen PKK üyelerinin gömüldüğü mezara heykel dikileceği ihbarını aldı. Gelen ihbara göre, “terörist mezarlığına” dikilecek iki heykelden biri, Paris’te öldürülen Sakine Cansız’a, diğeri de 1996’da intihar eyleminde ölen Zeynep Kınacı’ya aitti. İhbar doğrultusunda polis, Moğultay Mahallesi’ndeki atölyeye 27 Eylül 2014’te operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında “iki buçuk metre yüksekliğindeki bir kadın heykeli ile heykel yapımında kullanılan malzemeler” ele geçirildi. Heykeltıraş İsmail Doğan ve Adem Topak gözaltına alındı.

DOĞAN: MİLİTAN DEĞİL, SEMAH DÖNEN KADIN

Doğan ifadesinde, Tunceli’ye bir ay önce geldiğini, heykeli imgesel bir çalışma olarak düşündüğünü ve semah dönen kadın fotoğrafını baz aldığını söyledi. Tunceli’yi simgeleyen ve üzerinde yöresel kıyafetler bulunan bir kadını şekillendirmek istediğini savunan Doğan, kimseden sipariş almadığını, bitirdikten sonra eseri Tunceli Belediyesi’ne önermeyi düşündüğünü belirtti. Atölyedeki çizim defterinde Zeynep Kınacı’nın resminin çıktığının hatırlatılması üzerine Doğan, heykeli mezarlık için yapmadığını anlattı. Doğan, “Öyle olsa bu kadar kolay bulunan bir iş yerinde yapmazdım” dedi.

SAVCI: HEYKEL MEKAPLI

Doğan tutuklanırken, Toprak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. İki şüpheli hakkında “silahlı örgüt üyeliği” iddiasıyla dava açıldı. İddianamede, Doğan’ın Zeynep Kınacı’nın heykelini yaptığı savunularak, şöyle denildi:

“Heykel ile iş yerindeki kitap içerisinde bulunan Kınacı’ya ait resimler arasında eşleştirmeler yapıldığı, eşleştirmelerin yüz hatları, saç yapısı, burun, çene şekilleri anlamında uyumlu olduklarının amatör gözle dahi anlaşılabileceği, heykelde şekillendirilen çok cepli yeleğin, mekap tarzı ayakkabının ve katlamalı kollu gömleğin yöresel kıyafet bütününden öte terör örgütü mensuplarınca kullanılan ve leşker olarak adlandırılan kıyafet olduğunun aşikar olduğu…”

Davanın ilk duruşması, geçen 28 Ocak’ta Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Doğan, Kınacı’nın heykelini yaptığı iddiasını reddederek, “Heykel kalıp aşamasındaydı. Modele benzeyecek aşamada değildi. Kalıba dökülmemişti. Boyama aşaması bitmemişti. Saçlarını sarı, gözlerini yeşil olarak yapacaktım. Gömleği beyaz, yelek ve şalvarı mor olacaktı. Yelek ve şalvar üzerinde desen yapacaktım. Bitmiş olsaydı isnat edilen suçun yerinde olmadığını görecektiniz” dedi. Doğan, 25 Şubat’taki ikinci duruşmada adli kontrol uygulamasıyla tahliye edildi. Mahkeme, heykele ilişkin rapor hazırlamaları için Fırat Üniversitesi’nden iki heykeltıraş ve bir fotoğrafçı görevlendirdi. Sonraki duruşma, 20 Mart’a bırakıldı.

Doğan’ın avukatı Suna Bilgin “Gerçekten ortada delil bulunmuyor. Bunun herhangi bir örgüt veya bir mezarlık için yapıldığı iddiası, sadece polis tarafından dile getiriliyor” dedi.