Hizbullah davasında Yeşil izi

Oğlunun yazdığı kitap nedeniyle adı yeniden gündeme gelen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın adına Hizbullah tetikçilerinin yargılandığı bir dava dosyasında da rastlandı



Özgür CEBE/DİYARBAKIR, (DHA)


Susurluk raporunda yer alan Bayram Kanat’ın kaçırılıp öldürülmesi olayında Mahmut Yıldırım’ın, olayda Hizbullah tetikçilerini taşeron olarak kullandığı dava dosyasındaki belgeler arasında yer alıyor.
Diyarbakır’da 6 Nisan 1994 günü kendilerini polis olarak tanıtan elleri silahlı, telsizli ve kelepçeli 4 kişi tarafından beyaz renkli bir otomobile bildirilerek kaçırılıp sorgulandıktan sonra cesedi Dicle Nehri kıyısında bulunan Bayram Kanat cinayetiyle ilgili yargılandığı davadan ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezasına çarptırılan, ardından itirafçı olduğu için cezası 14 yıla indirilen Hizbullah tetikçisi Nurettin Sezik’in yargılandığı dava dosyasında da Mahmut Yıldırım’ın adı geçiyor.
Dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın hazırladığı Susurluk raporunda, Yeşil ve PKK itirafçıları tarafından kaçırılıp öldürüldüğü bildirilen Bayram Kanat cinayetiyle ilgili 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıp 14 yıl hapse mahkum olan Hizbullah tetikçisi Nurettin Sezik’in, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile birlikte Bayram Kanat’ı kaçırıp öldürdükleri yer alıyor. Kanat ailesi adına davaya müdahil olan avukat Yaşar Altürk’ün mahkemeye verdiği 4 sayfalık dilekçede şöyle deniliyor:

HEM JİTEM VE YEŞİL, HEM DE HİZBULLAH SUÇLANIYOR
“Hizbullah tetikçisi Nurettin Sezik ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın organizasyonuyla Bayram Kanat kaçırılıp öldürülmüştür. PKK ile mücadelede dönemin koşulları dikkate alındığında Yeşil ve ekibi tarafından, Nurettin Sezik ve benzeri kişilerin eylemlerde değerlendirildikleri resmi raporlarla da belgelenmiştir. ‘Susurluk raporunda Yeşil’in yaptığı belirlenen Bayram Kanat’ın öldürülmesi eylemi Nurettin Sezik’e yıkılıyor.’ senaryosu ısıtılarak çelişki yaratılmak isteniyor. Oysa bir eylemde Yeşil ve PKK itirafçısı Alaattin Kanat’ın görev üstlenmesi Hizbullahçı sanıkların olayla ilgisini kesmemektedir. Çete sanıklarıyla ile Hizbullahçı sanıkların iradesi birleşmiş, dosyamız bunu kanıtlamıştır. Güneydoğu’da faaliyet yürüten çete yapılanmaları incelendiğinde, Hizbullah tetikçileri ile karşılaşılmakta, Hizbullah örgütü incelendiğinde de çetelerin ayak izlerine rastlanılmaktadır. Güneydoğu’da sürdürülen terörle mücadele bahane edilerek bazı PKK itirafçıları ve çeteci eğilimler Hizbullah örgütlenmesinde geliştirici rol oynadı. Hukukun üstünlüğünü reddeden şahinci eğilim çeteciliği esas aldı. Şahinci eğilim yönetimde etkinleştikçe Hizbullah’ın yıldızı parladı. Bu örgütlenme sosyolojik bir örgüt tipi olmayıp yapay ve taşeron örgüt tarzıdır. Çeteci eğilimlerin taşeronluğunu üstlenme amacıyla yola çıkmış çete tarzı bir örgütlenmedir. Hizbullah cemaat mensubu olduklarını belirtmektedir. Hizbullah, meşru sayılmadığı gibi geniş halk kitlesine sahip olamamıştır. Nurettin Sezik polise verdiği ifadesinde, ‘Türkiye’yi bölmek isteyen PKK’ya karşı benim gibi dinci şahısların, bu tip örgütlerin eylemlerine dur demesi gerekir. Biz de Hizbullahçı gruplar olarak devlete yardımcı olup bu tür olayların üstesinden gelmemiz lazım’ diyor. Dönemin koşulları dikkate alındığında Ne şekilde yardımcı olduğu anlaşılmaktadır.”
Avukat Altürk dilekçesinde, Nurettin Sezik’in işlediği bildirilen Bayram Kanat cinayetinin aynı zamanda Susurluk raporunda yer alıp Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve PKK itirafçısı Muhsin Gül tarafından da gerçekleştirildiğini belirterek, Hizbullah’ın bir dönem Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve ekibi tarafından taşeron olarak kullanıldığına dikkat çekti.

KARA ÇARŞAFLA KAÇIRMA
Diyarbakır JİTEM grup komutanlığında Mahmut Yıldırım’ın ekibinde yer alan ve Bayram Kanat’ın infaz edilmesiyle ilgili Diyarbakır Cinayet Büro Amirliği’nce ifadesi alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan PKK itirafçısı Muhsin Gül ise ifadesinde, “Bayram Kanat kaçırılıp öldürüldü, cesedi Dicle nehri kıyısındaki 10 Gözlü Köprü altına atıldı. Kaçırma eyleminde ben, Mahmut Demir (Yeşil), Jandarma İstihbaratta görevli Ali ve Kemal kod adlı kişiler vardı” dedi.
Nurettin Sezik ise polise verdiği ifadesinde, Bayram Kanat’ı, Hizbullah’ın askeri kanat üyeleri Bayram Kınay ve Mustafa İpek ile birlikte evinde arama yaptıktan sonra kara bir çarşaf giydirip kaçırdıklarını belirterek, “PKK’lı diye kaçırdık. Eve gittiğimizde sahte plakalı bir araç oyuncak telsiz, 1 adet MP-5 otomatik silah, kelepçe ve 14’lü tabanca ile gidip arama yaptık. Ailesi bizim polis olmadığımız yönünde hiçbir kuşkuya kapılmadı. Çünkü çok rahat davrandık” dedi.

SAHTE PLAKA OYUNCAK TELSİZ
Suçunu itiraf eden Nurettin Sezik, Bayram Kanat’ın kaçırılması eyleminde rol aldığı için ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezasına çarptırılırken, itirafçı olması nedeniyle cezanın 14 yıla indirildiği bildirildi. Ancak mahkeme 22 sayfalık gerekçeli kararında bu olayda sadece Hizbullah’ın rol aldığı ve Mahmut Yıldırım ile ekibinin bu olaya katıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanılmadığını belirledi. Nurettin Sezik ile ilgili gerekçeli kararda, “Bayram Kanat PKK’lı olduğu gerekçesiyle Nurettin Sezik, Ramazan Elmas, Mustafa İpek, Seyfettin Kınay ve Sabahattin Alkan adlı tetikçiler tarafından, kendilerine sivil polis süsü verilerek sahte plakalı otomobil, 1 adet MP-5 otomatik silah, kelepçe, telsiz ve tabancayla evinden kara çarşaf giydirip ağzına pamuk tıkanarak kaçırmıştır. Kanat’ı kaçırıp sorguladıktan sonra öldürüp cesedini 10 Gözlü Köprü altına attıklarını itiraf etmesi nedeniyle bu eyleme katıldığı konusunda mahkemede tam bir kanaat hasıl olmuştur” deniliyor.

MAHKEME SABİT GÖRDÜ AMA DOSYA HALEN FAİLİ MEÇHUL
Susurluk raporunda Mahmut Yıldırım ve itirafçılar tarafından öldürüldüğü bildirilen, 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde Hizbullahçı Nurettin Sezik tarafından öldürüldüğü sabit görülen, Kanat’ın ailesi tarafından da Hizbullah-JİTEM bağlantılı bir ekip tarafından öldürüldüğü ileri sürülen Bayram Kanat cinayeti, Özel yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre halen faili meçhul olarak yer alıyor. Hizbullah tarafından öldürüldüğü mahkeme tarafından sabit görülmesine rağmen Başsavcılık olayın tüm detaylarıyla araştırılması için dosyayı derinlemesine incelemeye aldı.
Bayram Kanat’ın eşi Diyarbakır Adliyesine çağırılarak Özel yetkili Savcı tarafından ifadesi alındı ve eşini kaçıranların robot resimleri kendisine gösterildi. Kanat’ın eşi, eve gelen silahlı ve telsizli 4 kişiden robot resimleri çizilenler arasında itirafçı Muhsin Gül ile Mahmut Yıldırım’ın eşkalini doğrularken, Hizbullahçı Nurettin Sezik’i ise fotoğraflarından teşhis ederek eşini kaçıranlar arasında olduğunu söyledi. Dosya halen Diyarbakır Özel yetkili Başsavcılığın 10 bin 864 adet faili meçhul dosyası arasında faillerinin bulunmasını bekliyor.(dha)