Hâkimden 'tarih'e 'sıkma baş' notu

Hâkimden 'tarih'e 'sıkma baş' notu
Hâkimden 'tarih'e 'sıkma baş' notu

Avukat Nuray Ekşi Danıştay ın kararından sonra ilk kez başörtülü olarak davaya girmişti.

Hakim davaya başı örtülü giren avukat için tutanağa şerh düştü: Bir avukatın başı örtülü olarak duruşmaya katıldığının tarihe not düşülmesi gerekti...
Haber: AYÇA ÖRER - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

Avukat Nuray Ekşi, Danıştay’ın başörtü şerhini kaldırmasının ardından girdiği davada bu kez hakimin uyarısına takıldı. Ekşi için mahkeme tutanağına “Bir kadın avukatın başı örtülü duruşmaya katıldığının tarihe not düşülmesi uygun görülmüştür” şerhi düşüldü.
Başörtüsü sorunu nedeniyle 23 yıldır avukatlık yapmasına rağmen davalara giremeyen avukat Nuray Ekşi, izlediği icra takibi davasında bu kez hakimin uyarısıyla karşılaştı. Bakırköy Adliyesi’nde geçen ay görülen icra davasında Hâkim, ön inceleme tutanağına avukat Ekşi için şerh düştü. Şerhte şu ifadeler yer aldı:
“Her ne kadar davacı vekilinin başının örtülü olduğu, bu örtü biçiminin Anadolu kadınının kullandığı tarz olmayan sıkma baş diye tabir edilen nitelikte olduğu, kadın avukatların başlarının açık olarak duruşmaya katılmaları gerektiği yolundaki kararın Danıştay tarafından iptal edildiğinin haricen bilinmesi nedeniyle mahkememizin herhangi bir müdahale olanağının olmadığı görüldü. Ancak 27/03/2013 günü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir mahkemesinde bir kadın avukatın başı örtülü olarak duruşmaya katıldığının tarihe not olarak düşülmesi gerektiği uygun görülmüştür.”

Yazmadan önce sordu

Ekşi, Hâkimin duruşma öncesinde kendisine olumsuz bir tavır göstermediğini, uyarmadığını söyledi ve yazının tutanağa karşı tarafın avukatını beklerken düşüldüğünü anlattı:
“Karşılaştığımızda tavrı normaldi. Düştüğü notu görünce ‘Tutanağa geçirmek istiyorum, bir şey diyor musunuz?’ dedi. ‘Siz bilirsiniz’ dedim. Ortam gerginleşmesin diye devam ettim. Danıştay’ın kararından sonra duruşmaya ilk kez gitmiştim. Şerhte kırıcı ifade kullanıldı. Üzüldüm ama sonuçta bir şey söylesem mesele uzar diye düşündüm.”
Mezun olduktan dört yıl sonra avukatlık yapmaya başlayan Ekşi, 23 yıllık meslek hayatında genellikle büroda yöneticilik yapmış, İstanbul dışındaki davalara girmiş: “1993-1995’e kadar duruşmalara giriyorduk. 28 Şubat’tan sonra adliyelerde sıkıntılar yaşanmaya başladı. Normalde avukatların başlarının açık olması gerektiğine dair bir yasa hükmü yok, meslek kuralı ama ortam gerginleşmesin diye çok zorlamadık. Müvekkilerin hakkını kullanıyorsun, ortam gergin, siyasi şartlar da uygun değildi.”

Alışma süreci olacak

Ekşi dosyanın tarafsız görüleceğine dair kaygılar taşıdığını belirterek şöyle konuştu: “Benim yerime başka bir avukat girse bile dosya mimlendi.”
Ancak Ekşi her şeye rağmen umutlu: “Bir alışma süreci yaşanacak. Hâkimler de yaşayacak, bizler de yaşayacağız. Karşılıklı gardımızı aldık. Ama bu süreç de geçecek.”