Hrant Dink davası: Avukatların talepleri bir kez daha reddedildi

Hrant Dink davası: Avukatların talepleri bir kez daha reddedildi
Hrant Dink davası: Avukatların talepleri bir kez daha reddedildi
Gazeteci Hrant Dink'in katledilmesiyle ilgili davanın 5. duruşmasında, Dink avukatlarının devlet görevlileri hakkındaki soruşturmanın beklenmesi yönündeki talebi bir kez daha reddedildi. Duruşma, 3 Eylül'e ertelendi.

İSTANBUL - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastına ilişkin davanın 5. duruşması görüldü. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanıklar katılmazken taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Ahmet Tokat, bir işyerinin güvenlik kamerası görüntüsünde cinayet günü Ogün Samast'ı takip ettiği belirtilen kişinin tutuksuz sanık Osman Hayal olup olmadığının tespiti için TÜBİTAK'a yazılan müzekkereye henüz cevap verilmediğini belirtti.

'DEVLET GÖREVLİLERİ HAKKINDAKİ SORUŞTURMANIN SONUCU BEKLENSİN'

Dink ailesinin avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, "Devletin güvenlik, emniyet ve istihbarat birimlerinin de bu olaydan haberdar olmaları nedeniyle haklarında soruşturma yapılmasını talep ettik. Talebimiz savcılıkça kabul edilmeyince AİHM'ne gidildi. AİHM kararından sonra soruşturma başlatıldı. Bu soruşturmada bazı devlet görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle tekrar Anayasa Mahkemesi'ne ve ağır ceza mahkemelerine yapmış olduğumuz itirazlar kabul edildi. Şu anda bu olayla bağlantılı olarak bir soruşturma dosyası vardır. Bu soruşturma halen devam etmektedir. Bu soruşturmanın sonuçlanması beklensin" dedi.

Avukat Bakırcıoğlu, "Her ne kadar soruşturma dosyası 2014 yılı olarak başlamaktaysa da aslında 2007 yılında başlatılan bir soruşturmanın devamıdır. Örgütün ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için soruşturma dosyasının sonuçlanması mutlaka beklenmelidir" diye konuştu. Bakırcıoğlu ayrıca dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz'ün yargılandığı Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyanın bu davayla birleştirilmesini, daha önce reddedilen kovuşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerinin kabul edilmesini talep etti.

'Hrant'ın Arkadaşları'ndan adliye önünde açıklama

'BİZ SİLAHLI BİR ÖRGÜTÜN OLDUĞUNU İDDİA EDİYORUZ'

Dink ailesinin avukatlarından Tahir Elçi ise önceki kararın Yargıtay'ca bozulduktan sonra davanın yeniden görülmeye başlandığını, bu nedenle yeni delillerin toplanması ve soruşturmanın derinleştirilmesinin mümkün olduğunu belirtti. Avukat Elçi, "Biz olayda silahlı bir örgütün olduğunu iddia ediyoruz ve buna göre delillerin toplanarak savcılıktaki soruşturmanın sonuçlanmasını bekliyoruz" dedi.

Sanıklar Yasin ve Osman Hayal'in avukatı Fatma Aygören de "Savcılıktaki soruşturmanın sonuçlanması beklenmelidir. Çünkü bu dosyadaki delillere göre sanıkların durumları ortaya çıkacaktır" dedi.

SAVCI: AVUKATLARIN TALEPLERİ REDDEDİLSİN

Savcı Yavuz Pehlivan mütalaasında, savcılıktaki soruşturma dosyasının incelenmek üzere istenmesini, avukat taleplerinin reddini talep etti. Mahkeme heyeti, TÜBİTAK'a yazılan müzekkerenin beklenmesine, sanık Ahmet İskender'in yakalamalı halinin sürdürülmesine ve sanık Erhan Tuncel'in avukatının müvekkilinin yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verdi. Heyet ayrıca Dink ailesi avukatlarının taleplerinin önceki celse reddedildiğini, bu nedenle yeni bir karar verilmesine yer olmadığını ancak bu taleplerini yargılama sonunda verilecek kararın temyizi sırasında gerekçe olarak sunabileceklerini kararlaştırdı. Duruşma, 3 Eylül'e ertelendi.

DAVANIN 8 YILLIK GEÇMİŞİ

Hrant Dink'in, 2007 yılında, yayın yönetmenliğini yaptığı haftalık Agos gazetesinin önünde uğradığı silahlı suikast ile öldürülmesi davasına bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Ocak 2012'de 19 sanık hakkında ilk kararını vermişti. Mahkeme sanık Yasin Hayal'e "Hrant Dink'i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yazar Orhan Pamuk'u "tehdit etmek" suçundan 3 ay ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçundan 1 yıl hapis cezası vermiş, "silahlı terör örgütü yöneticisi olmak" suçundan ise beraatini kararlaştırmıştı. Sanık Erhan Tuncel'in de toplam 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmederek tahliyesine karar veren heyet, sanıklardan Ersin Yolcu'yu 12 yıl 6 ay, Ahmet İskender'i 13 yıl 4 ay ve Salih Hacısalihoğlu'nu 2 ay 15 gün hapisle cezalandırmış, bütün sanıkların "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan beraatine hükmetmişti.

KARAR YARGITAY'DA BOZULDU

Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise örgüt yönünden verilen beraat kararını bozmuş, sanıkların "silahlı terör örgütü" değil, "suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt" üyesi oldukları gerekçesiyle yargılanmalarına karar vermişti. "Kasten öldürmeye azmettirme" ve Orhan Pamuk'u "tehdit" suçlarından sanık Yasin Hayal'e verilen mahkumiyet kararını onayan Yargıtay, Hayal hakkındaki "silahlı terör örgütü kurma, yöneticisi olma" suçundan verilen beraat kararı ise "suç örgütü kurma ve yönetme" suçundan mahkumiyet gerektiği gerekçesiyle bozulmuştu. Sanıklardan Erhan Tuncel'in "patlayıcı madde imal etme" suçundan mahkumiyet kararını onayan Yargıtay, "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan beraat hükmünü ise sanığın Dink'in öldürülmesi suçuna yardım suretiyle iştirak etmesi sebebiyle mahkumiyeti gerektiği için bozmuştu. Tuncel hakkında "silahlı terör örgütü yöneticisi olma" suçundan beraat kararı da "suç örgütü üyesi olma" suçundan mahkumiyeti gerektiği gerekçesiyle bozulmuştu. Tuncel'in, Trabzon'da 24 Ekim 2004'te McDonalds'ın bombalanması olayında, "genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, mala zarar verme ve 6 ayrı kasten yaralama" suçlarından verilen mahkumiyet kararını da bozan Yargıtay, Tuncel'in bu eyleminin "6 ayrı kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturacağına hükmetmişti. Yargıtay'ın kararının ardından İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın yeniden görülmesine başlandı. Ancak bu mahkemede 6 duruşma yapıldıktan sonra dava dosyası, Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesiyle görevli ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi ise Yargıtay'ın kısmen bozma kararına uyulmasına hükmederek sanıkların yargılamaya başlamıştı.

(Özden ATİK / DHA)