Hrant Dink davasında tetikçinin silahla kan donduran yüzleşmesi

Hrant Dink davasında tetikçinin silahla kan donduran yüzleşmesi
Hrant Dink davasında tetikçinin silahla kan donduran yüzleşmesi

Cezaevinde aldığı kilolar her duruşmada biraz daha dikkat çeken Ogün Samast, ?Silahı Yasin ağabey hazırlayıp elime verdi, ateş ettim? dedi. Mahkeme önünde yüzlerce kişi ?Hrant için adalet? ararken, Dink?in eşi Rakel Dink ile kardeşi Orhan Dink de (arkada gözlüklü) duruşmayı izledi. FOTOĞRAFLAR: ERHAN SEVENLER / AA FOTOĞRAF: TANER YENER / DHA

Hrant Dink'i vuran tabanca dünkü duruşmada sanıklara gösterildi. Ogün Samast, 'Bu o silah mı?' sorusuna, 'Ne bileyim, düğüne gitmiyordum ki adam öldürmeye gidiyorum' yanıtı verdi. Samast gülerek silahla oynarken Yasin Hayal, 'Onaylıyorum, o silah' dedi
Haber: SERKAN OCAK / Arşivi

İSTANBUL - Hrant Dink davasında dün ‘bir katilin soğukkanlı cinayet tatbikatı’ yaşandı. Cinayette kullanılan silah duruşmaya getirildi. ‘Tetikçi’ Ogün Samast, silahı cinayetten sonra bir kez daha eline alarak bir süre inceledi.  Önce silahın emniyetiyle uğraştı, sonra şarjörünü birkaç kez takıp çıkarttı. Ardından Mahkeme Başkanı Erkan Canak’ın “Bu, o silah mı?” sorusuna, “Olabilir, ne bileyim” dedi. Bir süre kendi kendine gülen Samast, cinayetin ‘azmettirici’si Yasin Hayal’in “Yüzde 100 odur” uyarısı üzerine “Bu, başkanım bu” dedi. Silahın rengi ve markasını hatırlamadığını söyleyen Samast, “Oraya düğüne gitmedim ki, adam öldürmeye gidiyorum. Güzel miymiş diye mi bakacaktım?” diye konuştu.
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in Osmanbey’de gazeteden çıktığı sırada caddede takip edilerek öldürülmesiyle ilgili davanın 11. duruşması dün Beşiktaş Adliyesi’nde görüldü.  İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu sanıklar Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ogün Samast, Ahmet İskender ve Ersin Yolcu hazır bulundu.
Avrupa Birliği Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Helenne Flautre, Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu Danışmanı Ali Yurttagül, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Uluslararası Yazarlar Birliği’nden Eugene Schoulgin, Paris ve Brüksel barosundan üç avukat duruşmayı izleyenler arasındaydı. Dink’in eşi Rakel, kızı Delal ve kardeşi Orhan Dink de beşi tutuklu 20 sanığın yargılandığı salondaki yerlerini aldı.
Erhan Tuncel’in, tanık sıfatıyla dinlenmesini istediği Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nden polis Ahmet Kurt’un Trabzon’dan gelen ifade tutanağı okundu. Bunun üzerine avukat Fethiye Çetin, Tuncel’e sorular sordu. Tuncel, “Avukatlar dersine iyi çalışmış” deyince Mahkeme Başkanı Canak, “Avukatlara tahrik edici cümleler kullanma. Fethiye hanım yılların avukatı. Gözünü seveyim. Bak öyle söyleyince de ‘gözünü seveyim’ yanlış anlaşılıyor” dedi. Çetin de Tuncel’e “Yorum yapmayı bırak. Sorularıma cevap ver” dedi. 

‘Silahı berberde verdi’
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, cinayette kullanılan silah salona getirildi. Müdahil avukatlar sanıkların silahla ilgili sorgusunun tek tek yapılmasını isteyince sanıklar salondan çıkarılıp tek tek sorgulandı. İlk olarak Ogün Samast’ın sorgusu yapıldı. Samast, silahın rengini, markasını hatırlamadığını söyleyerek şunları dedi:
“Silahı Yasin ağabey hazırlayıp elime verdi. Ateş ettim. Berber dükkânında belime silahı koydu. İlk kez olay yerinde çıkarttım.”
Müdahil avukatlardan Ayşe Becerik, “Silahı beline koyduktan sonra hiç incelemedin mi? Silah ateşlemeseydi ne olacaktı, aklına bu gelmedi mi?” diye sorunca, Samast, şöyle konuştu:
“Oraya düğüne gitmedim ki, adam öldürmeye gidiyorum. Silahın rengini nasıl hatırlayayım. Bu silah güzel miymiş diye mi bakacaktım?” dedi.
Daha sonra Yasin Hayal, sorgulandı. Hayal, silahın el yapımı siyah ve küçük olduğunu, sekiz şarjörü bulunduğunu, bir de silahın ağzına mermi aldığını belirterek, “Dokuz mermiyle hazırladım. Ogün’ün beline koydum. Onun yapacağı tek iş tetiğe basmaktı” dedi.

‘Bu, başkanım bu...’
Diğer tutuklu sanıkları Ahmet İskender ve Ersin Yolcu ise silahı daha önce gördüklerini ancak bu kadar yakından görmediklerini belirti. Erhan Tuncel ise silahı cinayetten önce hiç görmediğini söyledi.
Daha sonra silah, mübaşir aracılığıyla sanıklara gösterdi. İlk Samast silahı eline aldı. Silahı bir süre inceleyen Samast, emniyeti ve şarjörüyle uğraştı. Samast, hiçbir şey hatırlamadığını söylediği silahla ilgili, “Bu olabilir, ne bileyim” dedi. Samast’ın kendi kendine güldüğü ve silahla uğraştığı sırada Hayal, “Yüzde 100 odur, onaylıyorum” dedi. Samast da “Bu, başkanım bu” dedi.
Yasin Hayal’in sözlerinin ardından izleyiciler arasındaki bir avukat “Dalga geçiyorlar” dedi. Hayal sıranın üzerine çıkarak, “Sen yorum yapamazsın” diye çıkıştı. Hayal, elindeki su şişesini de atacakmış gibi avukata gösterdi.

8 Şubat’ta gizli tanık
Tahliye taleplerinin reddedildiği duruşma, 8 Şubat 2010 tarihine ertelendi. Mahkeme heyeti bu duruşmada gizli tanık dinleneceğini açıkladı. Gizli tanıklı duruşmada tüm tutuklu ve tutuksuz sanıklar hazır bulunacak. 

‘Tahrik araştırılsın’ sözüne tepki: O karar Türkiye’nin utanç metni
Tutuklu sanıklar Ersin Yolcu ve Ahmet İskender’in avukatı Feyzullah Şama, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Dink’in 301. maddeden yargılanan yazısıyla ilgili verdiği kararı onayan Yargıtay Genel Ceza Kurulu kararını örnek gösterdi. Şama, olayda tahrik unsurunun aranması gerektiğini öne sürünce müdahil avukatlar tepki gösterdi.
Müdahil avukatlardan Bahri Belen, Dink’in barışı savunması nedeniyle hedef alındığını belirtirken, avukat Fethiye Çetin de “Her ülkenin tarihinde utanacağı kara metinler olur. Türkiye de o metinden dolayı çok utanacak” dedi.
Dink’in hedef gösterildiği sırada Sabiha Gökçen’i yazdığını, o haberden sonra ırkçı saldırılara uğradığını anlatan Çetin, Dink’in asıl, karar verildiği gün vurulduğunu söyledi. Çetin, avukat Şama’ya dönerek, “Bu kararı örnek göstermeniz, ‘Cinayet, ırkçı saikle işlenmiştir’ tezini doğruluyor” dedi.
Avukat Kezban Hatemi de Yargıtay kararının ‘hukuk katliamı’ olduğunu savunarak, “Bu, Türkiye için insanlık tarihinin bir ayıbıdır. Bir Türk olarak bu karardan çok utanıyorum. Hrant Dink’in, ırkçı zihniyet tarafından haddi bildirilmek istenmiştir. Ermeniler arasında ‘sorgulayan biri’ olarak, susturulmuştur” diye konuştu.