Hrant Dink ödülü Angie Zelter ve Şebnem Korur Fincancı'ya verildi

Hrant Dink ödülü Angie Zelter ve Şebnem Korur Fincancı'ya verildi
Hrant Dink ödülü Angie Zelter ve Şebnem Korur Fincancı'ya verildi
Hrant Dink'in doğum günü olan 15 Eylül'de altıncı kez verilen Uluslararası Hrant Dink Ödülü'nü Şebnem Korur Fincancı ve Angie Zelter kazandı

Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilen ve sunuculuğunu Olgun Şimşek’in yaptığı ödül töreninde, Ara Dinkjian ve Ari Hergel sahne aldı ve 2014 yılı ödül sahipleri açıklandı.

Daha önce altı kez verilen ayrımcılıktan, ırkçılıktan, şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için çalışan, bu idealler uğruna bireysel risk alan, ezber bozan, barışın dilini kullanan, bunları yaparken, insanlara mücadeleye devam etme yolunda ilham ve umut veren, biri Türkiye ’den biri yurt dışından olmak üzere, iki kişi, kurum veya verilen Hrant Dink Ödülü'nü Şebnem Korur Fincancı ve Angie Zelter kazandı.

Uluslararası Hrant Dink Ödülü'nün bu yılki jürisinde Baskın Oran, Gerard Libaridian, Kenneth Roth, Kumi Naidoo, Mary Kaldor, Nataša Kandic, Cumartesi Anneleri / İnsanları, Oya Baydar ve Rakel Dink bulunuyordu.

Hrant Dink Vakfı, ödülle, bu yönde çaba gösterenlere, seslerinin duyulduğunu, yaptıklarının görüldüğünü ve yalnız olmadıklarını hatırlatmak, onlara manen destek olmak, tüm insanları idealleri uğruna mücadeleye teşvik etmek istiyor.

2009'dan bu yana ödül kazanan isimler ve kurumlar

Önceki yıllarda Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü kazananlar arasında Alper Görmüş, Amira Hass, Türkiye Vicdani Ret Hareketi, Baltasar Garzón, Ahmet Altan, Lydia Cacho, İsmail Beşikçi, Uluslararası “Memorial” Topluluğu, Nataša Kandic ve Cumartesi Anneleri / İnsanları bulunuyor.

Şebnem Korur Fincancı kimdir?

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, adli tıp, işkencenin saptanması ve rehabilitasyonu alanlarında, dünyaca tanınmış bir uzman.

Birleşmiş Milletler'ce işkencenin saptanmasında uluslararası standart kılavuz olarak kabul edilen İstanbul Protokolü belgesinin oluşturucularından ve eğitmenlerinden.

Korucu birçok doktora protokolün uygulanması, işkencenin saptanması konusunda eğitimler verdi.

Adli Tıp Kurumu'nda ihtisas kurulu üyeliği ve başkanlığı yapan Korur Fincancı, işkencenin yaygın, yetkililerin işkencenin üstünü örttüğü 1990'larda, işkenceyi saptayan raporlar verdikçe ve tıp etiği üzerine yazılar yazdıkça, yetkililerin baskılarıyla ve engellemeleriyle karşılaştı. Sık sık bulunduğu görevlerden çeşitli bahanelerle uzaklaştırıldı, kazandığı davalarla geri döndü. Bu vakalardan bazıları, sendikacı Süleyman Yeter'in öldürülmesiyle, Manisalı gençlere işkence yapılması ve Umut davasıyla ilgili dosyalarda işkenceyi saptadığı raporlardı. Dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır'ın kendisiyle ilgili Adalet Bakanlığı'na yazdığı ve görevden alınmasını istediği "gizli" yazı, "kazara" savcılığa gönderilince ortaya çıkmıştı.

Korur Fincancı, aynı zamanda Adli Tıp Uzmanları Derneği'nin kurucu üyesi. 1996'da Birleşmiş Milletler Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi adına, Bosna'daki toplu mezarlardan çıkarılan cesetlerin otopsi çalışmalarında yer aldı. 2000'de, İnsan Hakları İçin Hekimler'in Güney Afrika'daki uluslararası çalışmasında, 2002'de Dünya Sağlık Örgütü'nün Kadına Yönelik Cinsel Şiddet Araştırması ve El Kitabı çalışmalarında, çeşitli ülkelerde İstanbul Protokolü'nün uygulanması eğitimlerinde yer aldı.

Adli tıp, insan hakları, barış çalışmaları, işkencenin önlenmesi, kadına yönelik şiddet alanlarında birçok çalışması ve katkısı bulunan Korur Fincancı, Evrensel gazetesinde haftalık yazılar da yazıyor.