Hrant Dink ölümünün ikinci yılında anıldı

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Şişli'de iki yıl önce öldürüldüğü yerde anıldı

 

MERAK ETME HRANT KATİLLERİNİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ 

 

HRANT DİNK ANMASINDAN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

 

İSTANBUL - AGOS’un Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, iki yıl önce öldürüldüğü gazete binası önünde toplanan binlerce kişi tarafından anıldı. Anmada Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve İngilizce 'Hrant için adalet için' yazılı dövizler taşındı; 'Hrant’ın katili çete devleti' sloganları atıldı ve Filistin bayrakları taşındı. Geçen yıl olduğu gibi törenin ardından Taksim’e yürüyen bir gruba polis biber gazıyla müdahale etti.

Hrant Dink'ın anma eylemi duyurulurken 'Adalet için, eşitlik için, bebeklerden katil yaratan karanlığa ışık düşürmek için biraraya geliyoruz' deniyordu. Anma töreni, cinayetin işlendiği Halaskargazi Caddesi’ndeki AGOS Gazetesi binası önünde yapıldı. Dink’in öldürüldüğü kaldırıma karanfiller, yanan mumlar ve üzerinde 'Hrant için adalet için' yazılı büyükçe bir pankart bırakıldı. Ayrıca binanın her iki penceresine de aynı sloganın yazıldığı bir pankart ve Dink’in fotoğrafı asıldı. Katılımcılar da üzerinde aynı sloganın Türkçe, Kürtçe, Ermenice ve İngilizce versiyonlarının yazıldığı lolipoplar taşıdı. Sık sık 'Hrant’ın katili çete devleti', 'Hrant Dink'in katili Ergenekon', 'Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz', 'Faşizme inat kardeşimsin Hrant' ve Türkçe 'Hrant seni unutmayacağız' anlamına gelen Ermenice 'Hrant kerzi çi bidi mornank' sloganları atıldı. 'Hepimiz Filistinliyiz' sloganlarının da atıldığı anmada Filistin bayrakları da taşındı.

Arkadaşları yalnız bırakmadı

Gazete binası önü kol kola giren gençler tarafından çevrelenirken, binada Dink’in eşi Rakel, oğlu Arat, kızları Delal, Sera, kardeşleri Orhan ve Levent, ailenin avukatı avukatı Fethiye Çetin ve AGOS çalışanları hazır bulundu. ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Radikal gazetesi yazarları Oral Çalışlar, Cengiz Çandar, gazeteci Ali Bayramoğlu, yazar Vedat Türkali, dansçı Zeynep Tanbay, müzisyen Yasemin Göksu, yönetmen Sırrı Süreyya Önder, oyuncu Halil Ergün ve avukat Kezban Hatemi binaya girerek aileyi yalnız bırakmadı.

-Özür diliyorum-

Alanda toplanan insan sayısı giderek arttı ve cadde trafiğe kapatıldı. Tören Dink için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Dink’in arkadaşları adına oyuncu Halil Ergün bir konuşma yaparken, Dink’i eşi Rakel Dink pencereye çıkarak katılımcılara el salladı. Ergün Hrant'tan ve Ermenilerden özür dilediğini belirterek, "Kardeşim Hrant yetim bir halkın yetim çocuğuydu ve biz o yetim çocuğu kaybettik. İçimizden bizden birisi olarak konuştu, yüreklerimize seslendi. Tarihimizle yüzleşmek için önemli bir tutamaktı. Şimdi Talat Paşa'nın belgelerine bakıp bir milyon Ermeni'nin yitip gittiğini öğreniyoruz. Hrant bize bunları söylüyordu. Hrant'ı öldürenlerin ırkçı, milliyetçi kardeşler olduğunu şimdi görüyoruz. Şimdi ben senden ve bu toprağın Ermenilerinden özür diliyorum. Buradakileri de özür dilemeye çağırıyorum" diye konuştu. Ergün konuşmanın alkışlar eşliğinde üç kez özür dileyerek bitirdi.

Bir duduk sanatçısının 'Sarı gelin' ve diğer Ermenice ve Türkçe ezgileri çaldığı anma boyunca katılımcılar gözyaşı döktü. Haber kanalları anmayı canlı takip ederken, Ermeni Shant TV de seyircileri için bir program hazırladı.

Taksim'de müdahale

Dink’in öldürüldüğü akşam yuhalanan CHP İlçe örgütü Şişli’de, ilçe başkanı Hıdır Tanrıverdi imzalı 'Katledilişin 2. yılında Hrant Dink’i saygıyla anıyoruz' yazılı pankart astı. Törenin ardından Taksim’e yürüyen bir grup ile polis arasında gerginlik yaşandı. Gruptakilerden bazılarının polise taş atması üzerine, güvenlik güçleri biber gazıyla grubu dağıttı.

-O çocuğu özlüyoruz-

AGOS gazetesi 'Fotoğraftaki çocuk' manşetiyle çıktı. Dink'in çocukluk fotoğrafının birinci sayfadan basıldığı yazıda "İçindeki çocuğu çoktan öldürmüş olanlar, onun karşısında aciz hissettiler kendilerini. Yitirmiş oldukları vicdanın ve yüreğin acısını da ondan çıkarmak istediler" denildi. AGOS, dünkü sayısında sukastin ikinci yıl raporuna yer verirken, cinayetin kronolojisini de yazdı. Manşetteki ' Fotoğraftaki çocuk' yazısında şöyle denildi: "Herkes gibi bir çocuktu o da. Aynen bizler gibi, çocuk olarak çıktı yola. İçinde görünmek, duyulmak, sevilmek arzusuyla...Çocuk, kendi farklılığının farkındaydı. Hem keyfini çıkardığı hem de bu yüzden biraz utandığı bir farktı bu. Herkesle eºit olmaya, hak yememeye, adil davranmaya, vicdanın sesini dinlemeye yatkındı... Korkmadığı için de, büyüse de çocuk kaldı...Ölüm onu korkutup avucunun içine alamadı... Çocukluk ona ölümsüzlük getirdi. Ruhunu ve vicdanını temiz bıraktı. İçindeki çocuğu çoktan öldürmüş olanlar, onun karşısında aciz hissettiler kendilerini. Yitirmiş oldukları vicdanın ve yüreğin acısını da ondan çıkarmak istediler...O çocuğu özlüyoruz. İçimizdeki çocuğa dokunmamızı sağlayan, bize yeniden hayat veren o çocuğu … Ölümün karşısında gülümseyerek durabilen o çocuğu …Bugün bizim de fotoğrafımız çekiliyor. Birimiz en öne geçmeye, bazımız kafasını yandan uzatmaya çalışıyor. Ama kimse fazla heveslenmesin... Çünkü her fotoğraf hâlâ O ’nu çekiyor. Açılmış kolları, parıltılı gözleri ve büzülmüş dudaklarıyla... ”