Hrant Dink tehdidi yazdı arkadaşları valiyi suçladı Güler iddiayı yalanlıyor

"... Zaten konuşmaların içeriğinden, beni hangi amaçla oraya çağırdıkları belliydi. Haddimi bilmeliydim... Dikkatli olmalıydım... Yoksa iyi olmazdı!"

İSTANBUL - "... Zaten konuşmaların içeriğinden, beni hangi amaçla oraya çağırdıkları belliydi. Haddimi bilmeliydim... Dikkatli olmalıydım... Yoksa iyi olmazdı!"
Genel Yayın Yönetmenliği'ni yaptığı AGOS Gazetesi'nin önünde önceki gün ensesine sıkılan üç kurşunla öldürülen Hrant Dink, Radikal'e gönderdiği yazısında ve altı ay hapis cezası aldığı davayla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yaptığı başvuruda 2004 Şubatı'nda İstanbul Valiliği'nde gerçekleşen toplantıyı böyle anlattı. Katledilmesinden sonra gazeteci dostu Aydın Engin, gazetecilere valilikteki toplantıdan bahsetti ve 'tehdit edildiğini' söyledi. İstanbul Valisi Muammer Güler'se toplantıyı doğruladı ancak tehdit iddialarını yalanladı: "Görüşmedekiler istihbarat ve güvenlik görevlileriydi. Kendisine tehditler konusunda bilgi verildi."
'Çağrılmam normal mi?'
AGOS Gazetesi yazarı Aydın Engin, dün gazete önünde yaptığı açıklamada Hrant Dink'in yazılarını da anımsatarak tehdit edildiği iddiasını yineledi: "Hrant Dink 2004 yılında valilikten gelen bir telefonla elindeki bilgi ve belgelerle valiliğe gitti. Gitmeden önce bize bir vali yardımcısının kendisini makamına çağırmasının alışıldık bir şey olup olmadığını sordu. Biz de kendisine, 'hayır bu normal bir şey değil' dedik. Vali yardımcısının odasında bir kadın ve bir erkekle karşılaştı. Vali yardımcısı bu kadın ve erkeğin kendisini 'ziyarete gelen yakınları olduğunu ve sohbetlerini izlemek istediklerini' söyledi. Ondan sonra Vali yardımcısı bir daha konuşmadı. Erkek ziyaretçi bir saat boyunca Dink'e 'Agos böyle haberler yapmaya devam ederse, sen böyle konuşmaya devam edersen başına bir şeyler gelir' diye konuştu. Bu sözler başka türlü anlaşılması mümkün olmayan sözler."
Dink 'in avukatı Erdal Doğan da "Bu cinayet 2,5 yıldır geliyorum' diyordu" diyerek, İstanbul Valiliği'ndeki görüşmeden sonra gazete binası önünde gösteri yapıldığını ve bu gösteriden sonra da Dink'in yargılama sürecinin başladığını söyledi. Doğan, "O hukuk cinayetinin işlendiği linç süreci de başlamış oldu. Bu linç süreci toplumsal bir linç hali değildi. Bir grup içerisinde organize bir olaydı. Bu sürece meslek cübbeleriyle de katılanlar oldu" dedi.
'Tehdit söz konusu değil'
İstanbul Valisi Muammer Güler, önceki gece yaptığı açıklamada toplantıyı soran gazetecilere "Asla bir tehdit, asla bir uyarı söz konusu değildir" diye konuştu.
Muammer Güler, dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde yaptığı açıklamada Dink'i bilgilendirdiklerini iddia etti: "Görüşme 24 Şubat 2004'te emniyetten sorumlu vali yardımcısı tarafından kendisine yapılan bir davet üzerine gerçekleştirildi. Sabiha Gökçen'le ilgili yazılar üzerine bazı olumsuz değerlendirmeler yapılmış, bazı tepkiler doğmuştu. Bu arada Ermeni cemaatine ve Patrikhane'ye de çeşitli tehditler ulaştı. İstanbul, Bursa ve Yalova'da yapılan incelemelerde bir kişi tutuklandı ve 10 ay hapis cezası aldı. Ermeni cemaatinin önde gelen bir insanı bir genel yayın yönetmeni olarak sayın Dink'in tehditlerden haberdar edilmesi için kendisi alenen davet edilmiş. Görüşme 'bu tür haberlerin aslında fikir özgürlüğü çerçeveside kendisinin kötü niyeti olmadan yazılmasına karşın, bazı kişilerle cemaatine karşı tehdit unsuru gibi algınlandığını, Patrikhane'nin de tehdit edildiği' belirtilerek doğacak tepkiler konusunda kendisi bilgilendirildi. Orada bulunan kişiler istihba-rat ve güvenlik görevlileridir."