@ismailsaymaz

Hrant Dink'e çifte anma

Hrant Dink, ölümünün 40'ıncı gününde hem mezarı başında hem de Kınalıada'da anıldı. Patrik 2. Mesrob, "Suikastin gerçek azmettiricilerinin belirlenememiş olması düşündürücü" dedi. Kınalıada'da, kilisedeki ayinden sonra bir grup 'Sarı Gelin' türküsü eşliğinde sahile kadar yürüdü.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Kınalıada, sakinleri ve hayranları Hrant Dink'i anmak için seferberdi. AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dink'in üyesi olduğu Kınalıada Su Ürünleri Kooperatifi'nin düzenlediği anmada, 'Sarı Gelin' türküsü eşliğinde yürüyenler daha sonra Dink'in kayığı Burak'a mimozalar bıraktı. Dink'in Zeytinburnu'ndaki Balıklı Ermeni Mezarlığı'ndaki kabri başındaysa hüzün vardı. Törenlerde yapılan konuşmalarda soruşturmanın yavaş ilerlemesi eleştirildi.
Kınalıada, 'sakini ve hayranı' Hrant Dink'i öldürülüşünün 40. gününde unutmadı, Kınalıada Su Ürünleri Kooperatifi, günler öncesinden hazırlıklara başlamıştı. MHP ilçe örgütü tarafından adaya asılan 'Hepimiz Türküz, hepimiz Mehmetiz' pankartının yarattığı gerginlik de böylece giderilecekti. Kadıköy, Bostancı ve Sirkeci'den dün sabah kalkan vapurlar en kalabalık yolcularını Kınalıada'ya bıraktı. Yolcuların yarıya yakını polisti.
Dualar kardeşlik için
Adalılar ve konuklar ilk olarak Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi'ndeki ayine katıldı. Bu pazar, 'Büyük Oruç' arifesindeki üçüncü pazardı. Ama kiliseye gelenlerin çoğu, Dink'e adanan dua için oradaydı. Papaz, Kınalıada'yı 'birlikte yaşam'a örnek gösterdi. Dua kardeşlik dileğiyle bitti.
Kiliseden ayrılan kalabalık, önlerinde Dink'in portresi, yokuş aşağı yürüyerek, iskeledeki kooperatif binasına geldi, Sağda, Dink'in 30 yıl önce Ermeni yetimlere ağabeylik, 'ahbariklik' yaptığı bina vardı. Kalabalık iskeleye inerken kooperatif binasından 'Sarı Gelin' türküsü yayılıyordu. Bu arada, Bahar Pastanesi'ne asılan büyük Türk bayrağı ve Atatürk portresi de kooperatif binasının karşısındaki binaya taşınmıştı. Bayrak ve portre 'kooperatifin' isteği doğrultusunda kaymakamlık tarafından asılmıştı.
İki saygı duruşu
Adalılar kooperatif binasında toplandı. Her köşede Dink'in resimleri vardı. AGOS çalışanı ve ada sakini Sevan Ataoğlu'na göre Marmara, Dink'ten sonra daha da fazla kirlenmişti. Ataoğlu, herkesi Dink ve geçen hafta ölen Ermeni şair Zahrad için saygı duruşuna davet etti. Daha sonra kooperatif adına da konuşan muhtar Seyfi Tetik'e göre, 'Atatürk milliyetçiliğini' felsefe edinmiş Dink'le ilgili saygı duruşu yeterli değildi. Bu kez de 'Atatürk, şehitler ve basın şehitleri' için saygı duruşunda bulunuldu.
Ada gazetesinden Avedis Hilkat'se Dink'e mimozalar getirdiklerini, mimozanın İspanyolca 'nazlı' demek olduğunu söyledi, "Dink'i, bizim nazlımızı vurdular" derken hıçkırıklar duyuldu. Bu törende ilçe kaymakamı ve belediye başkanının koltuğu boştu.
Konuşmalardan sonra iskeleye geçildi. Dink'in kayığı 'Burak', buraya bağlanmıştı, Mimozalar art arda kayığa bırakıldı. Kayıkta, Dink'in balık tutarken çekilmiş fotoğrafı vardı. Sonra helva dağıtıldı. Konukları taşımak üzere kıyıya yanaşan Bostancı motoru, konukları götürünce adaya aynı kış sakinliğine yeniden büründü. Bayrak ve portre de duvardan indirildi.
Dink için dün Kumkapı'daki Meryem Ana Ermeni Kilisesi ve Zeytinburnu'ndaki Balıklı Ermeni Mezarlığı'nda da tören vardı. Türkiye Ermenileri Patriği 2. Mesrob'un yönettiği ayine Dink ailesinin yanı sıra gazeteciler Cengiz Çandar, Ali Bayramoğlu, Ayşe Ünal, Oral Çalışlar, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi ve eşi Kezban Hatemi, yazar Elif Şafak, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve Ermeni cemaati üyeleri katıldı. Ayini 'Kaybolan Oğul Pazarı' olarak adlandırdıklarını belirten 2. Mesrob, "Geçen 40 gün zarfında ne yazık ki, bu suikastın gerçek azmettiricilerinin belirlenememiş olması, son derece üzücü ve düşündürücüdür. Halbuki bu menfur suikastın bir an önce açıklığa kavuşması ülkedeki barış, huzur ortamı ve güvenlik güçlerine duyulması gereken güven açısından son derece gereklidir" dedi.
Gazeteci Cengiz Çandar da bu açıklamaya destek verdi: "Soruşturma iyi gitmiyor. Bu işin altında kalınacak gibi gözüküyor. Ve bunun faturası da çıkacak gibi. Seçim yılı diye üzerine fazla gidilmeyecek gibi görünüyor."
Kabirde hüzün
Hrant Dink'in kabrindeki törende de hüzün hâkimdi. Sevenlerinin getirdiği çiçekler görevliler tarafından Dink'in mezarının üzerine serpiştirildi. Rakel Dink, uzun süre eşinin mezarı başında oturarak ağladı, eşinin fotoğrafını okşadı. Rakel Dink'i, kızı ve oğlu sarılarak teselli etmeye çalıştı. Rakel Dink, hıçkırıklar arasında, "Devlet bunun hesabını verecek" diyebildi.
Törende, Meryem Ana Ermeni Kilisesi'ne mensup din görevlileri tarafından dualar okundu ve "Allah rahmet eylesin" denildi. Tören boyunca da mezarın üzerinde iki tütsü yakıldı.
Mezarlık bekçisi Malik Yalçın, Hrant Dink için yazdığı şiiri okudu ve alkışlandı. Kalabalık dağılırken, geride Dink'in mezarı başındaki fotoğrafında gülen yüzü kalmıştı.
Ayinden sonra silah sesi
Bu arada ayinin sona ermesinden bir süre sonra Kumkapı' daki Meryem Ana Ermeni Kilisesi'nin avlusuna gelen bir kişi havaya ateş açarak kaçtı. Çevredeki bazı tanıklar, bu kişiyle birlikte başka birinin daha kaçtığını öne sürdü. Bir tanık ise 20'li yaşlardaki bir gencin kilise avlusuna geldiğini ve kendisine susması için işaret ettikten sonra belindeki tabancayı çıkararak bir el havaya ateş ettiğini anlattı.
Olay sırasında kilisede sadece görevlilerin bulunduğu belirtilirken polis olayla ilgili olarak 17-18 yaşlarında iki kişiyi gözaltına aldı.