Hrant'ı mahkum eden yargıçlar ödüllendirildi mi?

Hrant'ı mahkum eden yargıçlar ödüllendirildi mi?
Hrant'ı mahkum eden yargıçlar ödüllendirildi mi?
Hrant Dink cinayeti davasını takip eden avukatlardan Turgut Kazan, Dink'e verilen 'Türklüğe hakaret' cezasında imzası bulunan yargı mensuplarının adeta ödüllendirildiğini, karara itiraz eden Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun ise 'sürüldüğünü' söyledi.

radikal.com.tr


İstanbul Barosu eski Başkanı ve Hrant Dink cinayeti davasını takip eden avukatlardan Turgut Kazan, dün gerçekleştirien son duruşmada açıklanan kararın ardından cinayetin 'ferdi' olduğu yönündeki değerlendirmelere itiraz ederek, gözleri yargı mensuplarına çevirecek hatırlatmalarda bulundu. Kazan, Twitter aracılığıyla yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: 

"Nedim Şener’in cinayeti çözme çabası örgüt; ücretsiz eğitim istemek örgüt; en kirli cinayet ferdi! Hrant’ın beraatini isteyenler nerde, mahkum ettirenler hangi görevlerde?
Hrant’a verilen Türklüğe hakaret cezasını Yargıtay 9. Ceza Dairesi onadı. Başkanı Hasan Gerçeker, şimdi TFF tahkim kurulu başkanı. Ceza Genel Kurulu’nda itiraz reddedildi, Hrant’ın cezası kesinleşti. Ret oyu veren Hasan Erbil, şimdi Yargıtay C.Başsavcısı. Yine ret oyu veren Nihat Ömeroğlu, çocuğunu başbakanın nikah şahidi olduğu törenle evlendirdi. Hrant’ın beraati yönünde tebliğname ve itiraz dilekçesi yazan Ömer Faruk Eminağaoğlu Sulh Ceza mahkemesine sürüldü. Peki, Hrant'ın AİHM'ye açtığı davada hükümetin cevabı neydi?" 

İŞTE O CEVAP 
Hrant Dink ölümünden önce hakkında verilen ‘Türklüğü tahkir’ cezasıyla ilgili olarak AİHM’e başvurmuştu. Ölümünden sonra ise ailesi AİHM’e Hrant Dink’e yönelik suikasttan jandarma ve polisin haberdar olmasına karşın cinayeti önlemediği gerekçesiyle yeni bir başvuru yapmıştı. AİHM bu iki başvuruyu birleştirerek tek davaya dönüştürmüştü. Turgut Kazan'ın sözünü ettiği hükümet savunmasında çarpıcı ifadeler kullanılmış 'Dink, Nazi'lerle kıyaslanmıştı. Yazıda Dink’in ‘Türklüğe hakaret’ten yargılanması savunulmuştu. Dink’i hedefe koyan ve 301. maddeden ceza almasına neden olan yazıyla Agos’u tehdit eden bir kişinin eylemi bir tutulmuştu. Dink konusunda emsal gösterilen ikinci kişi bir Nazi’ydi. Hrant Dink’in tehditlere ve cinayet planlarının bilinmesine karşın korunmadığı iddialarına yönelik verilen yanıtta da “Dink gerçek ve yakın bir şekilde tehdit edilmiş olsaydı, koruma isterdi” denilmişti.  Hükümetin savunmasında cinayet davası ve Dink’in öldürülmesi konusundaki soruşturmaların ‘derinlemesine ve etkin bir şekilde’ yürütüldüğü belirtilmişti. 

Orhan Dink: Aynı zihniyet 

Bu savunmaya Hrant Dink’in kardeşi Orhan Dink şu yanıtı vermişti:  "Hükümetin savunmasını biz de gazeteden okuduk. Gazetede okuduğum haliyle çok şaşırdım. Ağabeyimin son iki yazısı AİHM’e yaptığı savunmaydı. Çünkü AİHM onun son çaresiydi ve son umuduydu. Oradan aklanarak çıkıp, Türklüğü aşağılamak konusunda ‘bakın siz böyle böyle dediniz ama öyle değildi’ diyecekti. Böyle bir karar onu rahatlacaktı. Bizim AİHM’e başvurmamızın en önemli nedeni cinayetten sonra da aynı zihniyetin sürüyor olmasıydı. Ağabeyim artık yok. Ama AİHM kararı onun mirası açısından da bizim için de önemli. Hükümetin savunması bizi şaşırttı. Dava dosyasında da sanıkların avukatları ya da ağabeyime ceza çıkan mahkemeler Türklükle ilgili sözleri ‘haksız tahrik’ten söz ediyordu. Bu savunmada da öyle demeye getiriliyor. Dosyadaki zihniyetin hükümet tarafından savunulması bizi çok şaşırttı. Tedirgin etti ve umutsuzluğa sürükledi.”