HSYK hata yaptı gereken yapılacak

HSYK hata yaptı gereken yapılacak
HSYK hata yaptı gereken yapılacak
Başbakan Yardımcısı Arınç, HSYK'nın yaptığı açıklamanın yargıya müdahale olduğunu söyledi. Arınç, savcı Akkaş'a da tepki gösterdi.

‘Yolsuzluk’ ve ‘rüşvet’ operasyonunun ardından 9’u yeni 10 ismin değiştiği bakanlar kurulu dün yılın son toplantısını yaptı. Toplantıda, 3 çocuklu asgari ücretlilerin vergiden muaf tutulması benimsendi. Bakanlar kurulunun ardından kameraların karşısına geçen Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul merkezli operasyonun ardından yaşanan tartışmalar nedeniyle yargıya sert eleştiriler yöneltti. Savcı Muammer Akkaş’ın başlatmak istediği ikinci dalga operasyonun engellenmesi ve operasyonların amirlere bildirilmesini zorunlu kılan düzenleme (başvuru üzerine Danıştay tarafından yürütmesi durduruldu) nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yayımladığı bildiriyi ‘yargıya doğrudan müdahale’ olarak nitelendiren Arınç, en kısa sürede gerekenin yapılacağı mesajını verdi. Arınç’ın konuşmasında şu başlıklar öne çıktı:
HAYRETLE KARŞILADIK: (Danıştay’dan dönen Adli Kolluk düzenlemesi) Adli Kolluk ile ilgili yönetmelik, İçişleri ve Adalet bakanımızın iştirakiyle değiştirilmişti. Bununla ilgili olarak Barolar Birliği ve bir iki kuruluş, Danıştay 10. Dairesi’nde dava açtılar. İptalini istediler. Elbette Danıştay konuyu inceleyecek, yasalara uygunluğu denetleyecekti. Ancak beklenmedik bir gelişme oldu. HSYK kararda bir gün önCe bir tavır ortaya koydu. Belli sayıdaki üyenin yaptığı açıklamayı hepimiz hayretle karşıladık. Benim de içinde bulunduğum arkadaşlarımız da, bunun doğrudan yargıya müdahale olarak anlaşılmasını istediler.
YARGIYA DÜZENLEME: HSYK’nın kendi kanununu ihmal ederek değil bilerek görmezden gelerek yaptığı çalışmanın bir karşılığı olması gerekir. Adalet Bakanlığımız, sadece HSYK ile ilgili olayla değil, mahkeme kapısı önüne çıkıp bildiri dağıtmaya kalkışan savcıların da ne yaptığının, üzeri mühürlü dosyalar olmasına rağmen bunların içindekileri dışarıya servis etmeye çalışanların, elbette Türkiye ’yi karşı karşıya bırakmak istedikleri kaos tehlikesine karşı görevini kötüye kullananlarla ilgili yargısal ve yasal ne yapılacaksa, bütün bunları en kısa zamanda yerine getirecektir. HSYK mahkemelere talimat vermek suretiyle büyük bir hata yapmıştır.
ERGENEKON, BALYOZ DAVALARI: Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan hususların değiştirilmesi ya da farklı bir şekle getirilmesi söz konusu değildir. Buna yönelik Adalet Bakanlığı’nın da bir çalışması yoktur. Yargılamanın iadesi süreç olarak hukuksal bir kurum olarak vardır. Şartları tahakkuk ettiğinde de ilgililer bu talepte bulunabilirler. Yoksa günlük olaylarla bağlantı kurularak, ‘işte bu sebeple de yeniden yargılama yapılsın’ demek sadece bir temenniyi ifade eder, hukuki olması herhalde tartışılır.
GÖREVDEN ALMALARDA ÇETELE TUTMAYIN: Bakanlar özellikle yeni göreve başlayanlar, bürokratlarıyla ilgili tasarrufa gidebilir. Bunu cemaatle, bir gazeteyle, düşünceyle göstermek yanlış olur. Bunların çetelesini tutmaya da gerek yok. Haksız olduğunu iddia eden varsa, koşar dava açar.
ÜÇ DÖNEM KURALI DEĞİŞİYOR MU?: Bakanlar kurulunda böyle bir şey zinhar konuşulmadı. Ben de özel düşüncelerimi defalarca açıklamıştım. Tekrar edilmesi için bir gerekçe yok.
3 ÇOCUKLUYA 40 LİRA DESTEK: Asgari ücretin tespitinde mümkün olduğunca yüksek tutulması prensip olarak benimsendi. Asgari ücrete ilave olarak da, bildiğiniz gibi 4 çocuğu olanlar sıfır vergiye tabii idi. Bunu üç çocuklulara değiştirmek suretiyle, 40-50 liraya yaklaşan bir gelir elde edebilecekler. Ama bu kanun ile olabilecek, kanun maddesi ilave edilebilecek.