HSYK HSYK'ya karşı!

HSYK HSYK'ya karşı!
HSYK HSYK'ya karşı!
HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, düzenlemeye bir açıklamayla tepki gösterdi. Ardından HSYK, "Bu sözler kurulumuzu bağlamaz" dedi.
Haber: OYA ARMUTÇU / Arşivi

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili ve 3. Daire Başkanı Ahmet Hamsici, adli kolluk yönetmeliğine ilişkin bildiride olduğu gibi, HSYK teklifi hakkında da kurul adına açıklama yapılmasını istedi. Ancak diğer üyeler destek vermeyince Hamsici, ‘kişisel değerlendirmeleri’ olduğunu belirterek dün kamuoyuna açıklama yaptı. HSYK üyelerinin, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yaptığı, “Açıklama yetkisi bende” yazısı nedeniyle Hamsici’nin teklifini kabul etmedikleri ve karar alınarak açıklama yapılmadığı belirlendi. 

Yürütmenin emrinde

Hamsici, değişiklikle kurulun fiilen adalet bakanına bağlı ve bağımlı, ayrı bir erkten daha çok yürütmenin emir ve gözetimi altında görev yapan bir yapı haline getirildiğini savundu. Hamsici, TBMM Adalet Komisyonu başkan ve üyelerine de gönderdiği, eski ve yeni kanunun karşılaştırmasının da yer aldığı 66 sayfalık raporda özetle şunları vurguladı:
SİYASALLAŞTIRMA: Meclis’e sunulan teklif incelendiğinde; kurulun yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerde 159. madde uyarınca riayet edilmesi gereken ‘mahkemelerin bağımsızlığı’ ve ‘hâkimlik teminatı’ ilkeleri hiçe sayılmış ve kurul adeta adalet bakanının emrinde, bakanın iradesi dışında irade kullanamayan sıradan bir kamu kurumuna dönüştürülürken, diğer taraftan seçimle gelen üyeler de bakanın emrinde, bakan izni dışında karar alamayacak konuma getirilmiştir. Değişikliklerin büyük bölümünde ‘dönüştürme/siyasallaştırma’ çok açık görülebilmektedir. Düzenlemelerin Anayasa’nın 159/2. maddesinde ifadesini bulan ‘hukuk devleti’ ilkesine aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir.
TÜM YETKİLER ADALET BAKANINDA: 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği ile birlikte HSYK, Adalet Bakanlığı’ndan bağımsız, yargının ayrı bir erk olması kuralına uygun bir düzenlemeye kavuşturulmuş iken, kanun değişikliği ile kurulun fiilen adalet bakanına bağlı ve bağımlı, ayrı bir erkten daha çok yürütmenin emir ve gözetimi altında görev yapan bir yapı haline getirilmesi söz konusudur. Bu durum yapılan anayasa değişikliğiyle kurulan bağımsız bir kurulun oluşumuna aykırıdır. Kurulun organizasyon yapısı ve işleyişine ilişkin tüm kuralların ihdasında Meclis’in kullanabileceği takdir yetkisi, klasik kamu kurumlarının organizasyon yapısı ve işleyişine ilişkin kullanılabilecek olağan takdir yetkisinden farklıdır/farklı olmak zorundadır. Yargıya ilişkin en temel ve önemli yetkilerin kurul başkanı sıfatıyla adalet bakanına verilmiş olduğu görülmektedir. Düzenlemeler, adalet bakanı ve müsteşarı hakkında söylenen ve yazılan ulusal ve uluslararası raporlarda ifade edilen hususlara da tamamen aykırıdır. Bu raporlarda bakan ve müsteşarın yetkilerinin sınırlandırılması hatta kaldırılması tavsiye edilirken, bunun aksine özellikle bakanın yetkileri olağanüstü bir şekilde arttırılmış, tartışmasız şekilde kurulda tek otorite haline getirilmiştir.
ANAYASAYA AYKIRI: Adalet Bakanlığı’nda çalışan bir tetkik hâkiminin, disiplin ve soruşturma işlemleri üzerinde dahi yetkisi bulunmayan adalet bakanının, kurul üyeleri üzerinde böyle bir yetkiye (disiplin soruşturması) sahip kılınması kurul üyelerini yürütme organına bağımlı hale getirmektedir. Kurulda görev yapacak hâkimler, müfettişler, daire başkanları, genel sekreter yardımcıları, genel sekreter, teftiş kurulu başkan ve yardımcılarının atanmasında teklif edilecek adayların belirlenmesinde yetki adalet bakanına bırakıldığından, HSYK’nın bağımsız iradesi ile teftiş kurulu ve genel sekreterlik teşkilatı oluşturulması kurulun bağımsızlığını ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Bu düzenlemeler de anayasaya aykırıdır.

HSYK: Kişisel görüşleri


HSYK, sabah HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici’nin imzasını taşıyan açıklamanın kurumun açıklaması olmadığını söyledi.
HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici ve 15 kurul üyesinin imzasını taşıyan 66 sayfalık açıklamaya ilişkin HSYK’dan bir açıklama geldi. Milliyet’ten Türker Karapınar’ın haberine göre açıklamada, “HSYK Başkanvekili Sayın Ahmet Hamsici Bey’in 6087 Sayılı HSYK Kanunu değişikliğine ilişkin kişisel görüşlerini içeren rapor sizlere gönderilmiştir. Bu değerlendirme HSYK adına kurumsal bir açıklama değildir” denildi.

Bozdağ: Anayasayı değiştirelim


TBMM Adalet Komisyonu’ndaki 52 maddelik tartışmalı HSYK teklifi görüşmeleri, çok sert tartışmalar, yer kavgası ve “Bu teklif anayasal rejime aykırı görüşülemez” şeklinde usul itirazlarıyla başladı. HSYK’nın, “Anayasaya göre kurulu bakan temsil eder” gerekçesiyle komisyona davet edilmemesi de bir başka tartışma konusu oldu. CHP ’liler, “Anayasaya darbe yapıyorsunuz” diye tepki gösterdiler. Adalet Komisyonu küçük olduğu için toplantı yeri olarak KİT Komisyonu salonu seçildi. Ancak izdiham nedeniyle gerginlik oldu. CHP’liler ve izleyiciler ayakta kalırken, toplantı, Plan ve Bütçe Komisyonu’na alındı. AK Partili iki vekil CHP’lilerin yerine oturdu ve yine tartışma çıktı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, HSYK’nın yapısını değiştirmeye yönelik anayasa değişikliği için muhalefete işbirliği çağrısı yaptı.

HSYK’dan sonra Yargıtay da değişecek


HSYK etrafında dönen yüksek yargı gerilimi büyüyecek gibi görünüyor. Hükümet, HSYK’dan sonra Yargıtay’da benzer düzenlemeye hazırlanıyor. Vatan gazetesinde Şebnem Hoşgör’ün verdiği habere göre iktidarın hedefi, Meclis seçim için tatile girmeden önce yüksek yargının yapısını yenilemek. Bakanlık ve AK Parti ’nin hukukçu yetkilileri, Yargıtay Yasası ve Ceza Muhakemesi Kanunu üzerinde çalışıyor. Çalışmaların gerekçeleri ve hedefleri şöyle: HSYK referandumdan sonra yeniden yapılandırılırken, Yargıtay’a alınan 160 üyenin büyük bölümü ‘cemaat’e yakındı. Çoğu yaşları gereği 15-20 yıl daha Yargıtay’da kalacak. Yeni üyeler blok oy kullanarak, Yargıtay başkanlık ve başsavcı seçiminin yanı sıra genel kurullardan çıkan kararlarda da etkili olmaya başladı. Bu yüzden genel kurullar yeniden şekillenecek. Kurul üyeliklerinin sabitlenmesi, katılım için kıdem şartı getirilmesi, yeni üyelerinin tamamının sadece hukuk dairelerinde görevlendirilmesi alternatifleri masaya yatırılmış durumda. Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılması ve CMK’da bazı düzenlemeler de gündemde.