Hülya Avşar'dan kendisine soruşturma açan savcıya yanıt

Hülya Avşar'dan kendisine soruşturma açan savcıya yanıt
Hülya Avşar'dan kendisine soruşturma açan savcıya yanıt
'Sonuna kadar mücadele edeceğim, sözlerimin arkasındayım'


İSTANBUL – Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Kürt açılımı”na ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle “halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği” gerekçesiyle soruşturma açtığı Hülya Avşar savcılara yanıt verdi: Sözlerimin arkasındayım.


Kızı Zehra ile birlikte Türk Hava Yolları'na ait tarifeli uçakla Ankara'dan İstanbul'a gelen sanatçı Hülya Avşar, Atatürk Hava Limanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Avşar, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında açılan soruşturmayı hakaret olarak kabul ettiği belirterek, "Beni savcılığa vermiş olmaları açıkçası bende sadece şaşkınlık yaratıyor, sonuna kadar mücadele edeceğim. Bunu hakaret olarak algılıyorum. Bir insanın, ülkesinin sanatçısına 'kin ve nefret' sözlerini kullanmasını bırakın, bu sözler düşmana bile kullanılamaz. Feci, çok ayıp bir şey. Ama kendimin ve söylediklerimin sonuna kadar arkasındayım. Adalete sonuna kadar güveniyorum. Bu durumdan kesinlikle ne demek istediğimi doğru düzgün anlatarak çıkmış olacağım. Dava açmayı düşünmüyorum" dedi.
Bir gazetecinin "Eğer soruşturma kabul edilirse 4.5 yıla kadar hapis cezası ile yargılanabilirsiniz ne düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine de Avşar, "Böyle bir şey için yargılanacaksam yargılanırım, fark etmez. Şu başıma gelen meseleyi çok fazla ciddiye almak da istemiyorum. Bunun ucu düşünce özgürlüğüne dokunuyor bence" diye konuştu. (dha)



BU SÖZLERE SORUŞTURMA AÇILMIŞTI



Sanatçı Hülya Avşar, 24-25 Ağustos’ta Milliyet’te Devrim Sevimay’a verdiği röportajda hükümetin Kürt açılımı ile ilgili çalışmasını değerlendirmişti. Annesinin Türk babasının Kürt kökenli olduğunu anlatan Avşar, özetle şunları söylemişti:  Demokratik açılım meselesinden ben çok korkuyorum. Korkuyorum, çünkü bu öyle bir mesele ki, artık dönüşü yok. Bu işe başladıysanız bitirmek zorundasınız. En azından başarmaya doğru gidildiğini hissettireceksiniz. Aksi halde bu yeni doğmuş bebeğin ağzına memeyi verip en güzel anında çekmeye benzer, ki bu çok tehlikeli. Çünkü o zaman ne olur o bebek? Kıyameti koparır, olay çıkarır. Ne zaman ki sen yine o memeyi ağzına verirsin ya da başka bir meme; ancak o zaman susar, başka türlü kurtulamazsın artık. Türkler bu ülkenin bölünmemesini istiyor. Topraklarını, milletlerini korumak istiyor. Buna da sonsuz hakları var ama yöntem hataları yaptıklarını kabul etmeliler. Ben de sonuna kadar Türküm; ama bu Kürtleri yok saymak, onlara etnik baskı yapmak anlamına gelmemeli. Yıllardan beri Anayasa’yı değiştiriyorlar, bir kez de barış için değiştirsinler. Sadece acırım ona, (Öcalan’ı kastediyor) o kadar. Aslında insanlara kızmak, yargılamak zamanı da geçti artık. Siz çağırdınız diye yıllardır dağlarda yaşayan insanlar “Lay lay lom” diyerek inmeyeceklerdir."