Hürriyet'e takipsizlik kararı kesinleşti

Hürriyet'e takipsizlik kararı kesinleşti
Hürriyet'e takipsizlik kararı kesinleşti
Hürriyet internet sitesinde "Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanı'na idam" başlığıyla yayınlanan habere ilişkin başlatılan soruşturma sonucu verilen takipsizlik kararına yapılan itiraz reddedildi, karar kesinleşti.

RADİKAL - Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında verilen idam kararı üzerine, “Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanı’na idam” başlığıyla yayınlanan habere ilişkin başlatılan soruşturma sonucu verilen takipsizlik kararına yapılan itiraz reddedildi. Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği, şikayetçi olan İstanbul Barosu avukatlarından Rahmi Kurt’un takipsizlik kararına yaptığı itirazı, kararın hukuk ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile reddetti. Böylece takipsizlik kararı kesinleşti.

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde 17 Mayıs 2015 tarihinde, “Dünya şokta, yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanı’na idam” başlığıyla yayınlanan haber üzerine İstanbul Barosu avukatlarından Rahmi Kurt'un şikayetiyle Hürriyet Gazetesi Sorumlu Müdürü İzzet Doğan hakkında, “Cumhurbaşkanı’na hakaret ve tehdit”, “Halkı Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı silahlı eyleme teşvik”, “Suçu ve suçluyu övme” ve “Anayasal düzeni yıkmaya çalışmak” suçlarından başlayan soruşturma takipsizlik kararıyla sonuçlanmıştı.

Şikayetçilerden avukat Rahmi Kurt, soruşturmaya bakan Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Mustafa Gökay’ın verdiği takipsizlik kararına itiraz etmişti.

İtirazı değerlendiren Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimi Cemal Kök’ün, 23 Ekim 2015 tarihinde bu itirazı reddettiği ve kararının taraflara tebliğ edildiği öğrenildi. Hakim Kök’ün, itirazın reddi kararında, “İtiraz dilekçesi ve ekleri, AİHM kararları da nazara alınarak incelendiğinde; basının siyasi arenada ve kamuoyunun ilgilendiği alanlarda tartışma konusu olan bilgi ve görüşleri iletme görevi bulunduğu, İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi’ne göre gazeteci doğru ve güvenilir bilgi sunulması için iyi niyetle hareket etmesi şartıyla haber yapabileceği; nefret söylemi ve şiddet çağrısı yapan yayın yapılmaması gerektiği anlaşılmıştır. Haber yapanın bir olaya dayalı olarak değer yargısında bulunabileceği, bunun ıspatının kendisinden istenemeyeceği kabul edilmelidir” denildi.

Kararda şu görüşlere yer verildi:

“Şikayet dilekçesi, haberin veriliş biçimi nazara alındığında, haberde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na yönelik tehdit içerir söz/ibare bulumayıp, haberin Mısır’da gerçekleşen bir gelişme nedeniyle verildiği, içeriğinden bu hususun anlaşılabileceği, aksi durumda kişilerin iç dünyasında olup eyleme geçmeyen amaçlarının yargısal olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmakla usul ve yasaya uygun olup basın özgürlüğü kapsamında kaldığı sonucuna varılarak itirazın reddi gerektiği kanaatine varılarak, itirazın reddine.”


Bu karar ile İzzet Doğan hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili takipsizlik kararı kesinleşmiş oldu.


NE OLMUŞTU?

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde 17 Mayıs 2015 tarihinde Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında verilen idam kararı üzerine, “Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanı’na idam” başlığıyla yayınlanan habere ilişkin gazetenin Sorumlu Müdürü İzzet Doğan hakkında soruşturma başlamıştı.

İstanbul Barosu avukatlarından Rahmi Kurt'un şikayeti üzerine, “Cumhurbaşkanı’na hakaret ve tehdit”, “Halkı Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı silahlı eyleme teşvik”, “Suçu ve suçluyu övme” ve “Anayasal düzeni yıkmaya çalışmak” suçlarından başlayan soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Mustafa Gökay, takipsizlik kararı vermişti.

Takipsizlik kararında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında verilen idam kararı üzerine yaptığı konuşmanın, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mısır’da idam kararına ilk tepki” başlığı ile verildiği hatırlatıldı.

‘HABER GÜNCEL OLUP GÖRÜNÜR GERÇEKLİĞE UYGUNDUR’

Toplum tarafından takip edilen, değer verilen kişilerin fikir ve davranışları hakkında bilgi sahibi olmanın en kolay yolunun basın özgürlüğü olduğu belirtilen takipsizlik kararında, “Demokratik bir toplum oluşturmanın çekirdeğinin bu özgürlükle sağlanabileceği, bu nedenle toplumun önünde bulunan kişilerin basından gelen eleştiri ve hayatlarına ilişkin haberler hususunda konumları gereği daha hoş görülü ve anlayışlı olmalarının tabii olduğu, toplumun önünde yer almaları da göz önüne alındığında insanlar için normal olan bir kısım hal ve harekelerin ilgililer açısından haber niteliği taşıyabileceği ve eleştiri konusu olabileceği açıktır. Bu bilgiler ışığında dosya içeriği, şikayetçilerin ileri sürdüğü hususlar ve mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; soruşturmaya konu haberin güncel olup görünür gerçekliğe uygun olduğu, basın ve haber verme hürriyeti kapsamında kaldığı, Cumhurbaşkanı’nın beyanatının haber yapıldığı, atılı suçların işlendiğine dair kesin, inandırıcı, şüpheden uzak ve kamu davası açmaya yeterli bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple; şüpheli hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına” denilerek takipsizlik kararı verilmişti.

Bu takipsizlik kararına şikayetçilerden Rahmi Kurt’un yaptığı itirazı değerlendiren Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliği, takipsizlik kararının hukuk ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile reddetti. (Yüksel KOÇ/İSTANBUL/DHA)