Hüseyin Aygün olayında savcı polislere yol gösterdi

Hüseyin Aygün olayında savcı polislere yol gösterdi
Hüseyin Aygün olayında savcı polislere yol gösterdi
Hüseyin Aygün'ün sivil polislere yönelik "eşek en azında işimize yarıyor" şeklindeki sözleriyle ilgili takipsizlik kararı veren savcı, şikayetçi polislere tazminat konusunda yol da gösterdi.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün sivil polislere yönelik “eşek en azında işimize yarıyor” şeklindeki sözleriyle ilgili olarak başlattığı soruşturmada, takipsizlik kararı verdi. Savcılık yasama dokunulmazlığını gerekçe göstererek, Aygün hakkında TCK’nın 301. maddesinde dava açmaya yer olmadığını hükmetti. Savcılık, takipsizlik kararında şikayetçi Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yol da göstererek, Aygün hakkında tazminat davası açılabileceğini vurguladı.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada “Sivil polis oldukları yüzlerinden anlaşılıyor, çünkü insandan çok eşyaya benziyorlar” dedi. Gazetecilerin “eşek mi dediniz eşya mı dediniz” sorusuna Aygün, “Hayır eşek demedim, eşya dedim, eşek en azında işimize yarıyor” diye yanıt verdi.

301’DEN DAVA AÇIN
Aygün’ün bu açıklamaları nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, Aygün hakkında TCK’nın ünlü “Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlarını düzenleyen 301. maddeden dava açılmasını talep etti.

DOKUNLUMZALIK KAPSAMINDA

Savcılık yapılan suç duyurusu üzerine başlattığı soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararında Anayasa’nın yasama dokunulmazlığı hükmü hatırlatıldı. Kararda, yasama dokunulmazlığının milletvekillerinin yasama görevini yerine getirdiği sırada açıkladığı sözlerden ve verdiği oydan dolayı cezai soruşturmaya uğramasının hukuken mümkün olmadığı ve milletvekillerine mutlak sorumsuzluk güvencesini sağladığının altı çizildi.

BAĞIMSIZLIK IÇIN GEREKLİ
Kararda, yasama dokunulmazlığının milletvekillerinin bağımsızlığının sağlanması için anayasal bir güvence olduğu da vurgulanarak “Anayasa konuluş amacının milletvekillerinin bağımsızlığını sağlanması, mecliste kullandığı oy, söylediği sözler, ileri sürdüğü düşünceler nedeniyle bunlar soyut olarak suç niteliği taşısalar bile meclis dışında herhangi bir makam tarafından sorumlu tutulmamaları güvencesini sağlamaktadır. TBMM dahil hiçbir makam tarafından yasama sorumsuzluğunu kaldırılmamaktadır. Yasama sorumsuzluğunu TBMM üyelerin şahsına yönelik bir imtiyaz olmayıp, onlara görevlerini yerine getirmeleri için tanınmış ve kendi istekleri ile dahi feragat edemedikleri bir güvence sağalmaktadır” denildi.

SAVCI YOL GÖSTERDİ
Yasama dokunulmazlığının TBMM Genel Kurul çalışmalarının yanı sıra komisyon toplantıları, siyasi partilerin grup toplantıları, Ankara dışında Meclis soruşturması ve araştırması görevi yapan komisyonların çalışmaları sırasında gerçekleşen oy, söz düşünce açıklamalarını da kapsadığı hatırlatılan kararda şöyle denildi: “Yasama sorumsuzluğunun tazminat hukukunu kapsamadığı, şikayetçinin hukuk mahkemelerinde tazminat davası açabilecektir. Aygün’ün açıklamaları yasama sorumsuzluğu (mutlak dokunulmazlık) kapsamında kaldığı anlaşıldığında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yer yoktur”