Hüseyin Üzmez adliyeye kelepçeli getirildi

Hüseyin Üzmez adliyeye kelepçeli getirildi
Hüseyin Üzmez adliyeye kelepçeli getirildi
Bursa'da 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu olarak yargılanan 76 yaşındaki Hüseyin Üzmez'in karar aşamasına gelen mahkemesinde, savcı Üzmez'in iki ayrı cinsel istismardan toplam 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi



Duruşmada avukatları savunmasını yaparken ayağa kalkan Üzmez, Mahkeme heyetine, “Asıl mağdur benim. Beni dinlemeyecek misiniz? Benim tutukluluğum kalktı mı? Kalkmadı mı? Genç eşim evde yalnız. Üç kez intihara teşebbüs etti. Cezaevinde yatan benim. Benim derdim, yani Arabın derdi kırmızı pabuç” dedi.
Bursa’da geçen yıl 25 Nisan’da B.Ç. adındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan ve geçen hafta mağdur kızın ruh sağlığının bozulduğunu içeren İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu raporunun gelmesiyle yeniden tutuklanan Hüseyin Üzmez, bugün 8'inci kez 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.
Üzmez, diğer tutuklu sanıklarla birlikte Bursa E Tipi Cezaevi’ne ait araç ile saat 09.30’da elleri kelepçeli olarak Bursa Adliyesi’ne getirildi. Takım elbise giyip kravat takan başında şapka bulunan ve elinde içerisinde su ile ilaçları olan poşet bulunan Üzmez gazetecilere “Gelin içeri konuşacağım. Gelin içeri” dedi.

B.Ç.’NİN ANNEANNESİ BASIN MENSUPLARINA SİTEM ETTİ
Duruşmayı B.Ç.’nin aynı davada tutuksuz sanık olan annesi Livaze Ç., şikayetçi durumundaki babası Bekir Ç. ile adı öğrenilemeyen anneannesi de izledi. Adliyeye girişte gazetecilere sitem eden yaşlı kadın, “Çekin çekin. Çok lazımdı bunlar size. Terbiyesizler. Evimizi, ocağımızı, çoluğumuzu çocuğumuzu mahvettiniz. Kardeşim yeter, yeter. Bunların iki çocuğu daha var. Yeter artık yaktınız bizi” diye bağırdı.

DURUŞMA 75 DAKİKA SÜRDÜ
Hüseyin Üzmez’in saat 14.00’te başlayan duruşmasına aynı olayda sanık olarak yargılanan Livaze Ç., Üzmez’in avukatları Emir Ali Kav, Bayram Sabah ile Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Servisi’nde tedavi gördüğü için duruşmaya katılamayan B.Ç.’ye Baro tarafından tahsis edilen Avukat Nevin Canbaz, koruma altında tutulduğu Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’nca (SHÇEK) tahsis edilen Hazine Avukatı Selma Akalın hazır bulundu.
Mahkemede söz alan Hüseyin Üzmez’in Avukatları Emir Ali Kav ve Bayram Sabah, dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, “Kamuoyunu tatmin edecek şekilde bir rapor çıkacaktır” açıklamasının etkili olduğunu öne sürdü.
B.Ç. hakkında İstanbul Adli Tıp Kurulu Genel Kurulu’nda oy çokluğu ile verilen ‘ruhsal sağlığının bozulduğunu’ içeren, raporun oy birliği ile olmadığı için şaibe taşıdığını iddia eden avukatlar, B.Ç hakkında üniversitelerdeki tıp fakültelerinde görevli olan aralarında çocuk psikiyatristlerinin de bulunduğu özel bir kurul tarafından muayene edilerek yeni bir rapor hazırlanmasını istediler. Avukatlar, müvekkillerinin tahliyesini de talep ettiler.
ÜZMEZ SİNİRLENDİ
Üzmez’in avukatlarının bu talebini Mahkeme Başkanı Kadir Ünal kabul etmedi. Bu sırada oturduğu yerden sinirli bir şekilde ayağa kalkan Hüseyin Üzmez, mahkeme heyetine, “Asıl mağdur olan benim. Beni dinlemeyecek misiniz? Benim tutukluluğum kalktı mı? Yoksa kalkmadı mı?” diye sordu.
Mahkeme Başkanı Kadir Ünal’ın, “Avukatların savunmanı yapıyor. Sanıyorum sen bunları duymuyorsun” cevabı üzerine Üzmez, “Ben avukatlarımın savunmalarını dinlemiyorum. Benim eşim evde yalnız kaldı. Genç eşim üç defa intihara teşebbüs etti. Cezaevinde yatan benim. Tahliyeme karar verildi mi verilmedi mi? Efendim benim derdim. Yani Arabanı derdi ‘Kırmızı pabuç” sözlerine üzerine Mahkeme Başkanı Kadir Ünal, “Dinle daha oraya gelmedik” yanıtını verdi.

BABA BEKİR Ç.: KIZIMIN DİNLENMESİNİ İSTİYORUM
Mahkeme duruşmada hazır buluna B.Ç.’nin babası Bekir Ç.’nin dinlenmesiyle devam etti. Kızının hastanede elinde iğne olan doktorlarla kovalamaca oynadığını açıklayan Bekir Ç., “Ben de kızımın mahkemede tekrar dinlenmesini talep ediyorum” diye konuştu.

SAVCI ÜZMEZ’İN CİNSEL İSTİSMARDAN İKİ KEZ HÜKÜM GİYMESİNİ TALEP ETTİ
Duruşmada mütalaası veren Cumhuriyet Savcısı Abdullatif Yüksel, tutuklu sanık Hüseyin Üzmez hakkında, B.Ç. adlı çocuğa İstanbul ve Mudanya’da iki kez cinsel istismarda bulunduğu için ayrı ayrı 15’er yıldan toplam 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını isterken, ‘Hürriyeti tahdit’ suçundan beraatini istedi. Cumhuriyet Savcısı Yüksel aynı davada tutuksuz olarak yargılanan B.Ç.’nin annesi Livaze Ç.’ninde ‘Cinsel istismara iştirak’ ve ‘Hürriyeti tahdit’ suçlarından beraatine karar verilmesini talep etti. Daha önce Üzmez için cinsel istisman ve hürriyeti tahditten toplam 25 yıl hapis cezası isteniyordu.

ÜZMEZ: REİSİCUMHUR BENİ YAKINDAN TANIYAN BİRİ
Savcının mütalaasını sanık bölümünden duyamayınca mahkeme başkanı tarafından kürsünün önüne getirilen sandalyeye oturtulan ve mütalaayı burada dinleyen Hüseyin Üzmez, tekrar söz alıp, ŞUNLARI SÖYLEDİ.
“Asıl mağdur benim. Beni dinlemeyecek misiniz? Tutukluluğum kalktı mı kalkmadı mı? Ben utanıyorum. Yerin dibine giriyorum. Livaze burada. Ben ucuzculuk yapmak istemiyorum. Telefon konuşmaları falan filan bunlarda neymiş. Kız beni ‘Dedesinin’ yerine koyuyor. Bana erkek arkadaşı Ceyhun’a aşık olduğunu anlatıyor. Ancak onun fakir olduğunu kendisinin ise zengin birini istediğini söylüyor. Annesi bana son zamanlarda ‘Kızımın eli bacak arasından çıkmıyor. Ne yapacağız?’ diye soruyor” dedi.
Savunmasında “Reisicumhur beni yakından tanıyanlardan biridir” diyen Hüseyin Üzmez, bu konunun içinden mutlaka çıkacağını söyledi. Üzmez, AİHM’de görevli Danimarkalı bir kadın kendisini savunmak istediğini fakat milliyetçi olduğu için bu teklifi kabul etmediğini belirtti.
Tutukluluğunun kaldırılması için tekrar talepte bulunan Üzmez, “İsterseniz bana 1000 yıl ceza verin. Ancak benim tutukluluğumu ne olur kaldırın. Ne oldu da beni tutukladınız. Ben duruşmalarıma gelmedim mi? Ben artık utanıyorum” dedi.
Mahkeme heyeti esasa ilişkin savunma taleplerini göz önüne alarak karar aşamasına gelen duruşmayı 16 Eylül gününe ertelerken, sanığın tutukluluk durumunun devamına karar verdi.
Duruşma sonrası adliyeden çıkan B.Ç.’nin ailesi gazetecilerle birlikte kısa süren bir tartışmaya girdikten sonra ayrıldılar. (dha)