scorecardresearch.com

Hüseyin Üzmez canlı yayına çıktı

14 yaşındaki kıza cinsel istismar suçundan 6 ay hapis yatan Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez canlı yayına çıktı. Spikere öfke kusan Üzmez, 'Ben gazeteci vurmuş adamım gazeteci vurdum kader-i ihaliye bakın ki ben de gazeteci oldum" dedi

 

İSTANBUL - Bursa'nın Mudanya ilçesinde 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz iddiasıyla yargılandığı davada tahliye olan Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez, Fox Tv kanalında canlı yayına çıkarak hakkındaki iddiaları yalanladı. Kendisine soru sormaya çalışan spikere oldukça ağır sözler sarfetti.Üzmez ile spiker Nazlı Tolga arasında canlı yayında yaşanan diyalog şöyle gelişti:

SPİKER:Sayın Üzmez, küçük yaşta bir kıza cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandınız. Aile önce sizi suçladı, sonra şikayetini geri aldı ve bugün serbest kaldınız. Ancak dava hala devam ediyor. Bir de sizden dinleyebilirmiyiz efendim,

ÜZMEZ: Ne dinleyeceksiniz.

SPİKER:Neden gözaltına alındınız? Neden tutuklandınız? 6 aydır cezaevindesiniz. İddialar var, ifadelerde değişiklikler var.

ÜZMEZ:Ben size sorayım eğer dediniğiniz gibi olsaydı ben çıkmazdım. Son dilekçem de de dedim ki ben şimdi beraat istemiyorum. Sizin işiniz Bektaşi'nin işine döndü. Bektaş-i Kuran-ı Kerim'de içkili vaziyette Kuran'a yaklaşmayın ayetinin öbür tarafını okumuyor namaza yaklaşmayın, bunu Kuran yazıyor diyor. Sizin ki Bektaş-i hesabı doğruyu istiyormusunuz. doğruyu istiyorsanız doğruyu söyleyeyim.

SPİKER:Biz size soruyoruz efendim sizin hakkınızda bir suçlama sözkonusuydu. Dava açıldı. Siz tutuklandınız bunlar yaşandı. 6 aydır cezaevindesiniz biz de size sizin ağzınızdan sizin doğrular gerçekler dediklerinizi dinlemek istiyoruz.

ÜZMEZ:Cezaevinde değilim şu anda bir iskelenin üstünde kahvehanede oturuyorum.Eğer dedikleriniz olsaydı cezaevinde oturuyor olurduk. Şimdi memleketin bir çok şerefli ordu komutanlığı yapmış insanları hepsi milletin şerefini omuzunda taşımış göğsünde taşımış o insanlar suçlu vaziyette cezaevlerinde yatıyorlar. Böyle şeyler olduğu sürece bu ülkede gerginlik azalır mı? Lütfen işi kendiniz kurcalamayın, yargıya güvenin yargıya bırakın yargıda olan bir şey hakkında söz söylemeyin suçtur.

SPİKER: Efendim, bizim kurcaladığımız bir şey yok aile şikayette bulundu. Siz de tutuklandınız. Son anda ifadeler değişti. Neler değişti?

ÜZMEZ:Hayır yalan benim hakkımda kimse şikayette bulunmadı.

SPİKER:Kimse sizin hakkınızda şikayette bulunmadı mı?

ÜZMEZ:Hayır, hayır bunların hepsi yalan.

SPİKER:O zaman neden siz tutuklandınız ve 6 ay cezaevinde kaldınız?

ÜZMEZ: Bir takım şeyler olmuş. O kadıncağıza iftira mı edilmiş...Doğrumudur yanlış mıdır ben onu bilmiyorum kardeşim. Hep oraya bakıyorsunuz. Hiç mi ben boynumu oynatmayacağım yahu cendereye sokmayın bizi.

SPİKER: Sayın Üzmez, 14 yaşındaki kızın ifadeleri var, annesinin ifadeleri var sonra bu ifadeler son anda değişiyor. Siz bunlara yalan mı diyorsunuz?

ÜZMEZ: Hayır, değişme diye bir şey yok...Kız Hüseyin Abi'nin, Hüseyin Amca'nın eli dahi değmedi bana diyor. Ben kızı sadece gittiğim zaman gördüm.

SPİKER:Sayın üzmez bunlar ifadeler değiştikten sonraki boyutu. Bu ifadeler niye değişti efendim. Öncesinde neden bunlar yaşandı siz neden 6 aydır tutuklusunuz?

ÜZMEZ: İfadelerin değişmesi diye bir şey yoktur ortada. Gerçekler ortaya çıkmıştır. İfadelerin değişmediği için Allah'a şükrediyorum. Kızı hemen gözaltına aldılar. Kız hemen resmi bir kurumda gözetim altına alındı. Böyle olunca kimse ona gidip 'Şunu de bunu de' diyemedi. Düşmanlarımızın önündeki set kapandı. Onun için ifade değiştirme diye bir şey yok. Şikâyet diye de bir şey yok.

SPİKER:Anladığım kadarıyla bir komplodan bahsediyorsunuz daha önce de bunu söylemiştiniz size bir komplo yapıldığını. Kim size neden komplo yapmak istiyor?

ÜZMEZ: Hz.Peygamber diyor ki 'Şöhret bir afettir. Şöhretli insanlar her zaman bir tehdit altındadır.' Siz duymadınız mı İstanbul'da Karaköy rıhtımında bir SAS komandosu bir binbaşı bir serseri tarfından bıçaklandı ve öldürüldü siz bunu bilmiyor musunuz?

SPİKER:Efendim bunun bizim konumuzla hiçbir alakası yok. Biz şu anda devam eden dava hakkında konuşuyoruz.

ÜZMEZ:Devam eden dava hakkında konuşmak bir suçtur, suç işliyorsunuz şu anda, ben sizi ikaz ediyorum.

SPİKER:Avukatınız sizin kulağınıza birşeyler söylüyor, bunu görüyoruz. Biz davanın gidişatını etkilemek için bir şey söylemiyoruz. Biz bir yorum da yapmıyoruz. Size soru soruyoruz.

ÜZMEZ; Ne sorusu soruyorsunuz? Siz yargıç mısınız Siz savcı mısınız? Kimsiniz siz hem de sesinizi ayarlayın. Nezaketli olun.Size cevap vermek zorunda değilim. Aklınızı başınıza toplayın. Sözümü kesmeyin benim. Ben keserim yoksa..

SPİKER: Hüseyin Üzmez, biz size söz hakkı verdik zaten bu yüzden yayındasınız.

ÜZMEZ: Aman ne büyük lütufta bulunmuşsunuz, bana söz hakkı vermişsiniz.

SPİKER:Efendim lütfen sakin olun sizinle konuşmaya devam edelim. Bizim amacımız sizinle tartışmak değil.

ÜZMEZ; Tartışamazsınız ki zaten tartışamazsınız. Çünkü gerçekleri söylemiyorsunuz.

SPİKER:Biz burda sadece soru soruyoruz. Başka bir iddiamız olamaz. Gazetecilik görevimizi yerine getiriyoruz habercilik yapmaya çalışıyoruz.

ÜZMEZ:İhbarda bulunuyorum. Suç duyurusunda bulunuyorum. Yarın bir savcı yakanıza yapışırsa size kimse arka çıkmayacaktır.Göreceksiniz suç işleyeceksniz bir de sesinizi ayarlayın. Siz savcı değilsiniz.

Ben sizin hiçbir şeyinize inanmıyorum. Tamamen yalan üzerine bina ediyorsunuz, doğruyu dinlemeye de sabrınız yok.

SPİKER:Lütfen olayı kişisel bir tartışmaya dönüştürmeyelim. Siz bizim sorularımızı yanıtlamak için yayına çıkmadınız mı? Efendim biz hiçbir şey söymlemiyoruz ki savcının hazırladığı iddianame hakkında konuşuyoruz.

SPİKER:İfadeler hakkında konuşamazsınız, dava hakkında konuşamazsınız.

ÜZMEZ:Bugün bir şey söyledim. Sayın Reis-i Cumhur yasal haklarına dayanarak beni affetse ben kabul etmem. Afla çıkmam benim için güya kanun değiştiriyormuş iktidar. Böyle bir kanun değişikliğiyle ben yine çıkmam. Çünkü ben suçsuzum ben beraat edeceğim. Ben Türkiye de hakimler olduğuna inanıyorum Türkiye nin yargısı var savcısı var polisi var bilmem nesi var siz kimsiniz de bir gazete titri ile ortaya çıkmışsınız. Ortada konuşup duruyorsuz kendinizde hak buluyorsunuz. Suç işliyorsunuz, Sizi ikrar edilyorum ve suç duyurusunda bulunuyorum. Sizi uyarıyorum. Biz allahtan başka kimseden korkmayız korku hissinin de ne olduğunu ben çocukluğumdan beri bilirim. Ona göre bana bu şekilde muamele edemezsiniz. Eğer yüreğiniz varsa bir televizyonda açık oturuma çıkarım konuşalım sizin gibilerin çoklarını yere serdim ben.

SPİKER:Hüseyin bey, Biz sizinle açık açık konuşmaya çalışıyoruz. Biz size sorduğumuz soruya cevap almaya çalışıyoruz. Benim size tek sorduğum soru ilk sorum olayı sizin ağzınızdan dinlemek istediğimizdi. Lütfen birde biz bize olayı anlatabilirmisiniz dedim.

ÜZMEZ: Ben o ifadeleri mahkemede verdim, mahkemede onu doğru bulduğu için beni tahliye etti. Ben ne zaman ki mahkum olursam eğer bu suçtan beraat etmezsem o zaman gelin, o zaman konuşalım dedim. Beratimi istiyorum dedim.Avukatınız varsa gönderin dosyaya baksın.

SPİKER: Sizin küçük kızla evlenmek istediğinizi söylemiştiniz. Sizin ifadelerinizde bunlar yeralıyordu. Bunlar doğru mu? Eğer doğru ise 14 yaşındaki kızla siz neden evlenmek istediniz?

ÜZMEZ: Bak burda da işi saptırıyorsunuz. Eğer bir kız reşit olmuşsa bizim inançlarımıza göre o kız evlenebilir.

Söylediğim budur Allahın emri de budur. Biz tabi ki İran da değiliz Arabistan da da değiliz. Türkiye Cumhuriyetindeyiz T.C vatandaşı olarak ta iftihar ediyoruz

SPİKER:14 yaşındaki bir kızın kendi isteğiyle evlenmesi söz konusu değil. Tabii ki TC yasalarına göre bunu karıştırmayalım.

ÜZMEZ: Efendim tekrar ediyorum. Ben sağırım ama siz benden de sağırsınız. Ben diyorum ki bizim inançlarımıza göre akılbali olan regl olan bir kız artık reşittir. İnancımıza göre böyledir. Biz Türkiye Cumhuriyetindeyiz.

Eğre demokrasiyse bu benim inanmadığım demokrasiyse demokrasi bu değil. Bu birtakım azınlığın çoğunluğa tahakkümü oluyor. Olamaz bu

SPİKER:Olamayan nedir efendim?

ÜZMEZ Olamaz dediğim şudur. Azınlık çoğunluğa tahakküm edemez zaten dremokrasinin en büyük tenkitlerinden birisidir bu. Demokrasi çoğunluğun diktatöryasıdır derler. Biz de tam tersi oluyor.

SPİKER:14 yaşındaki bir kız çocuğunun evlenmesine hukukumuzun izin vermiyor.

ÜZMEZ:Evet biz de ona riayet ediyoruz.

SPİKER:Siz 76 yaşındasınız ve 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmek istiyorsunuz bu sizce doğru mudur?

ÜZMEZ:Ben inançlarıma göre konuşurum.Ben inancıma bakarım. Bana göre bir tek hakikat vardır Allah'ın kitabı Resullah'ın sünneti gerisi fasa fiso yalan ayaklarımın altında.

SPİKER:Yani siz T.C yasalarını tanımıyormusunuz?

ÜZMEZ:Tanıyorum elbette tanıyorum. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyorum. Ama Türkiye Cumuriyeti benim inaçlarıma müdahale edemez. Laiklik bu değildir.Biz laikliğe de karşı değiliz. Biz sadece laikliğin Türkiye'deki uygulamasına karşıyız. Türkiye de laiklik dinsizlik şeklinde uygulanmıştır. İşte bu mesele bu kadar basit.Siz kiminle konuştuğunuzun farkında değilsiniz. Tabii inancıma göre evlenebilirim. Ama evlenmedim işte evlenmiyorum ne diyorsunuz. İlla beni yatağa koymak mı istiyorsunuz? Benim sağdıçım mı olacaksınız?

SPİKER: Olur mu Sayın Üzmez?

ÜZMEZ:Olmazsa öyle konuşma. Öyleyse evlenseydim evlenirdim kimse seni şikayet etmezdi.

SPİKER:Siz küçük kızla evlenmek istediğinizi söylemediniz mi?

ÜZMEZ: Hayır efendim. Hayır inancımıza göre evlenilebilir. Çünkü reşit dedim. O kadar yapmadık Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Kanunları çiğnemeye niyetimiz yok. Ben sizi davet ediyorum sizin krallarınızı da davet ediyorum gelin bir tv de tartışalım.

SPİKER:Efendim zaten şu anda bir televizyonda canlı yayında tartışıyoruz.

ÜZMEZ: Sizinle tartışmam. Sizinle tartıştım. Sizin şeyinizi tarttım. Biliyorum sizde bir kere hitabet nezaketi bile yok. Siz nasıl konuştuğunuzun farkında değilsiniz. Benim karşımda savcı gibi hakim gibi konuşuyorsunuz. Buna sizin hakkınız yok.Yarın namuslu vazifesini bilen hepsi namusludur o namuslu insanlardan birsavcı kulağınıza yapışırsa kimse sizi kurtaramaz sizi ne televizyonunuz ne de bu kafanız kurtarır, ikaz ediyorum sizi ve suç duyurusunda bulunuyorum.

SPİKER:6 aydır neden cezaevindesiniz?

ÜZMEZ: Bunu avukatım söylesin. Ama ben şunu söyleyeyim.Bugün 6 ay cezaevinde bulunmak mesele değildir. Asıl mesele cezaevine girmemekdir. Oraya girmek mutlaka şerefsizlik demek değildir. Bazı yanlış uygulamalar vardır.Bu ülkeye hizmet etmiş insanların şerefini sırtlarında taşımış insanların cezaevinde yatmasını siz uygun buluyor musunuz? Ben uygun bulmuyorum.

SPİKER:Cezaevinden çıktığınız anda nefsime kırgınım dediniz neden?

ÜZMEZ:Öyle birşey dediğimi hatırlamıyorum ama nefsimle iftihar etmiyorum. Nefis insanı kötülüğe sürükleyen yaratılıştır insanın içinde kötülüğü gösteren bir meyildir. O meyilden hepimiz şikayetçiyiz. Allah bizi nefsimizin esaretinden kurtarsın. Nedir yani nefsinden şikayet etmekte mi yasak.

-HUKUKU BİRİNCİLİKLE BİTİRDİM-

Hüseyin Üzmez, Müslüm Gündüz ile ortaya çıkan görüntüleriyle ilgili olarak "Müslüm benim dostum Müslüm dünyanın en dürüst insanıdır en namuslu insanıdır siz ne zannediyorsunuz" dedi. Spikerin "Günah benim kime ne sözünden ne anlamamız gerekiyor buna bir açıklık getirebilirmisiniz" sorusuna ise "Onu sizin bana sormamanız lazım. Sizin bu konuda bilgisiz olduğunuz ortaya çıkıyor. Ben hukukçuyum. Hukuk fakültesini de birincilikle bitirdim. Biraz dikkatli konuşun benimle. Yani nedemek günah benim kime ne. Ben günah işleyeceğim günah tabiki benim olacak" diye konuştu.

Üzmez daha sonra stüdyoya telefonla bağlanan ilahiyatçı Arif Aslan'dan özür diledi.  Daha sonra diyaog şu şekilde devam etti:

SPİKER:Sayın Üzmez konuya gelebilirmiyiz lütfen konuya gelebilirmiyiz?

ÜZMEZ:Lütfen kesme sözümü.

SPİKER:Sorularımıza cevap almak istiyoruz uzun süredir konuşuyorsunuz.

ÜZMEZ:Konuya geliyorum.Ben sanık değilim size cevap vermek zorunda değilim.Bir kardeşimle konuşuyorum

SPİKER:Biz gazeteciyiz biz haberciyiz size soru soruyoruz.

ÜZMEZ:Bırak bırak gazeteci filan dinlemiyorum ben vaktiyle gazeteci vuran adamım. Gazeteci vuran adamım.(İlahiyatçı Arif Aslan'ı kastederek) kardeşimden özür diliyorum ben onun elini bile öperim.

SPİKER:Sayın Üzmez az önce sözlerinizden Ahmet Emin Yalman'ı vurmakla övündüğünüzü anladım bu doğru mu

bununla övünüyor musunuz?

ÜZMEZ:Allah'tan korkun yahu hayatımın yarısı gitti bu yüzden gazeteci vurdum kaderi-ilahiye bakın ki ben de gazeteci oldum dedim bunda ne var.

SPİKER:Gurur duyarak söylediniz Sayın Üzmez, bunun için sordum bununla övünüyorsunuz

ÜZMEZ:Aman allahım ben sizin ruhları okuduğunuzu böyle insanın ruhuna girdiğinizi bilmiyordum. Ben size gerçekleri söylüyorum. (dha)


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/90574490574418

YORUMLAR
(18 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

H.ÜZMEZ-İSLAM ve AHLAK ANLAYIŞI - alpayland

H.Üzmez deniler bu kişi TV YV gezip veya Telefonla katılarak kendini aklamaya çalışırken,daha çok çamura battıgının farkında değil her halde.Birşeyleri yalanlayım derken.aksine dogruladıgının farkında değil her halde. Veya ben 76 Yaşındayım.Herşeyi kaybetmişim. İSLAMİYET-AHLAK VS.VS. Hiç bir şey beni ilğilendirmiyor.Allahu Ekber Yat Geber dedim.Bunu aslında kendim içinde söyledim demeye getiren bir laf söyledi. Allah beni bu konuda cezalandırsın başkalarıda değil derken. Artık ALLAH korkum da yok demeyemi getirdi anlayamıyorum.Ben Gazeteci Vurmuş Adanmım derken,TV de spikeri azarlarken. Herkese Herşeye kafa Tutarcasına konuşmak cesaretini nerden alıyor bulamıyorum. PKK silahı ile,DTP PKK nın siyasi kanadı olarak agzına geleni konuşuyor kafa tutuyor. Her konuda Tahrşk edici sözler söylüyorlar. Şimdide H.Üzmez pervasızca konuşuyor. Hükümet ve Yetkililer.Sus pus olmuş daha hala Demokrasi işe bu meseleri çözeceüiz diyor.Ne zaman nasıl. Bu H.Üzmez denen kişi de nasıl bir yüz oluyorki hala çıkıp konuşabiliyor. Birde bir kanalda İnsanlar bana inanmıyor dışarda beni kucaklıyorlar diyor.Eger bu adam bu şekilde konuşabiliyorsa.Daha çok H.Üzmezler çıkacak demekdir.Cumhurbaşkanı affetmek istemişde bu yok demiş. Eger Cumhurbaşkanı bunu yalanlamazsa Yarın hapisdeki subyancılar da bizide bagışla diye diretmezse şaşarım. Ekonomi çöküntü bir yandan,Siyasi Çöküntü diger yandan,Ayaga düşmüş ahlari çöküntüde hepisini bastırıyor.Eee daha ne kaldı. YAŞIYORMUYUZ YOKSA ÖLÜMÜYÜZ.

Ya aynı durumdaki diğer küçük kızlar - osin1962

Olay tartışmasız esef verici çirkin bir olay ancak bu olay Üzmez'in tanınmış bir gazeteci ve Vakit yazarı olmasından dolayı medyaya yansıdı ve dava konusu oldu.Ya bu durumda olan diğer çocuk yaşındaki kızlar.Hepimiz biliyoruz ki köylerde ve özellikle güney doğuda bu durumda olan binlerce kızlarımız var.16-17 yaşındaki kız çocukları başlık parası için 50-60 yaşındaki adamlara veriliyorlar ve maalesef devlet de bu konuya bir şey yapmıyor.İmam nikahı kıyıp evlenmek bir çok yörede yeterli sayılıyor.Bu çirkin olayı bir ders edinip devletin küçük yaştaki kızlarımızı korumak için bir yasa çıkarması gerekir.Taraflar şikayetçi olmasa bile resmi nikah yapmadan sırf imam nikahı kılmak bir suç sayılmalı bu kişilere cezai işlem yapılmalı.Gerçi Üzmez mahkemelik oldu da sonuç ne oldu ?Beraat etti.Bu akşam bir tv kanalında haber programına çıkıp kendini savunup Kuran-ı Kerimde bir genç kızın regl olmaya başladıktan sonra evlendirilmesinin dinen günah olmadığını ve suç sayılamayacağını söyledi ve hiç pişmanlık duymadığını ve yaptığıın doğru bir davranış olduğunu savundu.Yani dini kurallar arkasına sığınıp kendini haklı çıkardı.Bu konuda ilahiyatçılarımıza büyük görev düşüyor.

artık bir şeyler yapılsın! - yildizzdilek

kimse bu karara itiraz etmeyecek mi? kimse bu adamı protesto etmeyecek mi? bir sürü kadın kolları, toplulukları var. kimse 76 yaşındaki bir katilin çıkıp da bunları söyleyebilmesinden rahatsız değil mi* ayaklar altına alırım dediği faso fiso ne ayrıca onun açıklamasını da yapsın. madem kaldırılmıyor 301 den de yargılansın.

İnceleyin!.. - idealistruh

bu canlı yayının'da sayın ergenekon savcılar tarafından neler içerdiğine ve neler konuşulduğuna bir bakıp göz atmaları gerektiğine inanıyorum!!!

Komedi - Bluecarvus

Haber tabiki ciddi ama uzun zamandir bu kadar gulmemistim. Hayir madem cevaplamicaksin neden ordasin?Madem ordasin ,niye sipikeri tersliyosun.birileri zorla mi cikardi ,ne oldu ?

be carefull arkadaslar. - cotzan

yahu anasayfada bannerda kızın fotografı ile hüseyin üzmez in fotografını yan yana koymussunuz. birden gorunce 'acaba bu kızıda mı taciz etmis' diye dusundum :)). neyse spiker kızı(kızımızı da diyemiyoruz boylesi yuzunden artık) tebrik ediyorum. terbiyesini bozmadan gazetecilik kurallarına baglı kalarak ii cevap vermis.

REZALET! - PROMETHEUS_ÜSTÜNDAĞ

Öncelikle bu rezil adamı televizyonlara çıkarıp, boy göstermesini sağlamak akıl işi değil. 1950'li yıllarda Gazeteci Mehmet Emin Bey'i vurduğunu söyleyerek, gazetecileri tehdit ediyor belli ki? Daha önce işlediği suçu övmesi suç değil midir? Zaten önceki duruşma sonrası çıkışta "sizinle görüşeceğiz" demişti. Kadrolaşmaların boyutları bu olayla ilgi adli raporda çok net hissediliyor. Artık kadrolaşma da değil belki kuşatma halini aldı kadrolaşma.