Ceylanpınar'daki işçiler göz göre göre ölmüş
Can bu kadar ucuz!

Yine ihmal
Urfa Ceylanpınar'daki işçileri taşıyan kamyonun dereye düşmesi ve araçtaki 44 kişiden 10'unun ölmesiyle sonuçlanan kazanın ardında yine ihmaller var. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) 1.5 yıl önce işçileri kamyonla taşımaması için taşeron firmaya bir mektup yazmış. TİGEM bir daha da bu konuyu gündeme getirmemiş.
Herkes topu atıyor
TİGEM, işçilerin daha fazla para kazanabilmek için yanlarında çocuklarını getirmesini de 'fark etmemiş.' Kaymakam Şevket Atlı ise kazadan sonra taşkın koruma sistemlerini yeterince denetlemeyen DSİ'yi suçladı. Kaza yüzünden kimse sorumluluğu üstlenmezken olan ölen işçilere oldu.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Çırpı Deresi Ceylanpınar'da süt sağmak için kasası açık kamyonlarda taşınan 10 işçiyi yutmuş, akmaya devam ederken, şimdi onların soluğu tükenip bedenlerinin kaskatı kalmasında sorumluluğu olanların kimliği tartışılıyor. Ortaya çıkan her yeni bilgi ise, tarım işçilerinin ölümünün 'bile bile lades' olduğu iddialarını güçlendirmekte.
Tarım İşletmeleri (TİGEM) Genel Müdürü İsmail Hakkı Sayın, kazadan 1,5 yıl önce işçilerin üstü açık kamyonla taşınmaması için müteahhiti bir yazıyla uyardıklarını açıkladı. Yani TİGEM'e göre, müteahhit uyarıya rağmen yapması gerekeni yapmamış, işçileri kamyon kasasında taşımaya devam etmişti. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) göre, sorumluluk kamu kuruluşlarındaki taşeronlaştırmadaydı. Dolayısıyla suçlu işi, taşerona ihale eden TİGEM'di. Müteahhit firma temsilcilerinin hedefi de TİGEM'di. Çünkü yağışlar sonucu bozulan yolun onarımıyla hiç ilgilenilmemişti. Ceylanpınar Kaymakamı Şevket Atlı, dere yataklarının yeterince denetlenmemesinden yakınıp, Devlet Su İşleri'nin sorumluluğuna dikkat çekti. İhmali olan herkes topu birbirine atarken, günlük 5-7 YTL kazanç için kamyon kasalarına doldurulan 12-15 yaşındaki çocukların ölüm yolculuğu halen devam ediyor.
TİGEM: Uyardık
TİGEM Genel Müdürü İsmail Hakkı Sayın, Ceylanpınar Tarım İşletmesi arazisindeki Çırpı Deresi'ne yuvarlanan ve 10 işçinin ölümüne yol açan kazadan 1,5 yıl önce, işçilerin üstü açık kamyonla taşınmaması için müteahhiti yazıyla uyardıklarını söyledi. Sayın, Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde sadece damızlık koyun yetiştirildiğini, esas amacın süt üretimi olmadığını, sütün, damızlık koyun yetiştirilmesi sırasında artı değer olarak ortaya çıktığını belirtti. Bu nedenle üretilen sütü TİGEM'in işletmeyip müteahhite sattıklarını kaydeden Sayın, "Nasıl çiftçi elmayı dalında tüccara satıyorsa, biz de sütü koyunun memesinde satıyoruz. Sağım işi müteahhite ait" dedi.
'Sorumlu değiliz'
Müteahhitin çalıştırdığı personelle ilgili hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını vurgulayan Sayın, bununla birlikte Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürü Cevat Genç'in 1,5 yıl önce müteahhite yazı göndererek, süt sağım işinde çalıştırılan işçilerin taşıma işlerinin, Karayolları Trafik Kanunu'na uygun yapılmasını istediğini söyledi. Sayın, mevzuata göre, kamyonla işçi taşınabilmesi için askeri kamyonlardaki gibi kamyonun üzerinin kapalı olması ve karşılıklı oturakların bulunması gerektiğini ifade etti.
12 yaşındaki Anut
Süt sağımında işçilere ücretin, sağılan sütün miktarına göre ödendiğini, litre başına 15 yeni kuruş süt sağım ücreti ödendiğini öğrendiklerini anlatan Sayın, şöyle konuştu: "Süt verimi kuzulama döneminde yüksek, diğer dönemlerde düşük oluyor. Bugünlerde bir işçinin süt sağımından günlük 6-7 YTL kazandığını öğrendim. Ama kuzulama döneminde bu rakam günlük 30-40 YTL'ye kadar çıkıyormuş. Öğrendiğime göre, ödemeler litre başına yapıldığı için, kimi işçiler 13-15 yaşındaki çocuklarını da sigortalı olmadığı halde yanlarında getirip süt sağdırıyorlarmış. Cesedi en son bulunan 12 yaşındaki Anut Ete bu durumda."
'TİGEM suçlu'
DİSK Genel Sekreteri Musa Çam ise, sorumluluğun kamu kurumlarını özelleştirerek hizmeti taşeronlara devredenler olduğunu söyleyerek açıkça TİGEM'i suçladı. Çam, "Gerçek katili, gerçek sorumluları burada aramak gerekir. Özelleştirme, taşeronlaştırma; işçiler için sömürü, güvencesiz ve kötü çalışma koşulları, daha düşük ücretler demektir. Taşeronlaştırma bir kez daha çalışanların ölümüne neden olmuştur" dedi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nı çocuk işçiliğinin önlenmesi için göreve çağırdı.
Müteahhitin iddiası
Müteahhit firmanın personel şefi Mehmet Albayrak da kazada en büyük suçlu olarak TİGEM'i işaret etti. Albayrak, "Biz TİGEM'e defalarca çiftlik içindeki bu yolun yapılmasını, dere üstündeki menfezin taşımayı kaldırmayacağını söyledik. TİGEM'de güvenlik görevlileri var, sabaha kadar boşuna mı nöbet tutuyorlar. Derede suyun yükseldiğini görüp bildirmesi, çiftliğe geçişleri kapatması lazımdı. Bize bildirseler gerekeni yapardık" diye konuştu.
Dere yatakları
Kazanın ardından olay yerinde incelemelerde bulunan Ceylanpınar Kaymakamı Şevket Atlı, dere yataklarında yapılan taşkın koruma sistemlerinin iyi denetlenmediğini söyledi.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dere yataklarının korunmasıyla ilgili genelgesini anımsatan Atlı şöyle dedi: "Her kurum bir an önce kendisine çekidüzen vermeli, bu konuda Devlet Su İşleri'nin ciddi çalışmaları var. Dere yataklarındaki taşkın koruma sistemlerinin teknik anlamda daha iyi yapılmasına özen gösterilmeli. Menfezler üzerine yol yapılıyor, geçiliyor, ondan sonra böyle olaylar yaşanıyor. Dere yataklarındaki taşkın koruma sistemleri bundan sonra daha iyi denetlenecek."
Müteahhit tutuklu
Ceylanpınar Tarım İşletmesi'ndeki süt tesisine, sağım işçilerini taşıyan Halil Ete idaresindeki kamyon, işletme arazisindeki Çırpı Deresi'nin üzerinden geçerken dereye yuvarlanarak sürüklenmişti. Kamyondaki 43 işçiden 10'u hayatını kaybetmişti. Sağım işini alan müteahhit Hamdiağaoğulları Şirketi'nin sahibi Celal Ulukaya ise dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyetten tutuklandı.