İdam sehpasından 26 yıl sonra gelen 'Son mektup'

Genelkurmay, 12 Eylül döneminde idam edilen Mehmet Kanbur'un idam gecesi kaleme aldığı son mektubu, eşine 26 yıl sonra teslim etti. Mektubu teslim eden memur hüzünlü, alan Zeynep Kanbur eşini ziyarete gitmiş gibi heyecanlıydı...


MESUT HASAN BENLİ

Gölcük Donanma Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde ‘üçüncü yol’ davasında yargılanan Ömer Yazgan, Mehmet Kanbur, Ramazan Yukarıgöz ve Erdoğan Yazgan, 20 Nisan 1981 günü idam cezasına çarptırıldı. Dört genç 29 Ocak 1983’e idam edildi.
Gençlerin idamlarından 10 dakika önce ailelerine yazdıkları mektuplar ‘sakıncalı’ bulunarak ulaştırılmadı. Ancak Devrimci 78’liler Federasyonu ve ailelerin ısrarlı talepleri doğrultusunda Genelkurmay Başkanlığı kısa bir süre önce Ömer Yazgan ve Ramazan Yukarıgöz’ün son mektuplarını vermişti. Genelkurmay, Zeynep Kanbur’un talebi üzerine önceki gün Mehmet Kanbur’un kaleme aldığı son mektubu eşine verdi.
“Değerli Karıcığım” diye başlayan mektupta Mehmet Kanbur, idam edilecekleri tarihin ailelerine haber verilmediğini sandığını yazmış:
“Göremedim diye üzülmene hiç gerek yoktur. Senden bunu beklerim.”
Kanbur’un eşinin oğlu Murat’a gerekli ilgiyi göstereceğine inandığını belirten satırları şöyle devam etmiş: “Son olarak da halkımın mutluluğu uğruna canımı severek feda ediyorum. Bu görevi yerine getirirken size ve halkıma layık olmaya çalışacağım. Son nefesimi verirken dahi, köhne düzenin cellatına fırsat vermeden halkımın mutluluk sloganını haykıracağım. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Senin bundan sonraki özel yaşamın hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Sana güveniyorum. Tek başına yapayalnız kalsan dahi, doğrululuktan dürüstlükten ayrılmayacağına, namusunca yaşamını sürdüreceğini inanıyorum... Murat’a da yeterli ilgi göstereceğine, halkına yararlı olacak bir biçimde yetiştireceğine eminim... Kahrolsun faşizm, tek yol devrim. Mektubumu bitirirken, gözlerinizden öperim. Tüm dostlara selamlar (...)”
Zeynep Kanbur, mektubu teslim alırken çok heyecanlandığını söyledi: “Tahmin edemeyeceğiniz kadar heyecanlandım. Eşimin ziyaretine gitmiş gibi oldum. İdamdan sonra Fransa’da yaşamaya başladım. Burada kalmak istemedim. Mektubu verirken çok iyi davrandılar. Mektubu veren memur sanki hüzünlü gibiydi. Bu mektubu çok bekledim. Neden verilmedi yıllarca bilmiyorum. Eşim idam edildiğinde oğlum Murat dokuz yaşındaydı. Bir daha evlenmedim.”
Devrimci 78’liler şimdi Erdoğan Yazgan’ın mektubunu almak için çalışıyor.