İddia: Savcı, kasten adam öldürmekten yargılanmalı

İddia: Savcı, kasten adam öldürmekten yargılanmalı
İddia: Savcı, kasten adam öldürmekten yargılanmalı
Cezaevinde kansere yakalanan Güler Zere'nin avukatı Talay, müvekkilinin cezasının ertelenmesi talebini Elbistan savcısı Irmak'ın sümenaltı ettiğini ileri sürdü



ERTUĞRUL MAVİOĞLU

İSTANBUL - Ağıziçi ve boynundaki kanserli tümörler nedeniyle damağı alınan ve tedavisinin cezaevi koşullarında mümkün olmadığı Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’nın raporuyla belirlenen Güler Zere’nin cezasının ertelenmesi başvurusunun hasıraltı edildiği iddia edildi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi adına Elbistan Başsavcılığı’na dilekçeyle başvuran avukat Taylan Tanay, Elbistan Cumhuriyet Savcısı Orhan Irmak’ı Zere’nin cezasının ertelenmesi yönündeki başvurusunu işleme koymayarak ‘Kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek’le suçladı.
Güler Zere Malatya 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce verilen 34 yıllık hapis cezasının infazını çekmek üzere Elbistan E tipi Kapalı Cezaevi’ndeyken kanser hastalığına yakalandı. Hastalığının teşhis ve ilk tedavisi Çukurova Üniversitesi Balcalı Araştırma Hastanesi’nde yapılan Zere, Adana Karataş Kadın Cezaevi’ne sevk edildi. Bu süreçte avukatları, Zere’nin tedavisinin cezaevi koşullarında sürdürülemeyeceğini belirterek 12 Mart 2009’da Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdular. Başvuruda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16. maddesi uyarınca Zere’nin cezasının ertelenmesi istendi.
Söz konusu maddeye göre, tıbben tedavisine olanak bulunmayan veya tedavisi uzun sürebilecek hastalık durumlarında cezanın hastane mahkûm koğuşunda infazı, hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa cezanın infazı geri bıraktırılması gerekiyordu.
Ancak Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Zere’nin durumunu ortaya koyan dosyanın Elbistan’da olduğu için başvurunun Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılması gerektiği’ yönündeki itirazı üzerine avukatlar aynı gün aynı taleple bu kez Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı’na faks dilekçe ile başvurdu. Ancak avukatların bu başvurusu ile ilgili hiç bir işlem yapılmadı. Başvurunun akıbeti ile ilgili olarak avukat Tanay, suç duyurusunda bulundu. Tanay süç duyurusu dilekçesinde şöyle dedi: “12.03.200’u tarihli başvuru hakkında hiçbir işlem yapılmamış, başvuru hakkında müspet veya menfi bir karar verilmemiştir. Durum infazın geri bıraktırılması sonucu için Adana Başsavcılığı’na gidildiğinde anlaşılmıştır. Bu ilk başvuru kaybolmuş yahut kaybedilmiştir.”


‘İhmal değil kasıt’

Sağlık durumuyla ilgili beş ayrı rapor bulunmasına karşın kanser hastası Güler Zere’yi 28 saatlik bir yolculukla İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk eden Elbistan Cumhuriyet Savcısı Orhan Irmak’ın ilk başvuruyu kasıtlı olarak dikkate almadığını savunan Tanay, bunun kasıtlı yapıldığı inancında. Tanay 7 Temmuz 2009 tarihli suç duyurusu dilekçesinde şu iddiaları ortaya attı:
“Güler Zere’nin infazının geri bırakılmasına yönelik ilk talep kaybedilmiştir. Sonrasında yaşanan gelişmeler bu durumun sadece ihmal değil kastı içeribileceğini göstermektedir. Keza Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili sağlık kuruluşlarından istemi üzerine hazırlanan raporlar sonrasında, aynı içerikli yeni rapor istemiş, böylece zaman kaybına yol açarak sağlık tablosunda geri dönülmez bir noktaya gelinmesine neden olmuştur.”
Tanay, bu iddialarından yola çıkarak, Elbistan Savcısı Orhan Irmak hakkında ‘görevi ihmal, görevi kötüye kullanma, işkence ve kasten öldürmeye teşebüs’ suçlarından soruşturma istedi.