İddianame: Cem ve babası Münevver'i birlikte öldürdü

İddianame: Cem ve babası Münevver'i birlikte öldürdü
İddianame: Cem ve babası Münevver'i birlikte öldürdü

Baba MehmetNida Garipoğlu?na ağırlaştırılmış müebbet, amca Hayyam Garipoğlu?na beş yıl, Cem?e ise 24 yıla kadar hapis cezası istendi

Münevver Karabulut'un öldürülmesiyle ilgili iddianame tamam: Cem ile babası cinayeti planlayarak birlikte işledi. Amca Cem'i kaçırarak saklanmasına yardımcı oldu. Anne delilleri yok etti
Haber: ERTAN KILIÇ / Arşivi

İSTANBUL - Münevver Karabulut’un öldürülmesiyle ilgili hazırlanan iddianamede, cinayeti Cem Garipoğlu ve babası Mehmet Garipoğlu’nun birlikte işledikleri öne sürüldü. İddianamede testerenin cinayetten iki saat önce alındığı, Karabulut’un daha canlıyken boğazının kesildiği anlatıldı.  İddianameye göre Cem Garipoğlu, cinayetten sonra babası Mehmet Nida tarafından çalışanlarının kaldığı Esenyurt’taki eve getirildi. Ve Cem’i bu evden alıp 197 gün saklandığı adrese götüren isimse, iddiaya göre, ünlü işadamı amcası Hayyam Garipoğlu’ydu.
Kafası testereyle kesildikten sonra cesedi Etiler’deki çöp konteynırına atılan Mürevver’i öldürmekle suçlanan Cem Garipoğlu hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Savcıları Faruk Erşen Yılmaz ve Mustafa Öztürk’ün hazırladığı iddianameye göre iki sevgili, olaydan bir yıl önce arkadaş ortamında tanıştı. Cinayetten önceki son dört ay içinde arkadaşlıkları duygusal boyut aldı. Bu ilişkiyi Münevver’in annesi ve kardeşi ile Cem’in annesi biliyordu. Münevver‘in sevgiyle bağlı olduğu Cem, nedense, onunla MSN üzerinden yaptığı yazışmaları kendi bilgisayarında ‘Zeytinburnu sürtüğü’ adını verdiği klasörde saklıyordu.
İkili 27 Şubat 2009’da da MSN’den yazıştı. Bu yazışmada Cem, Münevver’i evine çağırdı. O da kabul etti. O gün Münevver’e, “Büyük planlar içindeyim” diyordu. Buluşma, eve varış ve evden ayrılma saatlerini de o yazışmada aktarıyordu. Bu bilgiler, savcılarca ‘cinayetin önceden planlanlanması’ anlamına geldi. Ancak ikili, ertesi gün buluşmadı.

Cinayet günü mesajlaşma
İkili, cinayet sabahı saat 00.25 ile 01.03 arasında iki kere cep telefonuyla konuştu ve mesajlaştı. Aynı gece MSN’de konuşup ertesi gün yani 3 Mart’ta buluşmak için anlaştılar. Yine aynı gün saat 07.50 ile 11.32 sıralarında karşılıklı olarak toplam yedi kez mesajlaştılar. Saat 12.11’de telefonla görüştüler.
Savcılığın tespit ettirdiği telefon trafiğine göre Cem saat 12.23 sıralarında Bahçeşehir’deki taksi durağından taksi çağırdı. Villaları görüntüleyen kamera kayıtlarına göre saat 12.47 sıralarında evinin önüne gelen taksiye bindi. Taksiyle Bahçeşehir Toplu Konut alanındaki alışveriş merkezinde bulunan Çağdaş Yapı Market adlı nalbur dükkanına giden Cem’in bir testere satın aldı. Saat 13.08’de içinde poşet olan testereyle eve girdi. Bu sırada taksi dışarıda bekliyordu. Saat 13.10’da evden çıkıp taksiye bindi ve siteden ayrıldı. İddianamede, Cem’in testereyi alması ve eve girmesi tanıklarla da doğrulandı.
Cem saat 14.55 civarında eve Münevver’le girerken, kameraların kaydedebileceği hesabını da yaparak, özellikle arka bahçe kapısından sevgilisini içeriye soktu ve içeride bir süre beraber kaldılar. Saat 14.55’te eve girmesiyle başlayıp saat 18.36’da valiz ve gitar çantasıyla dışarı çıkmasıyla son bulan zaman dilimi içinde, iddianameye göre, şüpheli baba Mehmet Nida Garipoğlu, kameralara gözükmeksizin, alt bahçe yolundan, Cem’in daha önceden açtığı bahçe kapısından eve girdi.
Baba Mehmet Nida da cinayete doğrudan doğruya katılıp oğluyla birlikte Münevver’i bıçakla yaraladı,  işkence mahiyetinde yaralar açtı. Otopsi raporlarına göre, Münevver daha canlıyken testereyle kafası kesildi.
İddianameye göre cinayet sabahı baba Mehmet Nida, saat 10.19 civarında elinde bir bavulla adeta bir yere gidecekmiş ya da yolculuk yapacakmış gibi evden ayrıldı. Gerçekteyse bir yere gitmedi. Cinayet anında olay yerindeydi. Savcılara göre, baba-oğul Münevver’i öldürdükten sonra kafasını poşete koyarak gitar kutusuna, cesedi de bavula yerleştirdiler. Yerdeki kan izlerini büyük oranda silmeye çalıştılar. Daha sonra baba, evinden çıkıp beş kilometre uzaklıkta bulunan Avcılar’daki ofisine 5-10 dakika gibi bir sürede, en geç saat 17.21 civarında vardı. Oğlu Cem ise saat 18.36 sıralarında telefonla taksi istedi. Gitar kutusundaki baş ve bavul içindeki cesedi alarak dışarıya çıktı. Bunları Etiler’de çöp konteynırına attı ve daha sonra saat 19.50’de Akmerkez’e gitti. Burada bir arkadaşıyla karşılaşıp sohbet ettikten sonra saat 21.40 civarında evine geri geldi. 

Cem’i amcası götürdü
Saat 19.00 sıralarında kızlarıyla eve gelen şüpheli anne Tülay Makbule Garipoğlu evdeki kan izlerini silmeye çalıştı. Gece saat 22.30 civarında eve dönen baba Mehmet Nida, Cem’i yanına alıp şüpheli çalışanları Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt’un birlikte kaldıkları şirkete ait Beylikdüzü’ndeki daireye götürdü. Mehmet Nida, Cem’in cinayet işlediğini söyleyip kısa bir süre saklamalarını istedi. Mehmet Karakayalı’dan şüpheli şoför Ahmet Batur’u arayıp aynı adreste bulunan şirkete ait dairenin anahtarını getirmesini istedi. Ağabeyi Hayyam Garipoğlu’nu da arayıp durumu anlattı ve Cem’i kaçırıp saklaması için yardım istedi.
Cem bir süre alt kattaki dairede tutuldu. Baba Mehmet Nida, Cem’i almaya geldiğinde yanında kardeşi Hayyam da vardı. Bu, Mehmet Karakayalı’nın tanıklığıyla doğrulandı. İddiaya göre, Cem’in, amcası Hayyam tarafından kullanılan siyah Passat marka aracın arka koltuğuna bindi ve Edirne yönüne gittiler. Baba Mehmet Nida ise kendi aracıyla başka yöne doğru hareket etti.

Birlikte kararı verdiler
İddianamede baba Mehmet Nida’nın oturduğu villaya, kamera kayıtlarına takılmadan alt bahçe kapısına giden yoldan girmesinin de her zaman mümkün olduğu, bu itibarla öldürme eyleminde iştiraki olduğunun kabulünün dosyanın bütününe ve oluşa uygun düştüğü vurgulandı. Delillere göre şüpheliler Mehmet Nida ve Cem Garipoğlu’nun birlikte suç işleme kararı vererek müsnet suçu işledikleri, eylemin oluşuna, niteliğine ve toplanan sübut delillerine göre olayın farklı şekilde gerçekleştiğinin başkaca izahının mümkün olmadığı kaydedildi.
Cinayetin, işleniş şekli itibarıyla saat 14.55-18.36 arasında kısa sürede gerçekleştiği, Münevver’in vücudunda beşi öldürücü nitelikte olmak üzere birden fazla kesiyle yaralandığı, kafasının vücudundan henüz canlıyken ayrılarak öldürüldüğü belirtildi. Maktülenin evin geniş bir alanına yayılan ve bulaşan kanının iki kişi tarafından kısa sürede temizlenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle anne Tülay Makbule’nin eşi ve oğlu ayrıldıktan sonra eve gelip suçun izlerini temizlediği iddia edildi.

Anne delilleri gizledi
Bu doğrultuda, Cem ve babası Mehmet Nida Garipoğlu için tasarlayarak, canavar hisle veya eziyet çektirerek, çocuğa karşı öldürmekten; anne Tülay Makbule’nin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten, diğer tutuklular Mehmet Karakayalı, Habib Kurt ve Ahmet Batur ile tutuksuz Hayyam Garipoğlu’nun ise suçluyu kayırmaktan altışar aydan beşer yıla kadar hapis cezalarıyla cezalandırılmaları talep edildi.
Cinayet tarihinde 18 yaşından küçük olan Cem için 18 yıldan 24 yıla kadar, baba Mehmet Nida içinse ‘ağırlaştırılmış müebbet’ hapis istendi.

Cem ‘kıskançlıktan’ öldürdüğünü söyledi
17 yaşındaki Münevver Karabulut’un cesedi 4 Mart 2009’da Etiler’de bir çöp konteynırında, kafası gövdesinden ayrılmış ve cesedi bir gitar torbasına konulmuş halde bulunmuştu. Kısa sürede, Karabulut’un öldürüldüğü gün sevgilisi Cem Garipoğlu’nun Bahçeşehir’deki evine gittiği, Cem’in de işadamı Hayyam Garipoğlu’nun yeğeni olduğu ortaya çıkmıştı.
Cinayetin 56. gününde baba Mehmet Nida Garipoğlu tutuklanmış, 90. gününde Cem Garipoğlu hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştı. Bu arada, Karabulut’un otopsi raporunda Garipoğlu Ailesi dışında birisine ait sperm örneğinin çıkması, ortalığı karıştırmıştı. Ancak spermin, Adli Tıp’taki karışıklık sonucu başka bir cesetten geçtiği anlaşılmıştı.
Daha sonra Osmaniye Valisi yapılan İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, katil zanlısının yakalanmamasına ilişkin eleştiriler karşısında, Karabulut Ailesi’ni suçlayıp “Kızlarına sahip çıksalardı” demişti. Bu süreçte, yurtdışına kaçtığını öne sürülen Garipoğlu, cinayetin 197. gününde Bahçelievler’de avukatı tarafından teslim alınıp polise teslim edilmişti.
Cem, cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini anlatmış ve pişman olduğunu söylemişti. Cinayeti ekmek bıçağıyla işlediğini belirten Garipoğlu, kanlı elini babasının gömleğine sildiğini ifade etmişti. Bu ifadenin, gömleğinde kan lekesi bulunan baba Mehmet Nida Garipoğlu’nu koruma amaçlı verildiği yorumları yapılmıştı.
İddianame kabul edilirse Cem suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu belirlendiği için, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde, diğer sanıklarsa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak.