İddianamenin 'bir numarası' Eruygur

Eski Jandarma Genel Komutanı ve ADD Başkanı Eruygur için üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve 142 -246 yıl hapis isteniyor. Hükümeti devirmek için sivil örgütleri kullanmakla suçlanan eski 1. Ordu Komutanı Tolon'a(sağda) üç kez ağırlaştırılmış müebbet ve 129-219 yıl hapis istendi


İSTANBUL - Eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, iddianamede bir numaralı sanık. İddianamede Eruygur’a 132 sayfa ayrıldı. Suçlamaların başında ‘sivil unsurlar’ın yapılanması geliyor. Eruygur’un Jandarma Genel Komutanı sıfatıyla görev yaptığı sırada askeri görev ve amaçların tamamen dışında, ‘Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’nün amacı doğrultusunda çalıştığı iddia ediliyor.

İddianamede, ‘Cumhuriyetçi Çalışma Grubu’ (CÇG) altında illegal örgütlenmeye gittikleri, bu grubun TSK’nın yapısına uymayacak biçimde tamamen Ergenekon’a uygun olarak kurulduğu ve yasadışı istihbarat faaliyetleri, fişlemeler, arşivlemeler, medya yönlendirmeleri gibi yollarla silahlı örgütün amaçları doğrultusunda faaliyetler yaptıkları belirtiliyor.

Toplum desteğinin sağlanması için Eruygur’un TSK’da kendisine bağlı alt birimde çalışmanın yanında, Ergenekon’un sivil unsurlarında görevli ‘şüpheli’ İlhan Selçuk, Mustafa Ali Balbay, Sinan Aygün, (Bülent kod adlı) İsmail Yıldız, Ergün Poyraz gibi örgüt üyeleriyle bizzat görüştüğü belirtiliyor.

İddianamede Eruygur’un, görev yaptığı dönemde Ergenekon’un amaç ve faaliyetleri doğrultusunda, kendi mesleki görev ve yetki alanına girmeyen, Anayasa ve yasalarla yasaklanmış, suç teşkil eden fiilleri, sivil şahıslarla işbirliği içinde işleyerek darbe yoluyla halkı hükümete karşı silahlı isyana tahrik, cebir ve şiddetle hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsü içinde olduğu belirtiliyor. Hakkında 246 yıla kadar hapis ve üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor.
Tolon: Perde arkasındaki yönetici

Eski 1. Ordu komutanı Hurşit Tolon iddianamenin iki numaralı sanığı. İddianemede Tolon’a 144 sayfa ayrıldı. İddianameye göre Tolon da tıpkı Eruygur gibi hem TSK’da görevli olduğu dönemde hem de emeklilikte Ergenekon faaliyetlerine aktif olarak katıldı.
Tolon görevi zamanında hükümeti devirmeye teşebbüs suçunun hazırlık eylemlerine fiili olarak katıldı ve CÇG’nin kendisine verildiği görevleri yerine getirdi. Ankara’daki Papatya ve Kent otellerinde toplantıya katıldı, Türkiyem Topluluğu’nun danışmanı oldu ve yine merkezi Ankara’da bulunan Anadolu Ulusal Uyanış ve Dayanışma Platformu’nun danışmanlığını yaptı. Ayrıca Türkiye Gençlik Birliği ile irtibatlıydı.
Tolon’un tüm sivil toplum örgütlerinin perde arkasında yer aldığı, gizlice bu örgütleri yönettiği de iddialar arasında.
Yine iddianameye göre, Tolon’un perde arkasında olma nedeni, hükümeti devirme planlarına bağlanıyor.

‘Yukarıdan onay alındı’
İddianameye göre Tolon, Ergenekon faaliyetleri sırasında, birçok kişi, kurum ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve siyasi parti yöneticileriyle görüşmeler yapıp yönlendirici talimatlar veriyor. Örgüt içi anlaşmazlıklarda, telkin ve talimatlarda bulunarak örgütsel birlikteliği koruyor. Tolon telefon görüşmelerinde örgüt üyelerinden ‘bir numara, baş adam, iki numara, sizin bir numaranız, ikinci adam, yukarıdan onay alındı’ gibi ifadeler kulanılıyor.

‘Genç Subaylar’ ‘rahatmış’

İddianameye göre ‘darbe planları’nda en önemli unsurlardan biri, ‘medyanın ele geçirilmesi’. Buna örnek olarak da Cumhuriyet gazetesinin 23 Mayıs 2003 tarihli manşeti gösteriliyor: ‘Genç Subaylar Rahatsız’. Cumhuriyet’in Ankara temsilcisi Mustafa Balbay’ın haberinde alt kademe askerlerin ülkenin gidişinden rahatsız olduğu belirtilmişti.
İddianameye göre, ‘Ayışığı’ kod adlı darbe planının parçalarından biri de TSK içerisindeki alt hiyerarşik yapının dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ü ‘rahatsızlıkları’ konusunda mektup yağmuruna tutması vardı. Darbe planlarını hazırlayan ekip, hazırladıkları ‘hayali mektupları’ Özkök’e göndererek baskı oluşturmaya çalıştı. Bu ‘hayali’ mektupların örnekleri Eruygur’un genel başkanlığını yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneği genel merkezindeki aramalarda ele geçirildi. İddianameye de alınan ‘Bir Grup Genç Subay’ imzalı örnek mektupta “... Komutanım, siz bu işi götüremiyorsunuz, lütfen istifa ediniz. Eğer sizi böyle yanlış yönlendiren karargâhınız ise karargâhınızdaki generalleri de alıp gidiniz” deniliyor.
İddianamede gerçekte TSK içerisinde, Genelkurmay Başkanı’na karşı herhangi bir rahatsızlık olmadığı halde, varmış havası verilmeye çalışıldığı belirtiliyor.