İDO kaptanı: Dürbünle ve gözle aradık bulamadık

İDO kaptanı: Dürbünle ve gözle aradık bulamadık
İDO kaptanı: Dürbünle ve gözle aradık bulamadık

Kayıp 5 gencin yakınları günlerce sahilde beklemişti.

Geçen yaz Kumburgaz sahilinde bindikleri deniz bisikletiyle açılan ve daha sonra kaybolan 5 kişiyle ilgili davada, kayıp kişileri açıkta gördüğü halde gerekli aramayı yapmamakla suçlanan ve hakkındaki soruşturma takipsizlikle sonuçlanan İDO kaptanı, tanık olarak dinlendi.

İSTANBUL Kumburgaz Kamiloba sahilinde 17 Ağustos 2014 tarihinde deniz bisikletiyle açıldıktan sonra kaybolan 5 kişi ile ilgili davaya devam edildi.

Duruşmada, soruşturma aşamasında denizde tekne içinde el sallayan iki kişi gördüğü halde gerekli aramayı yapmadığı gerekçesiyle hakkında açılan soruşturma takipsizlikle sonuçlanan İDO kaptanı Yavuz Yılmaz tanık olarak dinlendi.

Bir yolcunun, 'tekne içinde iki kişi el sallıyordu' şeklindeki ihbarı üzerine dürbünle ve radarla tarama yaptığını savunan Yılmaz, “Dürbün ve gözle denizi kolaçan etmeyi sürdürdük, söylenen tekneyi bulamadık" dedi.

Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, “Taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olmaö suçundan tutuksuz yargılanan deniz bisikleti kiralayıcısı Sinan Önügören ve avukatı ile 11 müşteki katıldı.

Duruşmada tanık olan dinlenen sanık Sinan Önügören'in yeğeni Mehmet Burak Önügören, olay günü ölenlerden Yusuf Büyükizgi ile Şükrü Kahraman'ın 2 saatliğine deniz bisikletini kiraladığını belirterek, dönmeleri gereken zamanda kıyıya dönmedikleri için durumu amcasına bildirdiğini söyledi. Burak Önügören, amcasının da bu durumu can kurtarana haber verdiğini ve kendi teknesiyle aramaya çıktığını söyledi.

Bir diğer tanık Cem Bekdemir de olay gününde Garden Beach Club çalışanı olduğunu, kazada ölenlerden sadece bir tanesini hatırladığını dile getirerek, bu kişinin de Burak Önügören'den can yeleği istediğini ve Önügören'in 4 can yeleğini götürüp deniz bisikletinin ortasına bıraktığını bildirdi.

'BİR YOLCU YARDIM İSTEYENLERİ GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ'

Duruşmaya tanık olarak gelen İDO kaptanı Yavuz Yılmaz da ölümle sonuçlanan kazayı görmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"İçinde yolcularımın olduğu deniz otobüsüyle ile Marmara Adası'ndan Tekirdağ Körfezi'ne doğru kuzeye hareket ettik. Denizde rüzgar tam fırtınaya dönüştü. Rüzgar hızının 101 kilometreye çıktığı belgelidir. Deniz otobüsünün ve yolcuların emniyetini sağlamak için Büyükçekmece'ye doğru rotamı değiştirdim ve hızımı yavaşlattım. Hava kararmaya başlamıştı. Saat 19:40 civarında köprü üstüne gelen gemici, bir yolcunun denizde bir teknede iki kişinin el sallayarak yardım istediğini gördüğünü bildirdi. Başmühendisi çağırdım. Dürbünle gözetlemeye başladı. Dürbün ve gözle denizi kolaçan etmeyi sürdürdük. Söylenen tekneyi bulamadık. Kıyı emniyetine bağlı Sektör Marmara'yı arayarak durumu bildirdim. Yenikapı'ya geldik. O gün Marmara Denizi'nde olağanüstü fırtına ve dalga yükseklikleri vardı. Dalga boyu üç metreyi buluyordu. Ölenlerin durumunu ertesi gün haberlerde duydum. Deniz bisikletinin ebadını niteliğini bilmiyorum. Dürbünle bakıldığı zaman yakındaysa ve hava şartları uygunsa görülebilir. Fırtına çıkmışsa radarda görülmesi zordur."

Mahkeme heyeti, Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne olay günü 'Kemal Reis 5' isimli deniz otobüsü tarafından bir ihbar yapılıp yapılmadığının sorulması için yazı yazılmasına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Serdar Demir'in 17 Ağustos 2014'te kardeşi Doğan Demir ve arkadaşları Mikayil Çelik, Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'yle şüpheli Sinan Önügören'e ait deniz kenarındaki Garden Beach Club'tan deniz bisikleti kiralayarak saat 14.00'da denize açıldıkları belirtildi.

İddianamede, 5 arkadaşın saat 16.00'da dönmeleri gerekirken denmedikleri, denizde fırtınaya yakalanarak kayboldukları, Burak Önügören'in amcası şüpheli Sinan Önügören'e durumu bildirmesine rağmen şüphelinin Sahil Güvenliğe ve kolluk kuvvetlerine haber vermediği ifade edilen iddianamede, denize açıldıktan sonraki gün, gençlerin ailelerinin durumu emniyete bildirmesi üzerine şüpheli Önügören'in emniyete gittiği vurgulandı.

İddianamede, 23 Ağustos 2014'te ölen Serdar Demir'in cesedinin Marmara Adası sahilinde bulunduğu, diğer kişiler Doğan Demir, Mikayil Çelik, Şükrü Kahraman ve Yusuf Büyükizgi'ye ise ulaşılamadığı anımsatıldı.

İddianamede, şüpheli Sinan Önügören'in "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Öte yandan, kaybolan gençleri denizde gördüğü iddia edilen deniz otobüsü kaptanı Yavuz Yılmaz ile cankurtaran Serkan Tunç, Garden Beach çalışanları Cem Bekdemir ve Burak Önügören ile Büyükçekmece Belediyesi yetkilileri hakkında, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti.

(Yüksel KOÇ / DHA)