İhbarcı subaydan bir mektup daha

İhbarcı subaydan bir mektup daha
İhbarcı subaydan bir mektup daha

Albay Çiçek ?İrticayla Mücadele Planı?yla ilgili tutuklanmış, 18 saat sonra serbest bırakılmıştı.

Albay Çiçek imzalı 'İrticayla Mücadele Belgesi'nin orijinalini savcılara gönderen subay bir mektup daha gönderdi. Mektupta cuntacıların belgeyle ilgili aleyhlerine oluşan süreci tersine çevirmek için atacağı adımlar anlatılıyor ve bir de andıça yer veriliyor
Haber: ERTAN KILIÇ / Arşivi

İSTANBUL - ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın orijinal halini bir ihbar mektubu ve ekleri ile savcılara gönderen subay yeni bir ihbar mektubu daha gönderdi. Eylem planının ardından cuntacıların izlemeyi planladığı yol haritasının dokuz madde halinde belirtildiği mektup, bu kez posta yolu ile değil elektronik posta olarak savcılara ulaştırıldı. İhbarcı, mektuba yeni bir ‘Andıç’ daha ekleyerek cuntacıların varlığını ispat etmeye çalışıyor. Andıç ‘bölücü, yıkıcı’ faaliyet gösteren internet siteleriyle mücadeleyi içeriyor ve Albay Dursun Çiçek’in adını da içeriyor.
Ergenekon savcılarına gelen yeni mektup şöyle başlıyor: “Sayın Savcım, Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ belgesinin aslını gönderdim. Elde ettiğim belgelerin kamuoyuna yansımasından ve Adli Tıp Kurumu’nca da teyit edilmesinden sonra yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim.”
Amacının TSK’nın arkasına saklanarak istikrar ve demokrasiye kastedenleri deşifre etmek olduğunun açıklayan ihbarcı subay, TSK çalışan herkeside bu konuda çalışmaya davet ediyor.

İlk mektuba ilave
İkinci ihbar mektubunun en büyük özelliği cuntacılar hakkında yeni delillerin ortaya konulması. Subay cuntacıların harekete geçtiğini belirterek, “Gönderdiğim mektupta birbirinin devamı olan Bilgi Destek Planı (LAHİKA) ve İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili detayları birleştirerek yazmıştım. Cunta yapılanması tarafından bu hususlar gerekçe gösterilerek, belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturmak ve delil niteliğine zarar vermek için bir çalışma başlatılmıştır” diyor ve ilk mektubundaki bazı detaylara ilavelerde bulunulunuyor.
İhbarcı, ilk mektuptaki “İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın basında yer almasını müteakip, ...” diye başlayan paragrafta ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’ yerine ‘Bilgi Destek Planı (LAHİKA)’ ifadesinin konulmasını istiyor. Böylece ilk mektuptaki o kısım şu hale geliyor: “Bilgi Destek Planı’nın (LAHİKA) basında yer almasını müteakip, belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve ilgili evraklar imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin Saygun’un Özel Sekreteri Kur.Alb. Uğur Berksun tarafından takip edilmiş”
Ayrıca ihbarcı, iki planı hazırlayanların adını bir arada yazdığını belirterek, İlker Ziya Göktaş’ın sadece ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın hazırlanmasında görev aldığını anlatıyor.

‘Alt kademe suçlanacak’
Mektupta, “Karargâh içindeki cunta yapılanması, kendileri adına gelişen olumsuz süreci tersine çevirmek için aşağıda ifade edilen faaliyetleri planlamaktadır” denildikten sonra şunlar sıralanıyor:

* Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak.

* Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak.

* Belgeyi yayımlayan ve savunan gazete ve gazetecileri belgenin gerçek olmadığına dair ikna etmeye çalışmak, ikna edemediklerini de yıpratmak.

* Belge’nin orijinalinin Askeri Savcılık aracılığı ile elde edilerek, Jandarma Kriminal’e göndermek suretiyle gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak.

*  İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak.

* Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden uzaklaştırmak.

* Anayasa Mahkemesi’ne baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek

* 28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Necmettin ERBAKAN’a imzalatarak ihraç edilen 1000’in üzerinde TSK mensubu gibi TSK bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye yapmak.

* Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri Savcılığı aracılığı ile suçluların sadece Alb. Dursun Çiçek ve birlikte çalıştığı alt kademe personel olduğu şeklinde karar aldırmak. Bu personelin olabilecek en hafif suçlar ile cezalandırılmasını sağlamak. Yargılama sürecinin, emir vererek çalışmaları başlatan ve yönlendiren komuta kademesine sıçramasına engel olmak.

Fişlenen internet siteleri
Cuntacıların varlığını ispat etmek için gönderildiği anlaşılan ikinci ihbar mektubunda internet sitelerinin nasıl fişlendiği anlatılıyor. Yerli ve yabancı 430 internet sitesinin fişlendiği andıçta dikkat çeken ise fişlenen sitelerin yanlarına düşülen notlar. Andıçta fişlenen bazı internet siteleri ve yanına düşen notlar şöyle: www.2temmuz.com Alevi sitesi, www.ihd.org sözde insan hakları, www.kemalistler.net Atatürkçü, www.osmanbaydemir.com bölücü haber sitesi.
Bazı yabancı gazetelerin siteleri de fişlenmiş. Fişlenen siteler arasında, Washingtonpost gazetesi, Washington Times gazetesi, Time gazetesi, Afp Haber Ajansı’nın siteleri de yer alıyor. Andıçta Albay Dursun Çiçek’in de aralarında bulunduğu altı albayın isimleri yer alıyor. Ayrıca Iğsız’ın yanı sıra, iki tuğgeneral, iki korgeneral ve bir oramiralin isimleri bulunuyor.