İHD'den Türkiye İnsan Hakları Raporu

İHD'nin raporunda bu yılın ilk altı ayında 692 kişinin işkence gördüğü belirtildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Türkiye İnsan Hakları Raporu'nu açıklarken, "DEP'li milletvekillerinin serbest bırakılmasının ardından Genelkurmay İkinci Başkanı'nın düzenlediği basın toplantısında sivil siyasi kişilerin politik çalışmaları hakkında değerlendirmede bulunulmuş olması kabul edilemez bir durumdur" dedi.
Öndül, Ankara'daki İHD Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında dernek tarafından hazırlanan bu yılın ilk altı ayını kapsayan Türkiye İnsan Hakları Raporu hakkında bilgi verdi. Öndül, '2004 yılının ilk altı ayında da insanların ölüm oruçlarında hayatlarını yitirmeye devam ettiğini' ifade ederek bugüne kadar ölüm orucunda hayatını kaybedenlerin sayısının 115'e ulaştığını söyledi.

'Öcalan'a tecrit'
'Tecrit sorununun yeni D Tipi cezaevlerine de taşındığını' iddia eden Öndül, "İmralı Kapalı Cezaevi tek kişinin tutulduğu ve yoğun tecrit uygulaması yapılan bir yerdir. Orada da Abdullah Öcalan 1999'dan beri tecrit koşullarında tutulmaktadır. Aile ve avukat görüşlerine de kısıtlamalar getirilmektedir. Öcalan'ın sağlık koşullarıyla ilgili ailesine ve avukatlarına bilgi verilmiyor" diye konuştu. İHD'nin 1991 yılında gündeme getirdiği Birtan Altunbaş davasının da bu yılın ilk altı ayı içinde sonuçlandığını anımsatan Öndül, kamuoyunun yoğun ilgisi nedeniyle davanın şimdilik zaman aşımından kurtulduğunu söyledi.

DEP'lilerin tahliyesi
DEP'li milletvekillerinin Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce tahliye edilmesine de değinen Öndül, şöyle devam etti: "Bu sevindirici gelişmedir, çok önemli karardır. Karar, 13 Temmuz tarihinde bize göre hem esas hem de usul yönünden bozuldu. Ancak, Sayın Genelkurmay İkinci Başkanı'nın aynı gün düzenlediği basın toplantısında sivil siyasi kişilerin politik çalışmaları hakkında değerlendirmede bulunulmuş olması, görevli ve yetkili sivil yöneticilerin eleştirilmesi, bir demokratik hukuk devletinde asla kabul edilemeyecek bir durumdur. Demokrasilerde askerin görevi ve yetkisi bellidir, sivil insanların ve siyasal partilerin politik çalışmaları, askerin görev ve yetki alanının dışındadır."
'Eğitim-Sen'in kapatılması istemiyle açılan davanın temelinin de askerin sivil alanı izleme ve gözleme fonksiyonundan kaynaklı olduğunu' savunan Öndül, "Genelkurmay Başkanlığı'nın bir sendikanın tüzüğünü ilgi alanında tutması, girişimde bulunması yine kabul edilemez bir anlayış ve uygulamadır" diye konuştu.

İnsan Hakları Raporu
Raporda yer alan verilerle ilgili bilgi veren Öndül, bu yılın ilk altı ayında 692 kişinin işkence gördüğünün belirlendiğini ifade ederek, "Hükümetin, 'işkenceye sıfır tolerans' söylemini olumlu bulmakla birlikte biz eylem ve işlemlere bakıyoruz" dedi. İfade ve örgütlenme özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin geçen yıldan 'özde bir farklılık göstermediğine' dikkati çeken Öndül, ancak bu yılın ilk altı ayında toplatılan, yasaklanan kitap, dergi ve gazete sayısında azalma gözlendiğini ifade etti. Yılın ilk altı ayında çıkan silahlı çatışmalarda güvenlik gücü mensupları da dahil olmak üzere 61 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Öndül, 'Kürt sorunu' başta olmak üzere tüm sorunların barışçı yollarla çözülmesine taraftar olduklarını kaydetti.