İki genç kız annelerini defalarca bıçaklayarak öldürdü

İki genç kız annelerini defalarca bıçaklayarak öldürdü
İki genç kız annelerini defalarca bıçaklayarak öldürdü
İzmir'de 39 yaşındaki kadın, iki kızı tarafından önce elektro şok cihazıyla bayıltıp, ardından 26 bıçak darbesiyle öldürüldü. Komşuları ise, annelerinin kendilerini taciz ettiğini iddia eden kızların cinayeti işlediğine inanamadı.

İZMİR - Bir süre önce üçüncü eşinden boşandıktan sonra iki kızıyla birlikte yaşamaya başlayan ve garson olarak çalışan 39 yaşındaki Gülseren Süngü, mesai bitimi saat 03.00 sıralarında evine gitti. Bir süre sonra minibüs şoförü olan erkek arkadaşı 27 yaşındaki Erhan Ş.'ye "İbo gelecek, benden habersiz eve gelme" yazılı telefon mesajı geldi. İlerleyen saatlerde Erhan Ş. tüm aramalarına rağmen Gülseren Süngü'den cevap alamaması üzerine durumdan şüphelendi. Eve giden Erhan Ş., Gülseren Süngü'yü kanlar içinde yerde yatarken buldu. Telefonla polisi ve Süngü'nün kızları Ş.P. ve B.P.'yi aradı.

İhbar üzerine eve gelen polis ve acil yardım ekiplerinin kontrolünde, Gülseren Süngü'nün özellikle göğüs bölgesi olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerine isabet eden çok sayıda bıçak darbesiyle olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Sorgularında annesinin sabah saatlerinde kendilerine para verip "İzmir'e gezmeye gidin" dediğini ve evde bulunmadıklarını söyleyen Şeyda P. ve Beyza P. kardeşlerin hareketlerinden şüphelenildi. Çağrılan psikolog küçük kızın sağ ayağının topuğunda kan lekesinin fark etmesi üzerine polis ekipleri iki kardeşe yoğunlaştı. Kan örneğini laboratuvara gönderen ekipler, kız kardeşleri de sorguya aldı.

Yöneltilen sorular karşısında Şeyda ve Beyza P. kardeşler cinayet suçlamasını kabul etti. Annelerinin eve gidip gelmede kendilerine baskı yaptığını ileri süren Şeyda ve Beyza P. kardeşler, cinayeti de şu sözlerle anlattı:

"Önce bir elektro şok cihazı aldık. Sabah eve gelince cihazla elektrik verdik. Bayılmayınca elimizdeki cihazla başına vurduk. Bayılınca da bıçakladık. Ardından cihazı ve bıçağı eve 500 metre uzaklıktaki çöp konteynerinin içine attık."

Şeyda ve Beyza P. Kardeşler gözaltına alınırken, anneleri Gülseren Süngü'nün kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Cumhuriyet Savcısı otopsi yapılmasına karar verdi.

ESKİ DAMADINI SUÇLADI
Bayraklı Adliye Sarayı Adli Tıp Kurumu'nda otopsisi yapılan Gülseren Süngü'nün, 25 bıçak darbesiyle öldürüldüğü saptandı. Süngü'nün cenazesini babası Kazım Süngü ve amcası Sebahattin Süngü teslim aldı. Olayın şokunu yaşadıklarını söyleyen Kasım Süngü, şunları söyledi:

"Allah kimseye böyle acı vermesin. Kızımın ilk evliliğine hep karşı çıktım. Ama o beni dinlemedi. 18 yaşını doldurunca, kızlarının babasına kaçtı. Evlendiği kişiyi evlenmeden önce araştırdım. İşsiz güçsüz biriydi. Ben bu kişiyle evlenmesini istemedim. Kadın satıcılığı yapıyordu. Sürekli kavga ediyorlardı. Büyük torunumu ben 7 aylıkken alıp 10 yaşına kadar büyüttüm. Bayramda torunlarım beni gelip ziyaret etti. Babası büyük torunumu da satmaya çalıştı. Bu olayın ardından, önce Balıkesir'e gittiler, sonra da Aliağa'ya yerleştiler. Aydın'dan kaçmalarının sebebi budur. Büyük torunum Muğla Üniversitesi'ni kazandı. Kaydını yaptırıp, dondurdu. Küçük torunum ise lise son sınıfta okuyor. Ben çiftçilik yapıyorum. Aile dağınık olunca bu tür olaylar yaşanıyor. Torunlarım neden cinayeti işledi bir anlam veremedim. Hayatlarını karartılar."

"DOĞDUĞU TOPRAĞA GÖTÜRÜYORUZ"
Gülseren Süngü'nün amcası Sebahattin Süngü de "Yeğenimi doğduğu kendi toprağına götürüyoruz. Orada toprağa vereceğiz" dedi. Gülseren Süngü'nün, kızlarını en iyi şekilde yetiştirmek için çırpındığını söyleyen Sebahattin Süngü, "Kızları için büyük yaşam mücadelesi verdi. Aradaki mesafe yüzünden görüşemiyorduk. Kızların ikisi bayramda yanımızdaydı. Bu olay bizi şoke etti. Gerçek ortaya çıkana kadar keşke dışarıdan biri yapsa diyorduk. Kötü haber tez ulaştı. Bize emniyet telefonla bilgi verdi. Aliağa'da kızlarla görüştürmediler. Annelerini öldürecekleri hiç aklıma gelmezdi" diye konuştu.

KAMYONETLE GÖTÜRÜLDÜ
Kasım Süngü ve kardeşi Sebahattin Süngü ile birlikte kızı Gülseren'in tabutunu, üstü açık kamyonete koydu. Baba Kasım Süngü, kamyonet kasasında duran kızının tabutunun başına oturup onunla birlikte yaklaşık 2 saat yolculuk yaptı. Gülseren Süngü, kılınacak ikindi namazı ardından Aydın'ın Umurlu Beldesi, Eğrikavak Köyü'nde toprağa verilecek.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER
Polisteki ifadelerinde annelerini öldüklerini itiraf ettikleri belirtilen Şeyda ve Beyza P. kardeşler, bugün saat 14.00 sıralarında sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

Polislerin arasında adliyeye getirilen iki kardeşten Şeyda P. elleriyle yüzünü kapatırken, Beyza P.'nin ise ağladığı görüldü. Kendilerini görüntüleyen gazetelerin "Annenizi neden öldürdünüz?" sorusuna iki kardeş, cevap vermedi.

Bu sırada kızların babası Rüstem P. de Aliağa Emniyet Müdürlüğü'ne gelerek gelerek bilgi amaçlı ifade verdi.

KAYDINI DONDURMUŞ
Güzelliği ile dikkat çeken abla Şeyda P.'nin geçen yıl liseyi bitirdiği ve Muğla Üniversitesi'nde iki yıllık muhasebe bölümünü kazandığı, ancak kaydını dondurduğu öğrenildi. Küçük kardeşin de lise son sınıfta okuduğu belirtildi.

Abla Şeyda P.'nin sosyal paylaşım sitesine, 'Bir öleni geri getiremezsin, bir de kaybolan güveni', 'Doyasıya yaşamak gerek bu hayatta, bazen olacağı varsa olur' gibi yazılar yazdığı görüldü.
Şeyda ve Beyza P. kardeşlerin hayat dolu, yaşamayı seven, çevrelerinde sevilen kişiler olduğu da belirtildi.

KOMŞULARI ŞAŞKIN
Öldürülen Gülseren Süngü'nün komşuları ise halen olayın şokunu yaşıyor. Sabah sesleri duyup dışarı çıktığı belirten komşulardan Çetin Çelik, "Kızlardan ikisi ağlıyordu. Annelerinin ölümünden aşırı derece üzüntü duyduklarını söylüyorlardı. 'Anneciğim, sen bizi nasıl bırakıp, gidersin' diyerek feryat ediyorlardı. Sonradan cinayeti işleyenin onların olduğu öğrenince şoke oldum. Kanımız dondu. Bir evlat nasıl olur da annesine kıyar anlayamadık" dedi.

Komşulardan Emine Bozkan da "Sabah çığlık seslerine uyandım. Ancak, yakınımızda hastane olduğu için seslerin oradan geldiğini zannedip, uyumaya devam ettim. Daha sonra yürüyüş için dışarı çıktığımda kalabalığı ve ağlayanları gördüm. Bana kızlardan Beyza P.'nin durumu şüpheli gelmişti. Ağlarken, bir yandan cep telefonundan birine ulaşmaya çalışıyordu. Telaşlı ve tedirgindi. Nasıl olur da bir evlat annesine kıyar. Allah kimsenin başına vermesin" diye konuştu.

DHA - Şahap AVCI- Bahri KARATAŞ- Mücahit BEKTAŞ