scorecardresearch.com

'İki arkadaşım işkencede öldü'

'İki arkadaşım işkencede öldü'

Hamit Kapan'ın 300 gün işkence gördüğü Maraş Eğitim Enstitüsü. Kapan (solda) eski Sıkıyönetim Komtanı Yardımcısı Haznedaroğlu'na ağır suçlamalar yöneltti.

Ali Ekber Yürek'in mezarı 30 yıl sonra açılırken, Hamit Kapan gördüğü 'kırbaçlı işkence'de aynı komutanı suçladı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Afşin’de 1981’de işkence sonucu öldürülen Ali Ekber Yürek’in mezarının 30 yıl sonra açılacak olması dün Radikal’de yayımlandıktan sonra eski dosyalar birbir açılıyor. Yürek gibi aynı dönem Maraş Eğitim Enstitüsü okul binasında işkence gören ve Yasadışı Devrimci Savaş üyesi olma iddiasıyla yargılanan Hamit Kapan, 30 yıl önce gördüğü işkenceleri Radikal’e anlattı. Kapan, tüm bu işkencelerin sorumlusunun dönemin Sıkıyönetim Komutanı Yardımcısı Tümgeneral Yusuf Haznedaroğlu olduğunu iddia etti.

Yusuf Haznedaroğlu’nu tanır mısınız?
Tanımamak mümkün değil.

Nasıl hatırlarsınız?
İşkencecilerin elebaşıydı. Bizzat kendisi yapardı.

Size uyguladı mı?
Tabii ki. Hem de 210 gün.

Kendisi mi uyguladı?
Değil tabii, zaman zaman katılırdı. Zamana zaman seyrederdi. Bu da işkenceci olduğunu gösterirdi.

Nasıl hatırlıyorsunuz? Tarif edebilir misiniz?

İri yarı, tam bir askerdi. Ama orduya yakışmayan bir askerdi.

Yaklaşımı neydi size karşı?
Özellikle Maraş Katliamı’nı ters yüz etme çabasını görev edinmiş bir mantıkla saldırırdı.

Ne tür bir tersyüz etme?
Tam o dönemde MHP’lilerin davaları sonuçlanmak üzereydi. Yargıtay aşamasına gelen bir dava vardı. O davayı durdurmak için bütün katliamın sorumluluğunu bize yüklemeye çalıştı. Bunun için de özel bir görev gibi bize saldırdı. Hatta tanık olmamasına rağmen hayali şeyler yaratıp bize saldırdı.

Kaç kişiydiniz?
Dava olarak 200 küsur kişiydik.

1 numaralı sanıktınız değil mi?
Evet.

Aynı zamanda Maraş’ın faili olarak mı itham edildiniz?
Edilmeye çalışıldık. İşkence sonucu alınan ifadelerimizde bunu işlemeye çalıştılar. Boş kâğıtlara imza attırıldı. Mahkemeye geldi. Biz öyle ifade vermedik desek de dava açıldı. 12 sene altı ay ceza aldım örgüt üyeliğinden. Dört sene fazla yatıp çıktım.

Siz nerede işkence gördünüz?
Maraş Eğitim Enstitüsü’nde.

Kaç gün sürdü?
Bir defasında 90, bir defasında 210. Toplam 300 gün. 79’un Aralık ayında yakalandım. 12 Eylül’den sonra Niğde Cezaevi’nden alınıp tekrar götürüldüm, 210 gün kaldım. Gidiş o gidiş...

Ne tür işkenceler yapıldı size?
Örneğin fosseptik çukuru diye bir işkence var. Dokuz gün orada kaldım. Kafam dışarıda kalmak kaydıyla... Çin işkencesi, falakası, filistinaskısı... Bütün işkenceler...

Bunu Yusuf Haznedaroğlu’nun kendisi yaptı mı?
Yapmaz olur mu! Onun özellikle kırbacı vardı. O kırbaçların acıları hâlâ yüreğimizi sızlatır. Benim sekiz ayak tırnağımı çektiler. Kırbaçla sayısız falakaya yatırmıştır.

Başka?
Mesela sessizce gelir dinlerdi işkence edilirken. En son sinirlenir, polisin elinde ne varsa, elektrik teli, cop, kendisi dayanırdı.

Yüzünü görebiliyor muydunuz?
Zaman zaman görüyorduk, evet.

Siz görseniz, kendisine ne sormak isterdiniz?
Sormak istediğim bir şey yok o adama.

Tüm eğitim enstitüsünde kalanlar Haznedaroğlu’nun işkencesinden geçti mi?
Özel bir merakı vardı. O seansları izlerdi.

Sizin gözünüzün önünde bir başkasını dövdüğü oldu mu?

En çok bunu yaparlar zaten. Onun bağırtısını, acısını dinletirler.

En çok hatırladığınız bunlardı...
Bir numaralı adamdı. Görevi işkence yapmak olan polislerin önüne geçerdi.

Bu işkencelerde hiç arkadaşınız öldü mü?
Yakın arkadaşlarım öldürüldü.

Kimler?
Fehmi Özarslan ve Mehmet Ceren. Örgüt arkadaşımdı. Öldürdükten sonra ölülerinin yanına beni koyup beni orada bıraktılar.

Ceset yanına mı koydular sizi?
Evet.

İşkence sırasında mı öldüler?
Birinin ciğeri ağzından geldi. Bir tanesinin boynu kırıldı öldü.

Bu isimler kaç yaşındaydı?
20-22 yaşlarındaydılar.

Yani bu işkencelerde öldüler.
Evet. Bu büyük bir acıydı. Daha korkunçtu...


İşkenceci polis Nokta’ya anlatmıştı
12 Eylül darbesinden sonra 1984’te dönemin Nokta dergisine itiraflarda bulunan ‘işkenceci’ polis Sedat Caner, Mehmet Ceren’in ölümünü şöyle anlatmıştı: “Mehmet Ceren isimli kişiyi kasap askısına almışlardı. Aynı zamanda erkeklik organına cereyan veriyorlardı. Kasap askısından indirilirken ayakları bağdan kurtuldu. Alt tarafta bulunan lastiğin kenarına boynu isabet edince boyun kemiği kırıldı. O sıralar Sıkıyönetim Komutanı Yardımcısı olan Yusuf Haznedaroğlu bu konuda bilgi sahibidir.” Fehmi Özarslan’ın ölümü tarihi de 21 Ağustos 1981 olarak geçiyor.

http://www.radikal.com.tr/1047806104780610

YORUMLAR
(10 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Iskence insanliga karsi islenmis bir suctur! - sarkis232

Insanliga karsi islenmis bu agir suclarda dunya hukuk sisteminde zaman asimi uygulanmamaktadir. 2. Dunya savasinda suca karisan gorevliler bugun dahi 80-90 yasinda mahkemeye cikirilip, yargilanmaktadir. Diyarbakir cezaevinde ve buna bezer iskence merkezlerinde o donem gorev yapmis tum askerler, komutanlari, diger gorevliler ya suca karismislardir ya da yapilan insanlik disi iskencelere taniklik etmis, sessiz kalmislardir. Dolayisiyla sucludurlar. Haklarinda acilen dava acilip, yargic karsisina cikarilamalidirlar. Bu ulkenin gercek demokrasiye gecebilmesinin yolu da zaten bu tarihsel hesaplasmadan gecmektedir...

... - fötrşapka

Okurken benim içim kaldırmadı. Keşke yalan söylüyorlar olsalar, propaganda yapıyor olsalar da kimsenin canı yanmamış olsa.

1kodseçtimki - fev3ras

Mağduriyet mağduriyettir!Bunun küçüğü ve büyüğü olabilir ama sonuçta her hukuksuzluk bir mağduriyettir. Belki, şu anda yaşananlar, 12 Eylül'dekininin yanında solda sıfır kalıyor ama, her şey küçük adımlarla başlar. Herhalde, 12 Mart döneminde de olmuştur işkenceler ama, 12 Eylül dönemindeki kadar ağır olmamıştır. Ne de olsa, 12 Mart 12 Eylül öncesinin bir provası şeklindedir. Yani, şimdiki yaşananları görmezden mi gelelim?Kim olursa olsun, düzmece delillerle içeri atılmasına göz mü yumalım? Geçmişte bu kurum, bu tür kötülüklerin alasını yapmış olsa da..Kaldı ki, karşımızda tek kurum yok. Polis ne güne duruyor?Şimdi onlar aklandılar mı? Onlar işkenceye bulaşmadılar mı?En yakın örneği, Hanefi Avcı herhalde asker değildi!Daha niceleri, neredeler?Soruşturma açılıyor mu haklarında?

anlayamiyorum. - palenke

yapan belli,magdurlar belli,iskencelerin,ölümlerin canli taniklari var,daha savcilik neyi bekliyor ? galiba degisen hic bir sey yok,zihniyet ayni,bakis acisi ayni,öldürülen genclerimizi burdan bir daha rahmetle aniyorum.

fev3ras, bizi derin teessürlere boğdun - 1kodsectimki

Nasıl dayanılır bu üzüntüye, nasıl kalkılır altından bu vahim durumun? Keşke yazmasaydın bu korkunç gerçeği fev3ras, şimdi nasıl toparlanırız biz, nasıl tahammül ederiz bu acıya... Yarabbi (Yarabbi diyorum, şeriatın ayak sesleri mi duyuluyor Yarabbi?) bu ne elem, bu ne keder, bu ne ıstırap... Neden yaptın bunu bize fev3ras, neden yaşattın bu dayanılmaz acıyı, gözyaşlarımız kan oldu akıyor, “Ancak o zaman şu anda size de yaşatılan mağduriyetin bir karşılığı olur bizlerde” diyorsun. Bu dehşet verici gerçeği, kara vicdanlı mihrakların TSK’ya mağduriyet yaşattığını bizlere hiç acımadan yazıyorsun. Vah vah vah, memleketin en mağdur, en fakr-u zarûret içersindeki kurumu TSK demek ki. Sen bize metanet ihsan et Yarabbi. (Evet, kesin geliyor şeriat) Ne yapmışlar bu yok yoksul, bu kimsesiz garibanlara fev3ras? Darbe mi yapmışlar 4,5 defa ordumuza, Diyarbekir zindanında işkenceye mi almışlar, Ağrıda, Dersimde tepesine bomba mı yağdırmışlar, gizli hesap ve bütçelerini aşikâr mı etmişler, o akıllara zarar gizli dokunulmazlıklarını mı kaldırmışlar, ne yapmışlar? Bizi bir boş zamanında tenvir etsen, hani sevaptır diyorum... Daha fazla yazamıyorum, kan olmuş gözyaşlarım klavyeyi kaplıyor...

Ölümün esiginde dönme - MunzurPeri

Sayin Hamit Kapan yasadiklarini anlatirken,türkiyeden hala var olan resmi fasist bir zihniyeti sorgulamaktan cok,bireyleri sorumlu tutarak,olyai bireylestirmeye calisiyor.Oysaki o dönemde bizleri iskencelerde gecirenin devletin kendisidir.Ve hala zindanlarda ve hücrelerde onbinlercesi iskence altinda.Sayin Kapan ölümün esiginde dönmesine rahmen, arkadasini yoldasini öldüren devletin ordusunu sucsuz gösterip olguyu bireylestiriyor. Oysaki o iskencelerde kurtulmak sadece tesadüfü olmustur.Bizleri iskencelere tabi tutanlar,kendileri istedikleri icin degil,devlet-iktidar istedigi icin yaptilar..

kırbaçlı işkence - 44ysss1234

Sevgili Hamit kapan en uzun işkencelerde kalan,en çok işkence görenlerden birisidır,ama onun insanlık onuru bütün işkencecileri yenmiştır,yerın dibine batırmıştır,redikal diyorki hamit kapan ,yusuf haznedaroğluna ağır suçlamalar yöneltmıştır,asla bu bir suçlama değil,yusuf haznedaroğlu Maraşın en ünlü işkencecısıdır bunu bütün maraş halkı bilir demokrat olup da bu işkencecıden zarar görmeyen insan yok,bence Sn. Kapan sadece gerçekleri öz olarak anlatmış anlatmış,az anlatmış bu o zamanın acımasız işkencecısı için bütün işkencecıler deşifre edılmeli.