İlk grupta 8 tutuklama

İlk grupta 8 tutuklama
İlk grupta 8 tutuklama
Yolsuzluk operasyonunda ilk gün hâkim karşısına çıkan 8 kişi tutuklandı. Dün aralarında bakan çocuklarının da bulunduğu 14 kişi için tutuklama istendi.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, üç bakanın oğlunun da gözaltına alındığı ‘yolsuzluk ve rüşvet’soruşturmasında polis tarafından gözaltına alınan 89 kişinin polisteki ifadeleri tamamlandı. 13 kişi emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Aralarında Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, işadamı Rıza Sarraf, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, işadamı Ali Ağaoğlu’nun da bulunduğu 76 kişi ise 4 grup halinde adliyeye sevk edildi. Önceki gün adliyeye sevk edilen 10 kişiden 8’i tutuklandı. Dün ise Çağlayan, Güler ve Sarraf ve Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Demir’in kardeşi tutuklandı

Gözaltına alınanların adliyeye sevk edileceğinin öğrenilmesiyle birlikte Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı hareketlendi. Gözaltına alınanların yakınları adliyeye akın etti. Operasyon kapsamında adliyeye gönderilen ilk grup Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in kardeşi Sebahattin Demir’in de aralarında bulunduğu 10 kişi oldu. İki kişi savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Demir’in kardeşi Sebahattin Demir’in de bulunduğu 8 kişi nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Mahkeme, Sebahattin Demir, Hasan Yılmaz, Kader Demir, Mustafa Bayhan, Yener Çavdar, Selim Velioğlu, Ümit İhsan Döğer ve İmren Özbey’i, ‘rüşvet için anlaşmak suretiyle rüşvet almak ve vermek’ suçlarından tutuklayarak cezaevine gönderdi.

Dosyaya göre sevk

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorguları tamamlanan 66 kişi ise önce Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi. Şüpheliler soruşturma dosyalarına göre üç grup halinde adliyeye sevk edildi. Adliyeye ilk götürülenler Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de bulunduğu 27 kişi oldu. İkinci grupta işadamı Ali Ağaoğlu’nun da bulunduğu 23 kişi, son grupta ise aralarında İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler ile işadamı Rıza Sarraf’ın da bulunduğu 16 kişi vardı. Şüpheliler, soruşturmayı yürüten savcıların bulunduğu 7. kata çıkarıldı. Şüphelilerin ifadeleri soruşturmayı yürüten savcılar Celal Kara, Mehmet Yüzgeç ve soruşturmaya sonradan dahil edilen savcılar Ekrem Aydıner ile Mustafa Erol tarafından alındı. İfadeleri ilk tamamlananlar arasında işadamı Ali Ağaoğlu ile Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir vardı. Ağaoğlu’nun serbest bırakıldığına dair sosyal medyada haber yayıldı ancak Ağaoğlu’nun serbest bırakılmadığını avukatı açıkladı. Bu sırada Ağaoğlu’nun yakınları ile polis arasında arbede yaşandı. Sosyal medyada sorguda Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Başbakan’ın oğlunun adını verdi” şeklinde bilgiler yer aldı. Radikal’e konuşan Demir’in avukatı Ramazan Dinç,“Bilal Erdoğan’la ilgili herhangi bir soru sorulmadı. Başkan da Bilal Erdoğan’ın ‘B’sini dahi söylemedi” dedi.

Bakan çocukları için oybirliğiyle tutuklama istendi

Savcılar, ifadelerin ardından 21 şüphelinin bulunduğu soruşturma dosyasında İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın oğlu Kaan Çağlayan, Halk Bankası Genel Müdürü Süleymen Aslan ve Sanatçı Ebru Gündeş’in eşi Rıza Sarraf’ın da aralarında bulunduğu 14 kişiyi oybirliğiyle tutuklama talebiyle mahkemeye sevk ederken, 7 kişi serbest bırakıldı.

‘Zalimin zulmü sürelidir’


Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında gözaltına alınan 89 kişiden aralarında Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı’nın da bulunduğu 13 kişi polisteki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından serbest bırakılan İşadamı Emrullah Turanlı yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yaşadıklarımı söylemek için kelimeler yetmez. Bana istinat edilen suç, iki işimle ilgili kendim ve elemanlarımla yaptığım görüşmelerin takibidir. İmarlı arazilerimin ruhsat almak için takip ettiğimiz işlerle ilgili olarak takibe takılmışız. Bu millete yapılan bu haksızlıklara lanet olsun. İsnat etmeye çalışılan suçların tamamı asılsız, ancak zalimlerin zulmü sürelidir. Eğer insanın ömrünün sonuna kadar zulmedebileceklerse yine sürelidir. Bu zulmü yapan, planlayan yapmaya çalışan ve yaptıran er ya da geç bunun hesabını verecekler.”
Turanlı daha sonra ise yaptığı yazılı açıklamada “Sorgulamadan şikâyetçi değilim, ama üslup yanlış. Bürokrasi ile ilgili yıllardır dile getirdiğim serzenişlerim telefon dinlemesine takılmış. Fakat uluslararası adalete uygun bir hukuk sisteminde, daha suçu kesin olmadan bir işadamını sabaha karşı apar topar evinden almak haksızlıktır” dedi.

Deliller arabayla taşındı


Operasyonda gözaltına alınanların adliyeye sevkinden yaklaşık 1 saat sonra da soruşturmayla ilgili evrakların bulunduğu 8 klasör, polis aracıyla adliyeye götürüldü.