@ismailsaymaz

İlk kurşunu jandarma sıktı

'Hayata Dönüş' gerçeği

'Hayata Dönüş' operasyonunda 12 kişinin öldüğü Bayrampaşa Cezaevi'nde olan emekli Binbaşı Zeki Bingöl: "İlk kurşunu jandarma sıktı. Lastik topa benzeyen bir bomba ve bir çeşit yanıcı madde atıldı."
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Emekli Binbaşı Zeki Bingöl, 19 Aralık 2000'de yapılan 'Hayata Dönüş' operasyonunda Bayrampaşa Cezaevi'nde görevli subaylar arasındaydı. Bingöl, tam yedi yıl sonra yazdığı 'Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği' adlı kitabında, operasyonun bir sır perdesini kaldırdı. Bingöl'e göre, koğuşlara gaz bombasının yanı sıra 'bir cins yuvarlak lastik topa benzeyen gaz bombaları' atıldı, ilk kurşunu jandarma sıktı.
'Hayata Dönüş' operasyonunun üzerinden tam yedi yıl geçti. 19 Aralık sabahı operasyonun yapıldığı cezaevlerinden biri de Bayrampaşa Cezaevi'ydi. TSK'dan binbaşı rütbesiyle emekli olan Zeki Bingöl, operasyondan önce Bayrampaşa Cezaevi'ne istihbarat, eğitim ve harekât subayı olarak atanmıştı. O tarihte yüzbaşıydı.
Bingöl, emekli olduktan sonra yazdığı, Togan Yayınevi'nden geçen mart ayında çıkan 'Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği' adlı kitabında, 'Hayata Dönüş' operasyonuna bire bir tanıklığını anlattı.
Bingöl'e göre, "Eğer cezaevinde meydana gelecek olaylar planlandığı gibi gitmezse sonuçlar çok ağır olurdu. Kimse göğüsleyemezdi bunu." Öyle de oldu.
Ve ilk kurşunu jandarma sıkmıştı: "PKK koğuşu önünde biri belirdi, bağırmaya başladı. Nöbet sıkı tutuluyordu. O esnada bağıran, vuruldu. İlk silah patlamıştı. Sol tutuklular silah sesiyle operasyonun olduğunu anlayıp kapılardan çıkmaya yöneldiler. Her yerde silah sesi duyuluyordu."
'Yangın bir türlü söndürülemiyordu'
Bingöl'e göre, yangın sol görüşlü tutukluların bulunduğu koğuş önünde kurulan barikatın tutuşması sonucu çıktı. Ancak ne olduğu bilinmeyen 'yanıcı' maddeden ötürü bir türlü söndürülemiyordu:
"Yangın koğuşu o kadar çabuk sarmıştı ki, itfaiye hazırlıklı olmasına rağmen bir türlü sönmüyordu. İçeride bayan tutuklular vardı. Koğuşun üst kısmı yanıyordu. Diğerleri alt kattaydı. Bayan tutuklular yatakhaneden çıkmak için kapıya yöneliyorlar ama kapı içerden ve dışarıdan kilitliydi anlaşılan. Bir teğmen, 'Açın kapıyı, yukarıda yananları kurtarmak için girelim' diyordu ama kapının açılmasını kabul etmiyorlardı. Göz göre göre ölüyordu insanlar... Birden alevler sönmeye başladı. İtfaiye erlerinden biri, galiba yanıcı bir madde vardı, o yanıp bitince alevleri kontrol altına alabildik, diyordu. Silah sesleri devam ediyordu. Saatler geçiyordu"
Bingöl, operasyondan sonra tutukluların "Yanıcı madde atıldı" iddiasına hak verdirecek bir uygulamadan da bahsediyor: "Tavandaki birlikler gaz atıyordu.
EMASYA 66. Tugay Komutanı emir vermiş, bir cins yuvarlak lastik topa benzeyen gaz bombaları getirtmiş. Gaz bombası bitince bunlar kullanılacaktı."
'Hayata Dönüş' operasyonu tamamlandığında geride 12 ölü ve 57 yaralı bırakmıştı.