İlk 'mağdur' Abdullah Gül Üniversitesi oldu

İlk 'mağdur' Abdullah Gül Üniversitesi oldu
İlk 'mağdur' Abdullah Gül Üniversitesi oldu
Kamuda başörtüsünün serbest bırakılacağının açıklanmasının ardından Meclis'e yapılan ilk 'ayrımcılık' başvurusu Abdullah Gül Üniversitesi'nden geldi. Ancak üniversite yönetimi, 'türbanlı olduğu için temizlikçi yapıldığını' iddia eden çalışanı yalanlıyor.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın kamuda başörtüsünün serbest bırakılacağını açıklamasının ardından Meclis’e yapılan ilk ‘ayrımcılık’ başvurusu Abdullah Gül Üniversitesi’nden geldi. “Rektör sekreteri” olduğunu iddia eden A.A, Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu’nun göreve gelmesinin ardından başörtüsü taktığı için “Rektörün emri ile görevinden alınıp temizlik işine verildiğini” iddia etti. Ancak A.A’nın Rektör sekreteri olmadığı, AGÜ’ye hizmet veren bir şirkette sözleşmeli çalıştığı ortaya çıktı.

Başbakan Erdoğan, 30 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında açıkladığı ‘Demokrasi Paketi’nde kamuda başörtüsünün serbest bırakılacağını duyurmuştu. Düzenleme 8 Ekim tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. A.A, 3 Ekim tarihinde Meclis’e verdiği dilekçede şu iddialarda bulundu:

“Abdullah Gül Üniversitesi’nde kurulduğu yılda dışarıdan hizmet alımı yolu ile rektör sekreterliğini yapmam amacıyla işe alındım. Bu yüzden hakkım ve emeğim üniversitede diğer sekreterlerden daha fazladır. Bölümümle ilgili üniversiteden mezunuyum. Şu anda Üniversitenin Mühendislik Fakültesi yazı işlerini yürütüyorum. İşimde verimli ve özverili çalışıyorum. Bununla ilgili tanık ta gösterebilirim. AGÜ’nün yeni rektörün emri ile şu anki yaptığım işten alınıp temizlik işine verilmem emredildi. Eğer bunu kabul etmezsem işime son verileceği söylendi. Sebepsiz yere sırf başörtülü oluşum ve rektör beyin düşünce yapısına ters olan düşünce ve yaşantım olduğu için rektör bey tarafından şirket elemanları arasından sadece bana bu şekilde bir muamele yapıldı. Lise mezunu ve verimsiz elemanlara ise dokunulmuyor. Eşim geçen yıl vefat etti ve ben tek başıma çalışarak oğluma bakarak onu büyütmeye çalışıyorum. Eğer siz bu konuda üzerinize düşeni yapmazsanız benim uğradığım haksızlıktan ve vebalden siz de sorumlu olacaksınız. Birazcık vicdanınız varsa bu çaresiz annenin çığlıklarına kulak verin ve gerekeni yapın.”


ÜNİVERSİTEDEN YALANLAMA: MESNETSİZ İDDİA

A.A’nın Üniversite’de sözleşmeli çalıştığını belirten AGÜ kaynakları ise şu ifadeleri kullandılar: 

“Üniversitemiz yönetimi tüm çalışanlarını ve öğrencilerini inanç, ırk, sosyal farklılıkları gözetmeksizin kucaklamış ve tamamen demokratik bir eğitim ve çalışma ortamı sağlamıştır. Sadece belli bir kesime değil tüm Türkiye halkına kapılarını açmıştır. Üniversitemiz üst yönetimimiz, hakkında ortaya atılan böylesine mesnetsiz bir iddiayı şiddetle reddetmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın adını onurla taşımaya kararlı olan üniversitemiz üst yönetiminin özverili çalışmaları sayesinde kurumumuz kısa bir sürede kayda değer bir başarı elde ederek eğitim ve araştırma hayatına bu yıl başlamıştır; ülkemizde çok sık görüldüğü gibi ancak çalışan ve başarılı olan kişilerin önüne mayın döşemek ve başarılarını asılsız ve polemik yaratacak iddialarla gölgelemeye çalışmak isteyenler de elbette olacaktır. Başta Sayın Rektörümüz olmak üzere tüm üniversite olarak kurumun çıkarlarını gözeterek çalışmaya ve bu çizgide ödün vermeden çalışan personelini desteklemeye devam edecektir.”