İlköğretimde altyapı sıfır

Eğitim-Sen, 30 ilde 711 ilköğretim okulunu araştırdı: Karadeniz'de bir dil laboratuvarına 28 bin öğrenci düşüyor. Diğer bölgeler de parlak değil. Okullarda rehberlik, müzik odası, kütüphane ve revir yok gibi. 134 öğrenciye bir tuvalet düşüyor.

İSTANBUL - Eğitim-Sen, AB kapısındaki Türkiye'de ilköğretim okullarının fiziki koşullarını saptadı. Buna göre bir fen laboratuvarı başına 1324, bilgisayar laboratuvarı başına 2 bin 255 öğrenci düşüyor. Marmara'da bir dil laboratuvarından 23 bin, Karadeniz'de 28 bin 422 öğrenci yararlanıyor.
Güneydoğu'da bir dersliğe 89, Marmara'da 71 öğrenci düşüyor. Dört okuldan sadece birinde kütüphane var. Bir kütüphaneden ortalama 1609 öğrenci faydalanıyor.
Eğitim-Sen, Türkiye çapında 30 il ve 711 ilköğretim okulunu kapsayan 'Türkiye'deki ilköğretim okullarının fiziki yapı ve donanım durumu' başlıklı araştırmasında, eğitimin fiziki koşullarının fotoğrafını çekti.
Araştırma kapsamında olan ve 860 bin öğrencinin eğitim gördüğü, 22 bin öğretmenin görev yaptığı okulların durumu şöyle:
Marmara'da bile durum kötü

  • Okulların en büyük eksikliklerinin başında laboratuvar geliyor. Güneydoğu'da bir fen laboratuvarına 2 bin 576, bir bilgisayar laboratuvarına 1932, bir dil laboratuvarına 15 bin 452 öğrenci düşüyor.
  • Marmara'da durum daha kötü. Bir fen laboratuvarından 1725, bir dil laboratuvarından 23 bin, bilgisayar laboratuvarından 3 bin 136 öğrenci yararlanıyor.
  • Araştırmada uygulamalı fen ve bilgisayar dersleri bakımından diğer bölgelere göre 'daha iyi' durumda olarak gösterilen Karadeniz'de bile bir fen laboratuvarından 980, bilgisayar laboratuvarından 1354 öğrenci faydalanıyor. Karadeniz'de bir dil laboratuvarı başına düşen öğrenci sayısı ise rekor düzeyde: 28 bin 422.
  • Dört okuldan birinde bulunan kütüphane başına 1609 öğrenci düşüyor. Kütüphane başına en fazla öğrencinin düştüğü bölge, 3 bin 863 ile Güneydoğu.
  • İncelenen 139 okuldan 102'sinde kütüphane bulunan Marmara'da bir kütüphaneye 2 bin 30 öğrenci düşüyor.
  • Ege Bölgesi'nde ise 75 okuldan 63'ünde kütüphane olduğu saptandı. Bu bölgede bir kütüphaneden 1238 öğrenci faydalanıyor.
  • Müzik odaları bakımından Türkiye'deki okullar hayli fakir. Her beş okuldan ancak birinde müzik odası var. Bir odadan da 6 bin 226 öğrenci faydalanmaya çalışıyor.
  • Batı'daki okullarda önemli yeri olan rehberlik odaları ve revirlere Türkiye'de de rastlamak mümkün. Ancak bu hizmetlerden tam anlamıyla yararlanmak zor. Çünkü, Güneydoğu'da bir rehberlik odası başına 3 bin 91, Marmara'da 1972, Ege'de 1369, Akdeniz'de 1384 öğrenci düşüyor.
  • Türkiye'deki okullarda revire rastlamak ise neredeyse imkânsız. Marmara'da araştırmaya katılan 139 okuldan sadece üçünde revir bulunuyor. Bu bölgede bir revire 69 bin öğrenci düşüyor. Doğu Anadolu'da incelenen 66 okuldan hiçbirinde, Güneydoğu'da 27 okuldan üçünde, İç Anadolu'nda 205 okuldan 10'unda, Akdeniz'de 115 okuldan sadece üçünde revir var.
    Doğu'da yemekhane yok
  • Türkiye'de ilköğretimde, bir okulda ortalama 10-11 tuvalet bulunuyor ve bir tuvaleti 134 öğrenci kullanıyor. Öğrenciler günde bir kez tuvalete gitmek istese, bu dört teneffüse bölünse, her tenefüste bir tuvaleti neredeyse 30 öğrenci kullanıyor.
  • Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki hiçbir okulda yemekhane yok.
  • Türkiye çapında bir kadrolu hizmetli başına 465 öğrenci düşüyor. Marmara'da bir hizmetliye düşen öğrenci sayısı 1078.
    Bir sınıfta 60 kişi
    Bir okulda ortalama 21 derslik var. Derslik başına düşen ortalama öğrenci sayısı ise 60. Güneydoğu'da bir dersliğe 89, Marmara'da 71 öğrenci düşüyor. Bu konuda 'iyi' sayılan Doğu Anadolu ve Ege bölgelerinde derslik başına düşen öğrenci sayısı 51. Her üç okuldan ikisinde hâlâ ikili öğretim yapılıyor. Bu uygulamada yüzde 92 ile Güneydoğu birinci sırada yer alıyor.
    Dinçer: Daha fazla kaynak
    Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, araştırmanın sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "AB'den müzakere tarihi almak için uğraşan Türkiye'nin eğitim sorunları devam ediyor. 21. yüzyılı yaşayan Türkiye'nin eğitimi içler acısı.
    Tüm bu olumsuz koşullara karşın veli, öğretmen ve öğrencilerin özverili çalışmaları sonucu eğitim sistemi ayakta durmaya çalışıyor. AB ülkelerindeki standarda yaklaşabilmek için bütçeden eğitime yeterli kaynağın ayrılması gerekiyor."