İmam-hatip formülü

Çelik: Prosedür işler
YÖK ile hükümet arasındaki YÖK yasası geriliminde yeni aşamaya gelindi. Milli Eğitim Bakanı Çelik, YÖK'ün katkısı olmadan hazırlanan taslağı Başbakanlığa sunduğunu belirterek "Prosedür işler" dedi.
Rektörler kızgın
İmam-hatiplerle ilgili katsayı düzenlemesinin taslağa Meclis'te dahil edileceği belirtilirken rektörler görev sürelerinin kısıtlanmasına kızgın. ODTÜ Rektörü Akbulut: "Bakanın kafası başka şeye çalışmıyor."
Haber: DİLEK GÜNGÖR / Arşivi

ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK'süz hazırladığı yasa taslağını Başbakanlığa sundu. Bakan Hüseyin Çelik, "Başbakanlık'ta prosedür neyse işletilecek. Ne zaman Meclis'e gönderilir bilmiyorum" dedi. İmam-hatip liselerinin üniversiteye geçişini kolaylaştıracak katsayı düzenlemesinde karar Meclis'e bırakıldı. Gelecek hafta Bakanlar Kurulu'na gelmesi beklenen taslağa rektörler tepki gösterdi.
MEB, bir buçuk yıllık serüvenin ardından, YÖK taslağını Başbakanlığa gönderdi. Taslak, hem YÖK'ün yapısı hem de rektörlerin görev sürelerine
ilişkin önemli düzenlemeler içeriyor. Taslak yasalaşırsa, YÖK tek kurul organından oluşacak. YÖK Genel Kurulu'nun üye sayısı 15'e indirilecek.
Köşk'ün yetkisine 'tırpan'
YÖK üyelerinin belirlenmesinde Cumhurbaşkanı'nın kontenjanı kısıtlanacak. Genel kurul üyelerinin altısı Bakanlar Kurulu, altısı Üniversitelerarası Kurul, ikisi Cumhurbaşkanı, biri Genelkurmay temsilcisi olacak. Kontenjanlardan gelen isimleri Cumhurbaşkanı belirleyecek. YÖK Başkanı da 15 üyenin seçimiyle belirlenecek ve Cumhurbaşkanı'nca atanacak. Mevcut yasada YÖK'ün 22 kişiden oluşan üyelerinin yedisini Cumhurbaşkanı, yedisini Bakanlar Kurulu, yedisini ÜAK, birini de Genelkurmay belirliyor.
Taslakta, rektörlerin tepkisine neden olan düzenlemelere de yer veriliyor. Buna göre, rektörlerin görev süresi beş yıllık bir dönemle sınırlandırılırken, aynı fakülteden iki kez üst üste rektör seçilemeyecek.
İki dönemdir görev yapan rektörlerin görev süresi yasa yürürlüğe girdiğinde sona erecek. Seçimlerden en fazla oyu alan iki aday, YÖK'ün süzgecinden geçmeden Cumhurbaşkanı'nın önüne gönderilecek. Cumhurbaşkanı da iki adaydan birini atayacak. Taslak dekanlara da seçim şartı getiriyor. Dekanların görevi iki dönemle sınırlanıyor. İki dönemden fazla görev yapan dekanların görevinin yasanın yürürlüğe girmesinin ardından sona ermesi öngörülüyor.
Taslaktaki diğer maddeler şöyle:
Meslek liseleri adı altında 'imam-hatip' liselerinin üniversiteye geçişini kolaylaştıracak katsayı düzenlemesinde karar, Meclis'e bırakıldı. TBMM Milli Eğitim alt komisyonunda olan imam-hatip düzenlemesi yeni taslağa Genel Kurul aşamasında eklenecek.

  • Asistan, merkezi sınavla alınacak.
  • Akademisyenlerin çalışmalarını değerlendiren 'etik kurul' kurulacak.
  • YÖK çatısı altında MEB temsilcilerinden de oluşan mesleki ve teknik
    eğitime ilişkin bir birim oluşturulacak.
  • Öğrenci harçları en çok, öğrenci cari hizmet maliyetinin yüzde 25'i düzeyinde olacak.
    Rektörler tepkili
    Taslakta rektörlerin görev sürelerine ilişkin maddelere tepki gelirken, YÖK 'sessiz' kaldı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in bu konuda daha sonra açıklama yapacağı belirtildi.
    ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut, rektörlere ilişkin maddeler için, "Bakan'ın kafasında bir yıldır bu vardı. Kafası başka bir şeye çalışmıyor. Rektörleri, dekanları atsın" diye sitem etti. Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran da şöyle dedi:
    "Yine dağ fare doğuracak. 9 Temmuz 2003'ten beri verdiğimiz emek boşa gidecek. Taslağı görmedim ama, söylediğiniz maddelerden oluşuyorsa, bizim masadan kalkmamıza kadar olan süreçteki çalışmaların hiçbir yararı olmamış. Bu haliyle üniversitenin geleceğine ilişkin düzenlemeler yok, bu maddeler üniversitelerin önünü açacak düzenlemeler değil. Bugün zaten dekanların tamamı tüm üniversitelerde seçimle atanıyor. Önemli olan eğitimde kalitenin yasaya nasıl yansıdığını, akreditasyon sürecinin yasayla başlayıp başlamayacağını, liyakatı görmek.
    Demokratik bir üniversite yaratacaksak, seçim esas olacaksa ve en çok oy alan rektör, dekan, bölüm başkanı olacaksa, süre kısıtlamaları antidemokratiktir. O zaman YÖK'e hükümetin altı üye ataması da antidemokratik. Bırakın o zaman YÖK üyelerini üniversiteler seçim yaparak belirlesin."


    Taslağın yolculuğu
    YÖK taslağı ilk olarak 58. hükümetin Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu döneminde gündeme getirildi. Mumcu'nun üniversitelerden bağımsız taslak hazırlaması tepki çekince konu askıya alındı. 59. hükümet döneminde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tekrar konuya el attı ve YÖK ile MEB arasındaki görüşmeler hızlandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önerisiyle önce Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) taslak hazırlaması kararlaştırıldı. ÜAK'ın hazırladığı taslak YÖK Başkanlığı'na Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in gelmesiyle yeniden şekillendi. Teziç'in taslağı ile MEB taslağının uyumlaştırılması çalışmaları başlatıldı. Erdoğan, YÖK'ün talebiyle MEB ile YÖK arasında ortak komisyon kurulmasını istedi. Ancak MEB'in ortak komisyon dışında ağırlığı eski rektörlerden oluşan 'Danışma Kurulu' ile çalışmaya başlaması YÖK'ü kızdırdı. YÖK'ün komisyondan çekilme kararının ardından MEB yola 'Danışma Kurulu'yla devam etti.