İmralı mesajı çok önemli

İmralı mesajı çok önemli
İmralı mesajı çok önemli

Başbakan Ana uçağında 53 yaşına giren Türkiye gazetesi yazarı Nuri Elibol un da doğum günü pastasını kesti.

Erdoğan, İmralı'nın verdiği mesajların önemli olduğunu belirterek, PKK'lıların sınır dışına çıkması durumunda operasyonların biteceğini tekrarladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Çek Cumhuriyeti’ne hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda bir basın toplantısı yaptı. Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında en dikkat çeken konu, İmralı ile görüşmeler konusunda oldu. Başbakan, İmralı’dan gelen mesajların önemli olduğunu söylerken, adaya gidecek heyete de Adalet Bakanı’nın karar vereceğini söyledi. Başbakan Erdoğan konuşmasında şu noktalara dikkat çekti:
Tabii burada hedeflerle gelinen durumu karıştırmak yanlış olabilir. Bu hedefleri başından beri açıkladım. Açıklıyorum. Siahlar bıraktırılmadan bizim bölücü terör örgütüyle mücadeleyi kesmemiz söz konusu değil. Siyasi uzantılarıyla da müzakerelerimi hep yapacağımızı söyledim. Tabii İmralı’nın vermiş olduğu mesajların çok önemli olduğunu bunu yine istihbarat örgütünün bize aktardığı bilgiler çerçevesinde ediniyoruz. Burada Kandil’in vermiş olduğu, Avrupa’nın vermiş olduğu mesajlar var. Bu mesajlar içinde bu silahlar bırakılacak olursa, ki cuma günü yapmış olduğum bir tv programında bu konularla ilgili açıklamalarım oldu. Yeter ki ülkemizin huzuruna adım atalım. Bölgedeki sükûneti ülke genelinde sağlamış olalım. Şunun tekrar altını çizerek söylüyorum. Bizim güvenlik güçlerimiz operasyon meraklısı değildir.
Siyasi uzantılarının adaya gitmesi noktasında ise böyle verilmiş bir zaman veya verilmiş bir söz söz konusu değil. Bu konuda bizler bu süreci bu çözüm sürecini sağlıklı işletebilmek için Adalet Bakanlığımıza tasarruf yetkisi verdik. İkinci ziyarete yönelik izni ve bunların kimler olabilecği noktasındaki tespiti Adalet Bakanlığımız yapar.
(Demokratik özerklik konusuyla ilgili) Bunu söyleyenler bu ifadeleri kullananlar bugün yaşadıkları şartları yaşlıyorlar mıydı? Partimin kurulma çalışmalarımı yaptığımda özellikle bölgeyi dolaştığım zaman Kürt kardeşlerimin istediği şuydu: ’Olağanüstü hali kaldırın sizden başka bir şey istemiyoruz’, Biz iktidarımızın ilk ayında olağanüstü hali kaldırdık. Ret politikaları ayaklarımızın altındadır, asimilasyon politikaları ayaklarımızın altındadır. Kimse benim Kürt kardeşimin varlığını inkâr edemez. Ben her zaman şunu söylüyorum: Türkiye ’de artık Kürt sorunu yoktur. Türkiye’de terör sorunu vardır. Biz burada etnik milliyetçilerin hepsine karşı olduğumuzu da söyledik. Biz Kürt milliyetçiliğine de karşıyız. Türk milliyetçiliğine de karşıyız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında bütünleşelim diyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde terörle mücadelede böyle bir takvim ortaya konmaz. Kaldı ki biz kimseyle anlaşma masasına da oturmuyoruz. Çünkü bizim illegal bir örgütle anlaşma masasına oturmak gibi bir derdimiz asla olamaz. Bölgede her an herşey olabilir. Hele hele İsrail sorununa bugüne kadar bu şekilde yanlış bakanlar İsrail’i şımarık oğlan olarak besleyenler İsrail’den herşeyi bekleyebilirler. Kaldı ki bu İsrail’in Suriye’ye ilk müdahalesi değildir.”

Köşe yazarına Şanghay 5’lisi eleştirisi

Bir basın mensubunun, kendisinin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne dikkati çeken açıklamasını hatırlatarak, “Türkiye, Avrupa Birliği yörüngesinden kayıyor mu?” sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi: “Şanghay Beşlisi, Avrupa Birliği ile alternatif kuruluşlar değil, bunu bir defa bilmemiz lazım. ‘Diyalog ortaklığı diye bir şeyi yok’ diyor. O da büyük köşe yazarlarından geçinen bir tanesi. ‘Türkiye diyalog ortaklığına bile kabul edilmedi’ diyor. Biz şu an Sanghay Beşlisi’nde diyalog ortağıyız. Buradan onun da bilmesini istiyorum öğrensin. O cehaletinden kurtulmuş olur. Avrupa Birliği sürecinde ise kalmak kalmamak noktasında, ben milletime ve size bir soru yöneltmek istiyorum. 50 yıl Avrupa Birliği kapısında bekletilen bir ülke, sonunda bir karar vermek durumunda olmaz mı? Bunu hiçbir ülkeye Avrupa Birliği uygulamamıştır.”