'İmralı'yı ayrıntılı bilen sayısı 5'i geçmez

'İmralı'yı ayrıntılı bilen sayısı 5'i geçmez
'İmralı'yı ayrıntılı bilen sayısı 5'i geçmez
İmralı süreci ve yeni anayasa çalışmalarını Radikal'e değerlendiren Meclis Başkanı Çiçek, Öcalan'la görüşmeler hakkında muhalefete yeni bir bilgilendirme mekanizması kurulabileceğini söyledi.
Haber: TARIK IŞIK - tarik.isik@radikal.com.tr / Arşivi
RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Abdullah Öcalan’la görüşmeler konusunda muhalefetin bilgilendirilmesi için yeni bir mekanizma kurulabileceğini söyledi. “Süreci ayrıntılı bilenlerin sayısı beşi geçmez. Elbette halkın bilgi sahibi olması lazım. Ama ne zaman bilgi sahibi olacağı, sürece zarar vermeden iyi dengelenmelidir” diyen Çiçek, iktidar ve muhalefete, “Birbirimizle konuşmamıza engel ne var? Mekanizması yerleşik hukukumuzda da var. Yetmiyorsa yeni mekanizmalar kurulabilir” diye seslendi.
Radikal’in sorularını cevaplandıran Cemil Çiçek, yeni anayasa ile İmralı sürecinin ilişkilendirilmesinin sürece olumlu katkı vermeyeceğini vurguladı. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda yer alan dört siyasi partinin her birinin hassasiyetlerinin farklı olduğunu ifade eden Çiçek, “Böyle bir süreç (İmralı) olmasa yeni bir anayasaya ihtiyaç yok muydu? Anayasa ihtiyacı olmasa bile terörü sonlandırmak gerekmiyor mu? Terör bizim sorunumuz, biz çözeceğiz. Senin evinin içindeki kargaşayı, sıkıntıyı başkaları gelip çözmez” dedi.
“İki kişi de olursak ‘biz’ olur, üç kişi olursak da ‘biz’ olur, 50 milyon kişi de ‘biz’ olur. Bu ‘biz’i olabildiğince genişleterek soruna kafa yormamız lazım. Alınmış, alınacak tedbirleri birlikte olgunlaştırmamız lazım. Bu konuda kimin ne düşüncesi varsa ortaya koyup istifade edilebilir görüşlere dönüştürmemiz lazım” diyen Çiçek, şu mesajları verdi:
TÜRKİYE BU İŞİ ÇOK FAZLA UZATAMAZ: Özellikle Suriye’deki, Irak’taki, İran’daki hareketlilikleri de hesaba kattığımızda Türkiye bu işi çok fazla da uzatamaz. Burada dikkat edilmesi gereken şey şu: Hava raporu gibi her saat başı bu süreçle ilgili ilgililerden rapor, beyanat istiyorsunuz. Samimi olarak şunu söyleyeyim: Ben dahil, bu süreçle ilgili bir alay adam açıklama yapıyor. Süreci ayrıntılarıyla bilenlerin sayısı beş kişiyi geçmez. Geri kalanlar zorlanarak, mikrofon uzatıldığı için bir şey demek mecburiyetinde kalıyor. İşin sorumluluğunu taşıyanlar, bilmesi gerekenlere elbette bilgi verir, vermelidir. Belki bilmesi gerekenlerin bilebileceği tarzda bu işler götürülmeli. Sonradan kamuoyuna yeri geldiğinde de açıklama yapılmalıdır. Batı’daki uygulamalar da böyle olmuştur.
MAĞDURLAR ÜZÜLMEMELİ: Elbette halkın bilgi sahibi olması lazım. Ama ne zaman bilgi sahibi olacağı, sürece zarar vermeden iyi dengelenmelidir, iyi ayarlanmalıdır. Aksi takdirde her kafadan bir ses çıkar. Mağdur olmuş çok geniş de bir çevre var. Onları üzersiniz, kafalarını karıştırırsınız. Onların devlete, ülkeyi yönetenlere güvenini sarsarsınız. O konuma da getirmemek lazım. Ne kadar çok konuşulursa o kadar çok kafa kargaşası olur.
MEKANİZMALARI VAR: (Muhalefetin İmralı sürecine destek vermek için bilgi istediğinin hatırlatılması üzerine) Onun mekanizmaları vardır. Bu bilgiler verilebilir, verilmez de. Çok zor bir şey değil. Kendileri talep eder, ziyaret edebilirler. Hükümet kendisi gider, ilgili bakanı, bürokratı görevlendirir. Nitekim geçmişte bunun somut örnekleri de var.
MİT MÜSTEŞARI BİLGİ VERMİŞTİ: Sayın MİT Müsteşarı iki siyasi partimize bilgi verdi. Sayın Başbakan, ben başbakan yardımcısıyken partileri ziyaret etmek istedi ama CHP ile görüşebildi. Benim olduğum görüşmede ‘Bu konuda ilave bilgi gerekiyorsa arkadaş görevlendirebilirsiniz. Biz size her zaman bu bilgiyi verebiliriz’ diye niyet beyanında da bulunuldu. İlla vermeyi beklememek lazım. Bu taraf verebilir, öbür taraf da isteyebilir. Daha dar kapsamlı olabilir. Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bir araya gelinebilir.
PROTOKOL GEREKMEZ: Böylesine can yakıcı bir meselede öyle çok da fazla protokoler olmayı da şahsen doğru bulmam. Çünkü kim adım atarsa hepimiz kazançlı çıkarız. Onun için mekanizmaları yoksa bile kurmalıyız. Çok net söylüyorum. Diyelim ki bugün yanlış yaptık da bir mekanizma kurmadık, bu bilgi alışverişini temin edecek. Diyelim ki katkı verme mekanizmalarını şu ana kadar kurmadık. Bundan sonra kurabiliriz. Herkes herkesle görüşüyor. Neden biz birbirimizle görüşmüyoruz? Bibirimizle konuşmamıza engel olan ne var? Adım atan vatandaştan da takdir toplar. Mekanizması yerleşik hukukumuzda da var, geçmiş uygulamalarda da var. Yetmiyorsa yeni mekanizmalar kurulabilir. Bunu bulabiliriz, bulmalıyız da. Zor bir süreçtir. Ama aşılmaz zorluklar da değil.

‘İMRALI VE ANAYASA İLİŞKİLİ DEĞİL’

Cemil Çiçek, yeni anayasa ile İmralı sürecinin ilişkilendirilmesini doğru bulmuyor: Böyle bir süreç olmasa yeni anayasaya ihtiyacımız yok muydu? Anayasa ihtiyacı olmasa bile terörü sonlandırmak gerekmiyor mu?