İnönü'lü anılar: Küçük Turgut'la konunun uzmanları uğraşsın

Turgut Özal, Erdal İnönü için "Benimle uğraşacağına küçük Turgut'la uğraşsın" der. İnönü'nün yanıtı başlıktaki gibidir

ANKARA - Erdal İnönü siyaset ve bilim adamlığı döneminde zeka ve hazırcevap yeteneği ve esprileriyle siyasete katmıştı. İşte akıllarda kalan bazı İnönü anıları...

* Erdal İnönü SHP genel başkanıyken seçim gezilerinden birinde bir kente gelir. Kasabanın girişinde tören düzenlenmekte ve bir koç kurban edilmek üzeredir. Seçim otobüsündeki gazeteciler törende vaziyet almak üzere otobüsten inerken güvenlik güçlerinin engellemesiyle karşılaşır. Gazeteciler arasında soyadı 'Koç' olan bir muhabir de vardır. İnönü mikrofondan vatandaşları selamlarken gözü güvenlik güçleriyle seçim otobüsüne binmeye çalışan muhabirin itiş kakışına takılır ve 'Sayın Koç’u bırakın, sayın Koç’u bırakın' der. O anda İnönü için koç kurban etmeye hazırlanan kasaplar da bu uyarı üzerine irkilerek geriye çekilirler?

* İnönü Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sergilediği Macbeth’i izlemektedir. Oyunculardan birinin "Önemli olan yönetime gelmek değildir, önemli olan yönetimde iktidar olarak kalabilmektir" şeklindeki tiradı üzerine salonda İnönü’nün de bulunduğunu bilen vatandaşlar uzun süre alkışlarlar ve oyuna kısa bir süre ara verilir. O dönemde koalisyonda ve partisinde çok başlılık sorunu yaşayan İnönü alkışlara elleriyle selamlayarak karşılık verir.

* Erdal İnönü, seçim gezilerinde eller üstünde taşınmaktan hoşlanmadığını, bunu engellemek için fizik kurallarından yararlandığını söylemişti. İnönü kendisini el üstünde taşımak için hamle eden vatandaşlar karşısında hemen yüzükoyun yere uzandığını, böylece vücudunun ağırlık merkezini dağıtarak yukarı kaldırılmasını engellediğini belirtmişti.

* Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal, bir gün partisinin grup toplantısında kendisini sürekli ağır olarak eleştiren Erdal İnönü’ye şöyle demişti: "Benimle uğraşacağına, Küçük Turgut’la uğraşsın..." Bu konuyu gazeteciler İnönü’ye sorduklarında, şu yanıtı verdi: "Konunun uzmanları var; onlara sormak lazım.

* Erdal İnönü’nün Başbakan Yardımcılığı'nı teslim ettiği gün... Kapıdan uğurlandı. Eve bırakmak üzere emrine bir araba tahsis edilmişti. Binmedi. "Ben eve kadar yürüyeceğim" dedi. Peşinde bir gazeteci ordusuyla yürüyüşe geçti. Baktı ki böyle olmayacak vazgeçip bulvara yöneldi. Bir taksi çevirdi, bindi. Taksi şoförünün ona bakışı görülecek şeydi. (Can Dündar'ın köşe yazısından).

* İnönü siyaseti bıraktıktan sonra eşiyle bir sinemaya gider. Bir gazeteci sinema çıkışında rastladığı İnönü'ye "Sizi son dönemlerde sinemalarda pek göremiyoruz" der. İnönü ’nün cevabı, "Tabii, sinemalar karanlık" olur. (anka)