İnsan Hakları Danışma Kurulu'ndan sert eleştiri

İnsan Hakları Danışma Kurulu, hükümetin, "sivil toplumla birlikte çalışıldığını gösterme" gereksinimine yanıt veren göstermelik pozisyonuna razı olmadığını açıkladı

İnsan Hakları Danışma Kurulu (İHDK), hükümeti, "sivil toplumla birlikte çalışıldığını gösterme" amacıyla kendilerine "göstermelik" yaklaşıldığını öne sürdü. İHDK'nın 19 Şubat günü yapılan toplantısının sonuç bildirgesinde, AKP hükümetine yönelik sert eleştiriler yer aldı.
Bildirgede, İHDK'nın, toplum ile idare temsilcilerinin buluşma ve üretme ortamlarından birisi olduğuna dikkat çekildi. Bir süreden beri faaliyetlerinin hükümet tarafından yeterince desteklenmediğine ilişkin rahatsızlıkları olduğu bilinen İHDK'nın bildirgesinde, "Bu kurula katılan tüm örgüt ve idare temsilcileri, İHDK'yı sürdürme çabasını önemsemektedir" denildi. AB uyum çalışmaları kapsamında önemli rol oynaması planlanan İHDK'nın, "göstermelik" eleştirisi ise, hükümetin "sivil toplumla birlikte çalışıldığını gösterme" iddiasına dayanarak ortaya konuldu. Bildirgede, "İHDK katılımcıları, hükümetin `sivil toplumla birlikte çalışıldığını gösterme' gereksinimine yanıt veren göstermelik pozisyonuna razı olmadıklarını deklare ederler ve birlikte çalışmaya yürütmenin de özen göstermesini ve bunu beyan etmesini dilemektedir" denildi.
Kurul, insan hakları birimlerinin yeniden yapılanması konusunda kendilerinin hazırladığı raporun içeriğinin benimsenmesini isterken, bu içeriğin uygulanması doğrultusunda hükümeti "gereğini yapmaya" çağırdı. Bildirgede hükümet, devletin çeşitli birimlerinde yürütülen insan haklarına ilişkin hazırlık çalışmalarını, İHDK ile paylaşmaya ve Kurul'dan görüş almaya "azami önem göstermeye" davet edildi. İHDK'nın 8 Aralık 2003 tarihinde yapılan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün de katıldığı toplantıda konuşan İHDK Başkanı İbrahim Kaboğlu, Kurul üyelerinin gönüllü çalıştığına dikkat çekmişti. Kaboğlu, Kurul üyelerine bilgisayar, çalışma masası, büro gibi olanaklar sağlanması gerektiğini söylemiş, üyelerin toplantılara katılmak için ceplerinden harcama yaptıkları eleştirisini de getirmişti. Kaboğlu'nun, "en azından taksi ve otobüs paralarının kendilerine verilmesi" isteği, Kurul üyelerinin içinde bulunduğu durumu ortaya koyan bir örnek olarak değerlendirilmişti. Kaboğlu'nun İHDK'ya ilişkin olarak alınan kararların Kurul ile tartışılarak ve Kurul haberdar edilerek alınması gerektiği uyarısı, Aralık toplantısına damgasını vurmuştu.