İnsanlığın sıfır noktası

Kemik iliği hastası çocuğun kan nakli, otoparkta yapıldı...
'İnsanlık öldü' dedirten türden yürek parçalayıcı sağlık uygulamalarından biri Adana'da yaşandı. Kemik iliği hastası yeşil kartlı çocuğun kan nakli, otoparkta yapıldı. 12 yaşındaki Mehmet Gülmez, kolunda iğne, yanında kan torbasıyla hastanenin otoparkında şifa aradı.
Gelip geçici işlerde çalışan baba 41 yaşındaki Ali Gülmez, 10 yıldan beri kemik iliği yetmezliği hastası olan oğluyla (aplastik anemi) tedavi için Malatya'dan Adana'ya gelmişti. Baba-oğul Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi (ÇÜTF) Balcalı Hastanesi'ne başvurdu. Ama hastanede yer, babanın cebinde de otel parası olmayınca hastanenin otoparkında yatıp kalkmaya başladı.
12 yaşındaki Mehmet'in kan nakli tedavisi üç periyot halinde, iki gün sürdü. Ancak her biri 1.5-3 saat süren nakiller, serviste yer olmayınca otoparkta gerçekleşti!
Baba kan torbasını, oğlu koluna takılmış kelebek iğneyi sıkı sıkı tutarak Pediatrik Hematoloji Servisi'nden otoparka geçti. Baba torbayı çıplak betonda çiviye tuttururken oğlu karanlık, tozlu otoparkta sandalyelerin üzerine oluşturulmuş yatakta 'tedavinin bitmesini' beklemeye başladı.
Kal diyen de git diyen de yok
Hastanede kimsenin yer göstermediğini ama git de demediğini anlatan Ali Gülmez, "Yoksul bir aileyiz" dedi, "Oğlumun tedavisi için her şeye katlanırım. İlik nakli olsun istiyoruz. Avrupa'da nakil olması için 25 bin YTL gerekiyormuş. Çok borcum var. Ne yapacağımı şaşırdım, çaresizim. Daha önce başka hastanelere gitmiştik. İki yıldır Balcalı Hastanesi'ne geliyoruz. 15-20 günde bir kan naklinin yapılması gerekiyor."
  • Acil servis 'Günah bizden gitti' diyor
  • ADANA - Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yurdanur Kılınç'sa çok yoğun çalışan serviste topu topu 20 yatak olduğunu, baba oğul Gülmez'lerin kan torbası takıldıktan sonra 'sağlık görevlilerine haber vermeden' kendiliklerinden dışarı çıktığını söyledi.
    Kemik iliği hastası 12 yaşında bir çocuğun otoparkta yatıp kalkmasının riski bir yana, Adana Tabip Odası (ATO) Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu'na göre kan verilen bütün hastaların bu süreç boyunca mutlaka gözetim altında tutulması gerekiyor.
    ATO Başkanı, "Düzenli kan alanlarda risk az olsa da hasta gözlemde tutulmalıydı. Kendisi çıksa da müsaade edilmemeliydi. Ayrıca kaldıkları yer sağlık koşulları açısından iyi değil, rahatlıkla enfeksiyon kapabilir" dedi.
    Mülteci kampı gibi
    Yoğun göç alan bölgede, Doğu ve Güneydoğu'dan çok sayıda hastanın akınına uğrayan Balcalı Hastanesi'nde yatacak yer sorunu daha önce de defalarca haber oldu.
    Özellikle yaz aylarında hastane bahçesi otoparka park ettikleri araçlarının, çadırların içinde yatıp kalkanlarla kamp görünümüne bürünüyor. Otel, hatta memlekete git-gel parasını denkleştiremeyenlerin arasında aylarca hastane bahçesinde, hijyenden uzak ortamda yaşayanlara rastlamak mümkün.
    Fayzullah umut olmuştu ama
    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde son olarak ağustos ayında yine otoparkta yatan omurilik kanseri hastası sekiz yaşındaki Feyzullah Türk'ün durumu basına yansıdı. AKP milletvekili Ömer Çelik, bunun üzerine yoksul hastalarla refekatçilerinin kalacağı bir yer hazırlamak için Şefkat Projesi başlattı. Rektörlük ve belediyenin de destek verdigi proje için Ziraat Bankası Adana Atatürk Caddesi Şubesi'nde 44361894-5007 nolu hesap da açıldı.
    Dokuz ay otoparkta yatıp kalkarak omurilik tedavisi gören Feyzullah ve babası, AKP'li Çelik'en çabalarıyla Hekimevi'ne yerleştirildi. Ancak aradan bir ayı bile geçmemişken otoparkta elinde kan torbasıyla gezinen 12 yaşındaki Mehmet Gülmez, Balcalı'daki insanlık ayıbının hâlâ sürdüğünü gösterdi.