'İnsanlık namına' beraat kararı

Yargıdan örnek karar

Manavgat Savcısı, mal beyanından 40 gün hapis alan kanserli vatandaşı, hapis yerine belediye başkanına teslim etti. Vatandaş borcunu ödedi, üç ay sonra öldü. Savcıya dava açıldı. Yargıtay: "Kamu zararı yok, insani duygularla davranılmış, beraat"

ANKARA - Mal beyanında bulunmadığı için hapse yollanan kanser hastasını, cezayı ertesi gün ödemek şartıyla cezaevinden kurtaran ve bu yüzden hakkında dava açılan savcı, beraat etti. Yargıtay 4. Ceza Dairesi,
'Görevde yetkiyi kötüye kullanma' davasında savcıya beraat kararı verirken "Durumun tamamen insani duygulardan kaynaklandığı anlaşılmıştır" dedi.
Antalya Manavgat'ta geçen olayda kanser hastası olan Mehmet Nejat İnci, veznenin kapanması nedeniyle para cezasını yatıramadığı için hakkında düzenlenen müddetnameyle cezaevine konulmak üzere Jandarma görevlisine teslim edildi. İnci'nin borcu yıllar önce sattığı işyerlerinin elektrik aboneliğinin kendi üzerinde kalmasından kaynaklanmıştı. Bir yıl kanser tedavisi görmüş ve hastanede yapılacak bir şey kalmadığı için evine gönderilmişti. Tüm tebligatlar sattığı işyerine yapılmış, işyerinin kapalı olması sebebiyle açılan davadan ve yapılan tebligatlardan haberi olmamıştı.
O dönem Manavgat Başsavcısı olan Ahmet Soytürk, Manavgat Belediye Başkanı Mustafa Erkan Ersoy'un sanığa kefil olduğunu ve ertesi gün 4 bin 732 YTL'lik borcunu ödeyeceğini taahhüt etmesinin ardından Jandarma görevlilerine talimat vererek sanığı belediye başkanına teslim etmelerini istedi. İnci, belediye başkanına teslim edildikten bir gün sonra para cezasını ödedi.
Üç ay sonra ölen İnci bu sayede ömrünün geri kalanını cezaevinde geçirmemiş oldu. Ancak, başsavcının bu insanlığı başına dert açtı. Adalet Bakanlığı müfettişleri Başsavcı Soytürk'ün 'Görevde yetkiyi kötüye kullanmak' suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlattı ve dava açıldı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, oybirliğiyle görevde yetkiyi kötüye kullandığı iddiasıyla yargılanmaya başlayan başsavcının beraatine karar verdi.
Başsavcı Soytürk, amacının paranın tahsil edilmesi olduğunu, para tahsil edildiği takdirde cezanın düşeceğini, bu nedenle suç işleme kastı olmadığını belirtti. Savcının beraatine karar veren Yargıtay 4. Ceza Dairesi, "Durumun tamamen insani duygulardan kaynaklandığı anlaşılmıştır" derken, gerekçede şu görüşlere yer verdi:
"Amansız bir hastalığı bulunan ve ancak yakalama sonucunda hakkındaki cezadan haberdar olan ilgilinin, olay anında mesainin bitmesi ve alacaklı vekiline ulaşamaması nedeniyle borcun ödenmesine olanak verilerek İcra İflas Kanunu ile öngörülen cezadan beklenen faydanın sağlandığı kanaatine varılmıştır. Bir an için görevin gereklerine aykırı davranıldığı kabul edilse bile, sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçu, bir zarar suçu haline getirilmiş olduğundan mağduriyet, kamu zararı ya da kişilere haksız kazanç sağlanması öğelerinden hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Hükümlünün cezaevine alınma yerine, insani duygularla borcun ödenmesi koşuluyla belediye başkanına teslim edilmesi ve ertesi gün borcun ödenerek cezanın bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilmesi şeklinde gelişen olayda, suçun maddi ve manevi öğeleri gerçekleşmediği gibi, haksız kazanç sağlama da oluşmamıştır."
Beraat kararına Yargıtay Başsavcılığı itiraz etmezse karar kesinleşecek.