İntihar eden madencinin oğlu hukuk mücadelesini kazandı

İntihar eden madencinin oğlu hukuk mücadelesini kazandı
İntihar eden madencinin oğlu hukuk mücadelesini kazandı
3 Mart 1992'de meydana gelen grizu faciasında, karbonmonoksit gazına maruz kalması sonucu 'organik beyin sendromu' hastalığına yakalanan Nazif Elieyi'nin 14 yıl sonraki intiharı nedeniyle TTK'nın oğluna 15 bin TL tazminat ödemesine karar verildi.

RADİKAL - Zonguldak'ta, 3 Mart 1992'de meydana gelen 263 işçinin öldüğü grizu faciasında, karbonmonoksit gazına maruz kalması sonucu 'organik beyin sendromu' hastalığına yakalanan Nazif Elieyi, faciadan 14 yıl sonra intihar etti. Nazif Elieyi'nin mali müşavir oğlu İsmail Elieyi, babasının grizu faciasının yol açtığı hastalığın etkisiyle intihara sürüklendiği iddiasıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) karşı açtığı tazminat davasını kazandı. Mahkeme, Adli Tıp Genel Kurulu'nun, iş kazası sonucu oluşan organik beyin sendromu hastalığının ölümde etkisi olduğu yönündeki raporu doğrultusunda, kurumu 15 bin lira manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

Nazif Elieyi, TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü maden ocağında 3 Mart 1992’de meydana gelen grizu faciasında karbonmonoksit gazından zehirlense de sağ kurtulmayı başardı. Ancak Nazif Elieyi'nin hayatı, faciadan sonra tamamen değişti. Elieyi, kazadan sonra karbonmonoksit zehirlenmesinin etkisiyle 'organik beyin sendromu' hastalığına yakalandı. Yüzde 72 engelli raporu verilen Nazif Elieyi, malulen emekliye ayrıldı. Hastalığın etkisiyle hafıza, denge ve ruhsal sorunların yanında, iletişim ve kişilik bozuklukları yaşayan Nazif Elieyi, faciadan 14 yıl sonra 22 Mayıs 2006'da 49 yaşında cami minaresinden atlayarak yaşamına son verdi.

OĞLU HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATTI

1999’da Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdikten sonra 7 yıl babasıyla ilgilenen ve bu yüzden işe giremeyen 39 yaşındaki İsmail Elieyi, babasının faciadan sonra ortaya çıkan söz konusu hastalığın etkisiyle intihar ettiği iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. İsmail Elieyi, TTK'ya karşı 40 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Zonguldak 3'üncü İş Mahkemesi, 7 Haziran 2012 tarihli kararında Adli Tıp Kurumu 1'inci İhtisas Kurulu'nun, "Ölüm olayının meydana gelmesinde iş kazası sonucu oluşan karbonmonoksit zehirlenmesi sonrası gelişen organik beyin sendromu hastalığının etkisi olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır" raporu doğrultusunda TTK'yı 20 bin lira tazminata mahkum etti.

15 BİN LİRA TAZMİNAT

Ancak Yargıtay, söz konusu raporun Adli Tıp Genel Kurulu'ndan alınması gerektiği gerekçesiyle kararı usül yönünden bozdu. Bozma kararı üzerine yeniden yargılama yapıldı. Adli Tıp Genel Kurulu da 1'nci İhtisas Kurulu'yla aynı raporu verdi. Bunun üzerine mahkeme, davacı İsmail Elieyi'nin, iş kazası sonucu oluşan söz konusu hastalığın etkisiyle intihar eğilimi taşıyan babasıyla yıllarca yaşamak zorunda kaldığını göz önünde bulundurup, duyduğu elem ve üzüntüyü hafifletmek amacıyla lehine 15 bin lira tazminata hükmetti. Mahkeme, İsmil Elieyi'nin yaşadığı üzüntüyü annesi ve kardeşleriyle paylaştığı gerekçesiyle tazminat bedelini 15 bin lira olarak belirledi. Mahkemenin kararı Yargıtay tarafından da onanınca TTK, İsmail Elieyi'ye söz konusu tazminatı yasal faiziyle ödedi.

'BU TAZMİNAT TAMAMEN SEMBOLİK'

Babası öldükten sonra mobilya fabrikasında mali müşavir olan İsmail Elieyi, babasının hastalığının etkisiyle öldüğünü söyledi. Rahatsızlığı sonucu babasının toplumda dışlandığını, sonunda da öldüğünü belirten İsmail Elieyi, şöyle dedi:

"Ben babamın ölümünün grizu faciasına bağlı gelişen hastalığının etkisiyle olduğunu biliyordum. Bundan emindim. Bu yüzden hukuk mücadelesi başlattım. Önce bana kimse inanmadı. Hiçbir avukat davamı almak istemedi. Kazanamayacaklarını düşünüyorlardı. Sonra bir avukat aldı. Ve 7 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından davayı kazandık. Ama sonuçtan memnun değilim. Çünkü ben üniversiteyi bitirdikten babamla ilgilenmek zorunda kaldım. Babamla ilgilenirken kendi hayatımı idame ettiremedim. İşe girmem zorlaştı. Köyde otururken KPSS sınavlarına hazırlanıyordum ama olmuyordu. 1999’dan 2006’ya kadar 7 yılım hiç çalışmadan geçti. Çalışmadığım için bu dönemde benim kaybım 300 bin lirayı geçiyor. Yuva da kuramamışsın. Benim aldığım bu tazminat tamamen sembolik bir şey. Adil yargılama süresi de olmadı. 7 yıl sürmüş dava. 7 yıl dava sürmez. Sonuçta kazandık ama mutlu muyum, hayır." (Ersin ERCAN-Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK/DHA)