@ismailsaymaz

İntihar etti denilen Merve'yi polis eşi mi öldürdü?

İntihar etti denilen Merve'yi polis eşi mi öldürdü?
İntihar etti denilen Merve'yi polis eşi mi öldürdü?
Eşini öldürdüğü gerekçesiyle yargılan polis oy çokluğuyla suçsuz bulundu. Üye hakim itirazda merminin isabet etme şeklinin kuşkulu olduğunu, tabancada parmak izi, maktül eşin elinde barut artığı bulunmadığını kaydetti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Ankara’da, eşini öldürdüğü iddiasıyla yargılanan polis, dava sonunda olayın cinayet değil, intihar olduğu sonucuna varılarak, oy çokluğuyla suçsuz bulundu. Ancak üye hakim karara itiraz etti. İtirazda; merminin isabet etme şeklinin kuşkulu olduğunu, tabancada parmak izi, maktül eşin elinde barut artığı bulunmadığını kaydetti. Şüpheli kocanın profesyonel bir polis olduğunu, ölümün de bu polise ait silahla gerçekleştiğini kaydetti. İntihar için bir sebep bulunmadığını vurgulayan hakim, polisin eşini daha önce ölümle tehdit ettiğini belirterek, cinayete dikkat çekti. Bu kuşkuyu dikkate alan Yargıtay 1. Ceza Dairesi de dosyada olay yeri incelemesine ilişkin görüntü ve kayıtların bulunmadığını, bunların temin edilmesini isteyerek, kararı geri gönderdi. 1. Ceza Dairesi, eksikliklerin giderilmesi için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yolladı.  

Polis memuru Harun Yaman, kız arkadaşı Merve Topçu ile 2006’da evlendi. Bir yıl sonra dünyaya gelen çocuklarının engelli doğması üzerine, anne Merve’nin psikolojisi bozuldu. Bu gerginlik çiftin 2008 yılında ayrılmasıyla sonuçlandı. Ancak birbirlerinden kopamayan çift, 8 Nisan 2011’de barışarak, yeniden evlenme kararı aldı. Aynı gün çift, Yaman’ın anne ve babasının oturduğu Ankara Altındağ’daki eve yerleşti. İki gece boyunca dalgın olduğu iddia edilen Merve Topçu, iddiaya göre, 10 Nisan 2011’de saat 09.40’da eşi ve çocuğunun yattığı odadan kalbinden vurulmuş halde bulundu. Eşi Yaman’ın iddiasına göre beylik silahını alarak, odadaki bir başka kanepede kendisini silahla vurmuştu. Yaman’ın anne ve babası ile patlama sesi üzerine odaya gelen iki komşularının anlatımına göre Yaman, eşine sarılarak, “Ne yaptın Merve” diye ağlamıştı.

Bu soruşturma devam etmekteyken, Topçu’nun ailesi, evlerine gelen bir komşularından kızlarının intihar etmediğini, eşi tarafından öldürüldüğünü duydukları iddiasıyla şikayetçi oldu. Bu iddiaya göre Yaman, kanepedeki kırlenti eşinin göğsüne bastırmış ve ateş etmişti. Kanlı kırlent çamaşır makinesinde yıkanarak, delil olmaktan çıkarılmıştı. Yaman’ın boşanma davası sırasında eşine “Çocuğu doğrudan bana versinler, yoksa sabrın sonu vardır” diyerek tehdit ettiği hatırlatıldı; hakkında eşi ve ailesine ‘müessir fiilde’ bulunduğu için dava açıldığı anlaşıldı. Bunun üzerine Yaman’a Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kasten öldürme iddiasıyla dava açıldı. Yaman ise eşini öldürdüğü iddiasını reddetti. Dava, 31 Ekim 2013’te son buldu. Oy çokluğuyla Yaman suçsuz bulundu. Gerekçeli kararda, “Odada sanık ve maktul dışında tanığın bulunmadığı, aksi yönünde delil elde edilemediği, sadece şüphe hali oluştuğu, şüpheyi sanık lehine yorumlanacağı” ifade edildi. 

Hakim Yiğit: İntihar değil, cinayet

Hakim Uğur Yiğit ise karara şerh koydu. Hakim Yiğit, şerhinde şunları kaydetti:

POLİS PROFESYONEL: Sanık Ankara Emniyeti Olay Yeri İnceleme Şubesi’nde çalışmaktadır. Olay yerinden delilleri toplamak üzere eğitim almış bir kişidir. Diğer bir ifade ile hangi eylemde ne tür suç delillerinin geride bırakılacağını ve bunların nerede bırakıldığını iyi bilen profesyoneldir.

ODADA TANIK YOKTU: Olay sanığın babasına ait evde meydana gelmiştir. Evde sanık, maktül ve dört yaşındaki çocukları, sanığın babası, annesi ve kız kardeşi olmak üzere toplam altı kişi bulunmaktadır. Ölüm olayının meydana geldiği odada ise sanık, maktül ve küçük çocuğu kalmaktadır. Ölüm olayı meydana geldiğinde sanık ve maktül aynı odada, sanığın yakınları ise evin diğer kısımlarındadır. Ölüme neden olan silah sanığa aittir.

İNTİHAR İÇİN SEBEP YOK: Maktulün intihar etmesi için bir neden ve psikolojik durum olmadığı anlaşılmaktadır.

ÖLÜM ŞEKLİ GARİP: Mermi çekirdeği soldan sağa ve yukarıdan aşağı doğru bir yol izlemiştir. Merve sağ elini kullanan birisidir. Sağ eliyle ateş ettiği kabul edilmesi durumunda, mermi yolunun sağdan sola doğru bir seyir izlemesi gerekirdi. Merminin sol meme üzerinden başlayan ve aşağı bir seyir izleyebilmesi Çinli akrobatların bile gerçekleştirmesi neredeyse imkansız bir ateş şeklidir. İntihar ettiği ileri sürülen insanın ölüm anında akrobatik hareketler düşünebileceği gibi absürt düşünceler kabul edilmediği sürece böyle bir atış imkansızdır. 

SİLAHTA PARMAK İZİ, ELDE BARUT İZİ YOK: Tabancada parmak izi bulunmadığı görülmektedir. İntihar eden ve kendisini ağır şekilde yaralayan bir insanın tabancadaki parmak izlerini silemeyeceğine göre maktülün kendi kendine ateş etmediği dolayısıyla intihar etmediği açıktır. Odanın içerisinde tabancadaki izleri temizleyecek bir kişi vardır, o da sanıktır. Merve’nin el svabında barut izi tespit edilemediği saptanmıştır. Bu delil de maktülün tabancayla temas etmediğini göstermektedir.

KIRLENT NEREDE: Merve kanepede sırt üstü yatar haldedir. Kanepe ile arasında başka şey yoktur. Mermi çekirdeği sol göğüs üstünden girmiş, sağ aşağı sırt bölgesinden aşağı oradan kanepede seyir izlemiştir. Ancak ortada “kırlent” olarak adlandırılan bir yastık vardır. Kırlent üzerinde mermi giriş-çıkış deliği ile kan ve iz vardır. Maktülün bulunduğu durum itibarıyla ve merminin vücuttan çıktıktan sonra kanepede seyrettiğine göre mermi yolu üzerinde bulunmayan bu kırlenti nasıl deldiği açıklığa kavuşturulamamıştır. Ne yazık ki kırlent delil olarak muhafaza altına alınmamış, sonradan yıkanarak üzerindeki izler yok edilmiştir. 

ARALARINDA HUSUMET VAR: Sanık ile maktül arasında ağır hakaret, tehdit ve fiziki şiddete varan husumetin bulunduğu aşağıdaki dosya içeriği ve beyanlar ile sabittir. Sanığın Maktülü ölümle tehdit ettiği sabittir. Sanığın Maktül’ü öldürmesi için sebep vardır.

SİLAH SUSTURUCULU MU: Silah patlaması pazar günü saat 09:30 dolaylarında meydana gelmiştir. Ancak bu patlama çevredeki hiçbir komşu veya kimse duymayacağı kadar düşük bir sesle gerçekleşmiştir. Bu maksatla üzerinde mermi deliği bulunan yastığın bir susturucu olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerekir. Ancak maalesef bu husus araştırılmamıştır.

Karar geri gönderildi

Karşı görüşe rağmen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın onanmasını istedi. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi usuli eksiklikler saptayarak dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na geri gönderdi. Geri gönderme kararında, “Soruşturmada olay yerinde ve otopside yapılan incelemelerin, fotoğraflanıp kameraya alındığının belirtilmesine rağmen fotoğraf ve kayıtların dosyada bulunmadığı anlaşılmakla” bulunup evrakların gönderilmesi istendi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın davadan haberdar edilmediği ve gerekçeli kararın tebliğ edilmediği için kendilerine evrakın tebliği talep edildi.