IPI, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasını kınadı

IPI, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasını kınadı
IPI, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasını kınadı
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasına tepkisini "Türkiye'de demokrasi ve basın özgürlüğü kara bir gününü daha yaşamıştır" açıklamasıyla gösterdi. Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç ve TGC Başkanı Turgay Olcayto da karara tepki gösterdi.

RADİKAL - Dünyanın en köklü basın özgürlüğü örgütlerinden olan, 120 ülkede üyeleri bulunan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün “MİT TIR’ları” soruşturması kapsamında tutuklanmasını kınadı.

İşte IPI’ın Türkiye Ulusal Komitesi tarafından yayınlanan basın açıklaması:

“Dündar ‘gazetecilik yargılanıyor’ diyerek girdiği duruşma salonundan çıktığında, gazetecilik tutuklanmıştı.

İki gazeteci, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamanın yanı sıra silahlı örgüte üye olmakla suçlanıyor.

‘Siyasal yararları’ gözetmek gazetecinin değil siyasetçilerin işidir.

Bilinmesinde kamu yararı bulunan belgeleri temin etmek ve açıklamak ise tam da gazetecilerin işidir.

Gazeteciler olarak biz, gazetecilik yapan Dündar ve Gül'ün yanındayız.

Terör, silahlı örgüt üyeliği ve casusluk gibi suçlamaların gazetecilerin yargılanmasında kullanıldığı Türkiye'de demokrasi ve basın özgürlüğü kara bir gününü daha yaşamıştır.

Dündar ve Gül'ün en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşmasını diliyor, yetkilileri bunu sağlayacak reformları ivedilikle gerçekleştirmeye davet ediyoruz.”

'HALKIN HABER ALMA HAKKI TUTUKLANDI'

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç de, "aslında bu akşam İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nce gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül değil, özgür haber ve halkın haber alma hakkı tutuklanmıştır" açıklamasını yaptı.

'TÜRKİYE DEMOKRASİDEN UZAKLAŞTIRILIYOR MU?'

TGC Başkanı Turgay Olcayto ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

"Bedeli bu olmamalıydı. Onların yaptığı sadece halkın haber alma haklarına sahip çıkmaktı. Hep bunu yaptılar. Bunun üst mahkemeye de itirazı var. Türkiye demokrasiden uzaklaştırılıyor mu? Türkiye çok seslilikten tek sesliliğe mi gidiyor? bunu tartışacağız. Uluslararası normlarda gazetecinin sorumluluğu tanımlanır. Orada gazeteci patronlardan, otoritelerden önce halka karşı sorumludur. Can ve Erdem bunu yapmışlardır. Üzücü bir dönem başlıyor gibi görünüyor. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye'de çağdaş demokrasiyi yerleştirene kadar mücadele edeceğiz.

Yani onlar yazıp çiziyorlar bize destek veriyorlar ama onların desteği yetmiyor. Şu anda dediğin gibi çok gergin bir ortamda böyle şeyler yaşanınca... Böyle korku ikliminde mi yaşanmalı? Farkındaysanız artık sanat da Türkiye'de yaşanmaz oldu. Umarım ileriki günler bu kadar tatsız olmaz. Yarın bir açıklamamız daha olacak. Ayrıca yarın Cumhuriyet Gazetesini ziyaret edeceğiz."