Irak'a iki hafta süre

Barzani damgası
Türkiye'yi Güneydoğu'yu karıştırmakla tehdit eden Kürt lider Mesud Barzani, dün yapılan MGK toplantısına damgasını vurdu. Kurul, PKK'ya yaptırımda bulunması için Irak'a karşı yeni bir eylem planı benimsedi.
Erbil'e uçuş yasağı
Plana göre Barzani'nin sözlerinden sonra nota verilen Irak iki hafta boyunca izlenecek. Bu süreçte siyasi baskı artacak. İkinci aşamada özel firmaların Erbil'e başlattığı direkt uçuşlar için verilen izin iptal edilecek.
Ticaret kapısı da kapanabilir
Kuzey Irak için yaşamsal önemi olan Habur sınır kapısının kapatılabileceği de iletilecek. Aynı dönemde BM ile ABD'ye sınır ötesi operasyonun kaçınılmaz olduğu mesajı iletilecek ve hazırlıklar sürdürülecek.
Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Kuzey Iraklı Kürt lider Mesud Barzani'nin "Kerkük'e karışırlarsa Diyarbakır'a karışırız" açıklamasıyla başlayan krize el koyan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Irak'a ve Kuzey Iraklı Kürt gruplara karşı eylem planını oluşturdu. PKK'ya somut yaptırımlarda bulunması için nota verilen Irak iki hafta izlenecek. Beklenen adımlar atılmadığı takdirde 'siyasi baskının artırılması' olan ilk aşaması başlatılan üç aşamalı plan hayata geçirilecek. İkinci aşamada Kuzey Irak'a sivil uçuşlarda kullanılan hava sahası kapatılacak. Son aşamada ise ABD ve BM Güvenlik Konseyi ikna edilerek sınır ötesi operasyona başvurulacak. İç siyasi gelişmeler eylem planını etkilemesin diye Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay gelişmeleri birlikte koordine edecek.
Sezer son kez başkanlık etti
Kurul'un Sezer başkanlığındaki son toplantısı 27 Nisan'da yapılacaktı. Ancak Sezer, Cumhurbaşkanlığı seçimi için adaylık sürecinin başlayacağı 16 Nisan öncesinde bir tarihte toplantının yapılmasını istedi ve MGK dün toplandı. Yaklaşık dört saat süren toplantının ardından yayımlanan bildiride, Irak'ta yaşanan gelişmeler ve bu konuda Türkiye'nin izleyeceği politikaların değerlendirildiği vurgulanırken, "Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması ile sınırlarının güvence altına alınmasının Irak'ın uluslararası hükmi şahsiyetini korumasının önemi vurgulanmıştır" denildi.
Barzani'nin Türkiye'ye yönelik hasmane tutumu ve Kerkük meselesinde Türkiye'yi hasım olarak görerek, "Güneydoğu illerini karıştırmakla" tehdit ettiği açıklamalarının da ele alındığı toplantıda, Kuzey Irak'a yönelik yaptırımlar görüşüldü.
Bildiride, bu durum "Ülkemize yönelik terör tehdidine karşı Irak tarafının alması gereken önlemlere ilişkin olarak Irak hükümetine verilen nota ve bundan sonra takip edilecek diğer yaklaşımlar üzerinde durulmuştur" ifadesiyle yer buldu. Edinilen bilgiye göre; Nota ile uyarılan Irak yönetimi iki hafta boyunca izlenecek. Bu arada siyasi baskı sürdürülecek.
Hava sahası izni iptal edilecek
Irak yönetimi ve bölgesel Kürt hükümeti beklenen adımları atmadığı takdirde geçilecek ikinci aşamada, özel havayolu şirketlerinin Erbil'e yaptığı direkt uçuşlar için verilen hava sahası kullanım izinleri iptal edilecek. Bu süre içinde Habur sınır kapısının açık tutulmasının Türkiye'nin dostane tutumunun göstergesi olduğu, gerekirse kapatılacağı bildirilecek. Aynı dönemde BM Güvenlik Konseyi ve ABD yönetimine 'sınır ötesi operasyon kaçınılmaz' mesajı iletilecek ve operasyonun uluslararası tepki çekmemesi için diplomatik lobi yapılacak. Türkiye, PKK'ya karşı acil, aktif ve kararlı adımların atılmaması durumunda BM'nin kararlarındaki sıcak takip hakkının kullanılabileceğini daha önce dile getirmişti.
Hizbullah da konuşuldu
MGK bildirisinin tam metni şöyle: "Toplantıda ülkemizin güvenlik ve asayişini etkileyen iç ve dış gelişmelerin kapsamlı bir değerlendirilmesi yapılmış, bu bağlamda; A- Güvenlik güçlerinin icra etmekte olduğu operasyonların büyük kararlılıkla süreceği ve terör örgütünün terörle amaçlarına ulaşma şanslarının ve başarı umutlarının olmadığının çok iyi bilinmesi gerektiği ifade edilerek, yürütülen mücadelenin etkinlikle sürdürülmesi yönündeki kararlılık yinelenmiş; ayrıca, Hizbullah terör örgütünün faaliyetleri ve buna karşı alınan önlemler gözden geçirilmiş; B- Irak'taki gelişmeler ve bu konuda izleyebileceğimiz politikalar değerlendirilmiş ve Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunması ile sınırlarının güvence altına alınmasının, Irak'ın uluslararası hükmi şahsiyetini korumasının önemi vurgulanmış; Irak'ın kuzeyinden ülkemize yönelik terör tehdidine karşı Irak tarafının alması gereken önlemlere ilişkin olarak Irak hükümetine verilen nota ve bundan sonra takip edilecek siyasi, ekonomik ve diğer yaklaşımlar üzerinde durulmuştur."