@ismailsaymaz

İş cinayetinde vicdan itirafı: 'Siren' firma için çalıyor!

İş cinayetinde vicdan itirafı: 'Siren' firma için çalıyor!
İş cinayetinde vicdan itirafı: 'Siren' firma için çalıyor!
Tuzla'da geçenyıl yaşamını yitiren Tamer Şeyhun adlı işçinin ölümüne ilişkin davada  tanık Eyüp Atan, 'vicdanımın sesine uydum' diyerek itiraf etti: Tamer Seyhun'u sıkıştıran vincin sirenleri çalışmıyordu
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul Tuzla’daki tersane bölgesinde çalışan Tamer Şeyhun adlı işçinin geçen yıl vince sıkışıp dört buçuk metre yükseklikten düşerek ölmesine ilişkin davada, halen şirkette çalışan bir arkadaşı tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde, kaza günü vincin sirenlerinin çalışmadığını anlattı. Tanık işçi, işten çıkarılmayı göze alıp "vicdanının sesine uyarak" ifade verdiğini söyledi. Bu arada, davanın sanıkları arasında yer alan ve daha önce "Ölen işçiyi suçlamamız istendi" diye itirafta bulunan bir başka işçinin de bu anlatımları nedeniyle işten çıkarıldığı ifade edildi.

Soma madenlerine bir kurban daha

 

'VİCDANIMIN SESİNE UYDUM'

 

Tersanede vinç operatörü işaretçisi olarak çalışan Eyüp Atan, dün görülen duruşmada tanık sıfatıyla dinlendi. Halen şirkette görev yaptığını ifade eden Atan, "Vicdanımı rahatlatmak için geip ifade vermek istedim. Beni buraya getiren vicdanımdır. İşten çıkarılmayı göz önüne alarak geldim" dedi.

Atan, olay anını görmediğini, kazan sonra olay yerine geldiğini belirterek, "300 tonluk vincin boyadan dolayı sirenlerinin çalışmadığını, siren ve ikaz lambalarının da bantla kapatılmış olduğunu gördüm. Boya yapılmaya iki gün önce başlanmıştı. Vinç kazadan sonra çalışmaya devam etmedi. Olaydan sonra vinci topladılar. İkaz ve siren lambaları çalışmıyordu" dedi.

Bu arada, bir önceki duruşmada şirket aleyhinde beyanda bulunan sanıklardan Veysel Sarğut'un da işten çıkarıldığı öğrenildi.

 

Metroda yürüyen merdivendeki kaza

ÖLENİ SUÇLAMIŞLARDI

 

İstanbul Tuzla’da faaliyet gösteren Tuzla Gemi Endüstri Anonim Şirketi’ne ait tersanede, 23 Şubat 2014’te meydana gelen kazada 34 yaşındaki Tamer Şeyhun adlı işçi, havuzlanan geminin güvertesine lastik asarken, ayaklarının arasında bulunan gezer vincin aniden hareket etmesi sonucu vinçle kızak havuzu arasındaki korkuluklara sıkışmış, ardından da dört buçuk metre yükseklikten havuz güvertesine düşerek ağır yaralanmıştı.

İş cinayetlerinde 2013 bilançosu 1235 işçi öldü!


Şeyhun, kaldırıldığı hastanede 15 Mart 2014’te ölmüştü. Bilirkişi incelemesi sonucu, tersanede iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve iş organizasyonunun oluşturulamadığı, ikaz-uyarı cihazları ve gezer vincin bakımlarının yapılmadığı için Seyhun’un ölümüne sebebiyet verildiği anlaşıldı. Bu nedenle işveren vekili Mustafa Torbalı, lojistik sorumlusu Özgür Akın, iş güvenlik uzmanı Sait Öztürk, armadör Veysel Sarğut, koordinasyon sorumlusu Ahmet Ata, iş güvenliği ve sağlığı formeni Metin Yılmaz ve proje müdürü Güney Erhan hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesine göre “taksirle ölüme sebep olma” iddiasıyla iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Bir cinayetin anatomisi: Suçu maktule atmışlar

İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması geçen 23 Ocak’ta görüldü. Sanık Veysel Sartuğ kazadan bir gün sonra Tuzla Polis Merkezi’nde alınan ifadesini reddederek “İşverenin avukatının kurguladığı senaryoyla ifade verdim. Suçu Tamer’e atmak istediler. Vincin sirenleri çalışmıyordu. Operatör, Tamer görüş sahası içerisindeyken başka işle meşguldü. Operatör bakmış olsa ya da vincin sirenleri çalışsaydı kaza olmazdı. İşverenle hareket etmediğim için baskıya maruz kalmaktayım. Mahkeme tarafından bilinmesini istiyorum” dedi.

Üzerine 3 tonluk beton kazanı düştü


Ahmet Ata ise vinç operatörünün bulunduğu kabinin yerden 60 metre yüksekte olduğunu, göremediği noktalarda telsizle kumanda verilmesi gerektiğini belirterek, Sartuğ’u suçladı. Ata, “Telsiz, Veysel Sartuğ’daydı. Kazanın olduğu bölgenin operatör kabininden görülebileceğini zannetmiyorum. Vincin kumanda edecek telsizi, Veysel gönüllü olarak almıştı” dedi. Mustafa Torbalı ise sirenlerin bakımının yapıldığını ve çalıştığını savunarak, “Bu ekipmanlar bağımsız kuruluşlar tarafından kontrol edilmektedir. Kazadan iki gün önce kontrol görmüştür. Sirenler dahil vinçin tüm fonksiyonlarının eksiksiz çalıştığı sabittir. Kaza beşeri hata sonucu meydana gelmiştir” diyerek, ölen işçiyi suçladı. Metin Yılmaz da pazar günü olduğu için tersanedeki tüm çalışmaları kendisinin kontrol ettiğini anlatarak, “Yapılacak işi, iş sağlığı ve güvenliği açısından denetlemekle görevliyim. Kontrolleri yaptım. Aykırı bir şey görmedim. Niçin böyle olduğunu bilmiyorum” dedi.

Tersanelere 141'inci kurban


Ölen işçinin eşi Sitem Sinem Şeyhun, “Kusur yönünden bir şeyler olduğunun farkındayım. Tazminat hususunda anlaştık. Bu sebeple şikâyetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. Suç varsa cezalandırılmalarını talep ediyorum“ dedi. Baba Hasan Şeyhun da “Maddi manevi tazminat hususunda şirket ile anlaştık, şikâyetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. Kusur oranı değerlendirilerek gerekli cezanın verilmesinde takdir mahkemenindir. Suç varsa cezalandırılmalarını istiyorum” diye konuştu.